Turkish words: T
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- taraflı
- tarafslzllk.
- tarafsız
- tarafsız kimse veya memleket. neutralism tarafsızlık siyaseti. neu- tral'ity tarafsızlık. neutrally taraf tutmadan.
- tarafsız memlekete ait
- tarafsız olarak.
- tarafsız olmayan
- tarafsızca. candidness samimiyet
- tarafsızca. evenness düz oluş
- tarafsızlık
- tarafsızlık.
- tarafta
- taraftar
- taraftar olmak
- taraftar olmamak
- taraftar olmamak. deplorable müessif
- taraftar. devil' advocate tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse.
- taraftarlar
- taraftarlık
- taraftarı
- tarafına
- tarafına doğru
- tarafında
- tarafından
- tarafını tutan kimse
- tarafını tutmak
- tarafını tutup haklı ve suçsuz olduğunu iddia ve ispat etmek
- tarak
- tarak kemiği
- tarak veya vites dişi.
- tarakdiş
- taraklamak
- Taraklı
- taraklılar
- tarakotu
- tarama
- tarama aleti
- tarama aleti kullanmak. dredger tarak dubası
- tarama makinası. dredging tarama. dredging machine tarama aleti
- tarama.
- taramak
- taramalı
- taramalı elektron mikroskobu
- taranmak
- taranmamış
- taranmamış kabarık saç
- tarantula
- taratmak
- taravet
- taravet. freshwater tatlı suya ait
- taravetli
- tarayıcı
- taraça
- taraça.
- tardetmek
- tarh
- tarh etmek
- tarhana
- tarhetmek
- tarhun
- tarif
- tarif edildiği gibi olmak. be beyond description veya beggar description kelimelerle tarif edilemez olmak.
- tarif edilebilir
- tarif edilemez
- tarif edilen
- tarif edilmemiş
- tarif edilmiş
- tarif etme.
- tarif etmek
- tarif etmek. depiction çizme
- tarif ve beyan etmek
- tarif ve beyan.
- tarif veya tasvir etmek
- tarife
- tarife cetveli
- tarifeye geçirmek
- tarifsiz
- tarih
- tarih atma
- tarih atmak
- tarih bilgini.
- tarih düşmek
- tarih kararlaştırmak veya tahmin etmek
- tarih kitabı. family history aile tarihçesi. natural history tabiat bilgisi.
- tarih koymak
- tarih olmuş
- tarih tekerrürden ibarettir
- tarih verme, tarih atma
- tarih öncesi
- tarihe geçirmek. chronicler tarihe kaydeden kimse.
- tarihe geçmiş
- tarihe uygun. historical novel tarihi roman. historically tarihe göre
- tarihen
- tarihi
- tarihi an.
- tarihi dram
- tarihi eser
- tarihi geçmiş
- tarihi geçmiş. to date bugüne kadar. up to date günümüze uygun
- tarihi olarak.
- tarihi olaylar
- tarihi olayları tarih sırasıyla kaydeden eser .
- tarihi yapı. monumen'tal anıtsal
- tarihli olmak
- tarihsel
- tarihsel merkez
- tarihselcilik
- tarihten önceki.
- tarihyazımı
- tarihçe
- tarihçi
- tarihî
- tarihöncesi
- tarik
- tarikat
- tarikat.
- tarla
- tarla ardıç kuşu
- tarla faresi
- tarla kazı
- tarla kiraz kuşu
- tarla kuşu
- tarla tırmığı
- tarla çintesi
- tarla, mera
- tarlada dizilere ekilen tohum
- tarlakuşu
- tarlakuşu. crested lark tepeli toygar
- tarlalara ait
- tarlayı sürüp ekmek
- tarot
- Tarsus
- tart
- tartaklamak
- tartan
- tartar
- tartarik asit
- tartlşma
- tartma
- tartmak
- tartmak.
- tartmak. evalua'tion paha biçme
- tartı
- tartıda fazla gelen miktar
- tartılmak
- tartıya gelir.
- tartış
- tartışma
- tartışma kabul etmeyen
- tartışma kabul etmez surette.
- tartışma konusu yapmak.
- tartışmacı
- tartışmada olumlu tezi savunanları tutan taraf
- tartışmak
- tartışmak. discussant bir toplantı veya seminere katılan kimse
- tartışmak. without batting an eye şaşkınlığını belli etmeden
- tartışmaları keserek oylamaya geçmek.
- tartışmalı
- tartışmalı bir meseleyi hal için kendisine müracaat edilen kimse
- tartışmalı şekilde
- tartışmasız
- tartışılabilir. challenger meydan okuyan kimse.
- tartışılan
- tarz
- tarz. all manner of her seşit. by all manner of means muhakkak
- tarzda
- tarziye
- tarziye vermek
- tarziye.
- tarzında
- tarzında. out of order bozuk
- tarzında. out offashion modası geçmiş
- tarçın
- tarçın ağacı
- tarçın ağacı.
- tarçın renkli çamurcun
- Tarık
- tarım
- tarım bilimi
- tarım ve tarım ticareti.
- tarım, ziraat
- tarıma elverişli
- tarımcı
- tarımsal
- tas
- tasa
- tasalanmak
- tasalanmaksızın.
- tasalı
- tasar
- tasarladım
- tasarlama
- tasarlama. resolve on karara varmak. resolve one' doubts şüphelerini yok etmek. resolvable halledilebilir
- tasarlamak
- tasarlamak. cast anchor demir atmak. cast away çöpe atmak
- tasarlanmamış. involuntar'ily istemeyerek
- tasarruf
- tasarruf belgiti. title page baş sayfa
- tasarruf etmek
- tasarruf etmek üzere bir mülke girmek
- tasarruf sandığı. postal union milletlerarası posta birliği.
- tasarrufunda
- tasarrufunda. take possession zaptetmek
- tasarı
- tasarı geometri
- tasarı.
- tasarı. platform car açık yük vagonu.
- tasarım
- tasarım deseni
- tasarım halinde olan.
- tasarım örüntüsü
- tasarım şablonu
- tasarımcı
- tasarımlamak
- tasasız
- tasavvuf
- tasavvuf.
- tasavvufta marifet
- tasavvur
- tasavvur edilebilir
- tasavvur edip kurmak
- tasavvur etmek
- tasavvur etmek.
- tasavvur olunamaz
- tasavvur olunan düzen
- tasavvur ve tahayyül etmek
- tasavvura dayanan
- tasdik
- tasdik edilen
- tasdik edilmiş
- tasdik etmek
- tasdik etmek.
- tasdik etmek. Authorized Version Kitabı Mukaddes'in 1611'de yapılan ingilizce tercümesi.
- tasdik etmek. legitima'tion meşru kılma.
- tasdik imzası
- tasdik işaretini koymak: onaylamak
- tasdik ve imza olunmuş tahvil
- tasdik.
- tasdikli
- tasdikli suret
- tasdikname
- tasfiye
- tasfiye edilmemis
- tasfiye etmek
- tasfiye fırını
- tasfiye olunmamış
- tasfiyehane
- tasfiyehane.
- tashih
- tashih etmek