LexiTurk← Dictionary

Turkish words: T

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • tashih etmek. put two and two together imalı konuşmadan sonuç çıkarmak. put up yerine koymak
  • tashih etmek. set sail yelken açmak
  • tashih etmek. set up havaya dikmek
  • tashih yapmak.
  • tashihkâr.
  • taslak
  • taslak kabilinden
  • taslak yapmak
  • taslak. rough guess kaba tahmin. rough weather sert hava. in the rough kaba halde
  • taslam
  • taslamak
  • taslamak. affect ignorance cahillik taslamak
  • taslağını çizmek.
  • tasma
  • tasma kayışı
  • tasma takmak
  • Tasmanya
  • tasnif
  • tasnif etmek
  • tasnif etmek. classifiable sınıflandırılabilir. classifica'tion sınıflama
  • tasnif olunmak
  • tasrif
  • tasrif etmek declinable çekilebilir.
  • tasrih eden
  • tasrih etmek
  • tasrih.
  • tastamam
  • tastik
  • tasvip
  • tasvip etmek
  • tasvip etmek.
  • tasvip etmek. applause alkış.
  • tasvip etmemek. disapprovingly beğenmeyerek
  • tasvip etmeyerek
  • tasvip etmeyiş.
  • tasvip tasdik onay.
  • tasvip ve tasdik ederek.
  • tasvir
  • tasvir et mek
  • tasvir etmek
  • tasvir etmek. portrayal resmetme
  • tasviri. figuratively mecazi olarak.
  • tasvirini yapmak
  • tasım
  • tat
  • tat alma
  • tat alma duyusu
  • tat duyusu
  • tat veren şey
  • tat veya lezzet vermek. flavoring tat veren şey. flavorless tatsız
  • Tatar
  • tatar yayı
  • Tatarca
  • Tataristan
  • tatarlar
  • tatbik
  • tatbik edilebilir
  • tatbik edilebilir. enforcement uygulama
  • tatbik edilebilme.
  • tatbik etme
  • tatbik etmek
  • tatbik imkanı
  • tatbik kabiliyeti. feasibility study ön hazırlık çalışması. feasibly mümkün olacak surette.
  • tatbik mevkii
  • tatbik mevkiinde. make a practice of doing something bir şeyi adet edinmek. out of practice melekesi körlenmiş
  • tatbik mevkiine koymak
  • tatbik olunamaz
  • tatbik. law enforcement officer polis.
  • tatbikat
  • tatbikat öretmeni
  • tatbikatla izah etmek
  • tatbikatsız
  • tatbiki
  • tatbilir
  • tatil
  • tatil etme
  • tatil etmek
  • tatil etmek.
  • tatil evi
  • tatil köyü
  • tatil saati.
  • tatil vakti
  • tatlandırmak
  • tatlandırıcı
  • tatlı
  • tatlı bir slcaklığın karşısında uzanmak
  • tatlı bisküvi
  • tatlı dilli
  • tatlı dilli.
  • tatlı dilli. suave'ly tatlı dille. suav'ity tatlı dillilik.
  • tatlı kaşığı
  • tatlı meyil. He has a swelled head Kibirli bir kimsedir. swell ing. şiş
  • tatlı olmak. sweetener
  • tatlı patates
  • tatlı rüyalar
  • tatlı sesle. melodiousness ahenklilik.
  • tatlı sesli
  • tatlı su
  • tatlı su gelinciği
  • tatlı su levreği
  • tatlı su levreği. European perch kalinos
  • tatlı suda yaşayan
  • tatlı söz
  • tatlı sözlerle yumuşatmak veya hafifletmek
  • tatlı tatlı
  • tatlı şey
  • tatlı.
  • tatlı. amiably hoş surette
  • tatlı. deliciously nefis bir şekilde.
  • tatlılara renk ve lezzet vermede kullanılan yanmış şeker
  • tatlılaştırmak
  • tatlılık
  • tatlılıkla
  • tatlılıkla.
  • tatlılıkla. softness yumuşaklık. softy aşırı duygusal kimse
  • tatlım
  • tatlısu levreği
  • tatma
  • tatma a taste for hoşlanma
  • tatmak
  • tatmin
  • tatmin ederek.
  • tatmin edici bir şekilde.
  • tatmin edici. pleasurably hoşça
  • tatmin edici. satisfactorily memnun edici surette. satisfactoriness yeterlik
  • tatmin edilmez
  • tatmin etmek
  • tatmin etmek.
  • tatmin etmek. contented halinden memnun
  • tatmin etmek. gratifyingly hoşa gidecek surette
  • tatmin olunmuş.
  • tatminkar
  • tatminkâr
  • tatssız
  • tatsız
  • tatsız .unpleasantly nahoşça. unpleasantness nahoşluk
  • tatsız bir şey vermek
  • tatsız günler
  • tatsız konuşma. dry years verimsiz yıllar.dryly kuru bir şekilde
  • tatsız yemek
  • tatsız şekilde duysal
  • tatsız. cut glass billur
  • tatsız. mustiness küflülük.
  • tatsız. salt'ness tuzluluk.
  • tatsız. ungratefully nankörce. ungratefulness nankörlük.
  • tatsızlaşmak
  • tatsızlık
  • tatsızlık.
  • tattoolu
  • tatula
  • taun
  • taun. pesthouse bulaşıcı hastalıklara ve özellikle vebaya mahsus eskiden kullanılan hastane. pesticide böcek zehiri.
  • tav
  • tav vermek
  • tava
  • tava.
  • tavada kızartmak veya kızarmak
  • tavada pişirilen kıymalı patates
  • tavada pişirmek: leğende yıkamak
  • tavaf
  • tavaf etmek
  • tavan
  • tavan arası
  • tavan arasındaki oda veya odalar
  • tavan fiyatı.
  • tavan fiyatı. price cutting fiyat kırma. price fixing asgari veya azami fiyat koyma
  • tavan yüksekliği
  • tavanarası
  • tavandaki delikli borularla su püskürterek yangın söndüren otomatik düzen
  • tavassut
  • tavcı
  • taverna
  • taverna.
  • taviz
  • taviz vermek
  • tavla
  • tavla oyunu
  • tavla oyununda pul almak. throw one
  • tavla oyununda yenmek
  • tavlada açık pul
  • tavlada şeş. sixfold altı kat
  • tavlamak
  • tavlanmış
  • tavlr
  • tavlı
  • tavsif
  • tavsif etmek
  • tavsifi mümkün.
  • tavsiye
  • tavsiye eden kimse
  • tavsiye edilebilir
  • tavsiye etmek
  • tavsiye etmek.
  • tavsiye etmek. directive idare edici
  • tavsiye etmek. tipping bahşis verme usulu.
  • tavsiye mektubu
  • tavsiye öneri öğüt
  • tavsiye, öneri
  • tavsiyename
  • tavsiyeye lâyık olma.
  • tavsiyeye şayan
  • tavuk
  • tavuk balığı
  • tavuk darısı
  • tavuk eti
  • tavuk göğsü
  • tavuk kümesi
  • tavuk mantarı
  • tavuk sırtının iki tarafındaki istiridye şeklindeki lezzetli et parçası. oyster bed isti ridye yatağl
  • tavuk veya balık eti
  • tavuk veya diğer kümes hayvanlannın eti
  • tavuk çorbası
  • tavuk: dişi kuş
  • tavukgiller
  • tavukkarası
  • tavukotu
  • tavukpençesi
  • tavuksu
  • tavuksular
  • tavukçu
  • tavus
  • tavus kuşu
  • tavuğun gerisi. popedom papalık.
  • Tavuş
  • tavzih etmek
  • tavır
  • tavır ve hareket
  • tavır.
  • tavşan
  • tavşan anahtarı
  • tavşan anahtarı.
  • tavşan atlet
  • tavşan avlamak. rabbit hutch
  • tavşan diş
  • tavşan dudağı
  • tavşan elması
  • tavşan kirazı
  • tavşan kuyruğu
  • tavşan memesi
  • tavşan uykusu
  • tavşan yavrusu
  • tavşana kaç, tazıya tut demek
  • tavşancık.
  • tavşancıl
  • tavşancıl otu
  • tavşankulağı
  • tavşanlarla dolu.
  • tavşanmemesi
  • tavşanımsılar
  • tavşanın çok olduğu yer
← PreviousPage 6 of 20Next →