LexiTurk← Dictionary

Turkish words: T

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • tahmin edilemez
  • tahmin etmek
  • tahmin etmek.
  • tahmin olunamaz
  • tahmin, öngörü
  • tahmin.
  • tahminci
  • tahminde bulunmak
  • tahminen
  • tahmini
  • tahnit
  • tahnit etmek
  • tahnitlemek
  • tahnitçi
  • tahra
  • Tahran
  • Tahran Eyaleti
  • tahribat
  • tahrif
  • tahrif etmek
  • tahrif etmek.
  • tahrif etmek. resort to violence şiddete başvurmak
  • tahrif.
  • tahrik
  • tahrik ederek
  • tahrik edici
  • tahrik edici kimse veya şey. provocatively tahrik edici şekilde
  • tahrik edici surette.
  • tahrik etmek
  • tahrik etmek şevketmek
  • tahrik sonucu yapmak. on the slightest provocation en hafif etkenle.
  • tahrik vasıtası
  • tahrik ve teşvik edici
  • tahrik.
  • tahrik. stimulative uyandırıcı
  • tahrikçi. firebreak
  • tahrip
  • tahrip etmek
  • tahrip etmek.
  • tahrip etmek. demoli'tion yıkma
  • tahrip olunamaz. indestructibly yıkılamayacak şekilde. indestructibility yıkıl- mazlık.
  • tahripkar
  • tahripkar bir hal almak.
  • tahripkâr
  • tahrir
  • tahrirî
  • tahriş
  • tahriş ederek.
  • tahriş edici . irritatingly sinirlendirerek
  • tahriş etmek
  • tahsil
  • tahsil etmek
  • tahsil etmek. cash in kumarda fişleri kasaya verip parasını almak
  • tahsil etmek. study up on için ders çalışmak.
  • tahsil görmemiş.
  • tahsil görmüş
  • tahsil olunabilir.
  • tahsil ve terbiyeye ait.
  • tahsildar
  • tahsili caiz.
  • tahsilli
  • tahsilli.
  • tahsilsiz
  • tahsis
  • tahsis edilmek
  • tahsis edilmiş. dedica'tion adama
  • tahsis etme
  • tahsis etmek
  • tahsis etmek. allotment hisse
  • tahsis etmek. set a price on someone' head aranılan bir kimsenin kellesine fiyat biçmek. set aside bir tarafa koymak
  • tahsis etmek. take apart sökmek
  • tahsis olunma
  • tahsis ve takdis olunmuş yer
  • tahsis veya takdis etme
  • tahsisat
  • tahsisat veya maaştan indirim
  • tahsisat.
  • tahsisi mümkün
  • taht
  • tahta
  • tahta at. wooden Indian tahtadan oyulmuş kızılderili heykeli
  • tahta ayakkabı
  • tahta balığı
  • tahta döşemek
  • tahta güvercini
  • tahta ile kaplamak
  • tahta kalıptan basılan resim
  • tahta kaplama
  • tahta kaplamak
  • tahta kiremit
  • tahta kurdu
  • tahta nefesli çalgı
  • tahta parmaklık. boarding house pansiyon. boarding school yatılı okul
  • tahta parçası
  • tahta parçasına bağlı bir çeşit olta.
  • tahta perde
  • tahta pul
  • tahta silgisi
  • tahta tezgah
  • tahta top
  • tahta topla oynanan bir oyun
  • tahta tıkaç
  • tahta veya demir parçası ile takviye etmek
  • tahta veya demir takviye parçası
  • tahta veya lastik başı olan çekiç
  • tahta vâris olmak.
  • tahta çivi
  • tahta çıkma
  • tahta çıkmak
  • tahta çıkmak accede to one' wishes birinin isteklerine razı olmak.
  • tahtada hafif çatlak deseni. in check kontrol altında.
  • tahtadan yapılmış
  • tahtakurusu
  • tahtalar.
  • tahtalara geçme kenar yapmak
  • tahtalı
  • tahtalı güvercin
  • tahtalıköy
  • tahtaya renk vermek
  • tahtaya vur
  • tahtelbahir
  • tahterevalli
  • tahtta oturan kimse
  • tahttan indirme
  • tahttan indirmek
  • tahtırevan
  • tahvil
  • tahvil etmek
  • tahvil. bill of fare yemek listesi
  • tahvil. commercial exchange ticaret borsası foreign exchange döviz. produce exchange zahire borsası. stock exchange borsa
  • tahvilat
  • tahvilat. bonded goods gümrükte muhafaza altına alınmış eşya. bonded warehouse gümrük antreposu.
  • tahvili mümkün. convertible bonds tahviii kabil bonolar. convertible money madeni paraya çevrilebilen kâğıt para.
  • tahıl
  • tahıl ambarı
  • tahıl tanesi
  • tahıl veya tahıl bitkilerine ait.
  • tahılların kuru sapı
  • tahılı üst katlara nakleden makine
  • tails you lose Ne olursa olsun ben kazanacağım
  • taipan
  • Taipei
  • tak
  • tak tak
  • takad- düm. take precedence takaddüm etmek
  • takaddüm
  • takaddüm etmek
  • Takalot
  • takas
  • takas etmek
  • takas odalannda çek vb'ni değiştirmek
  • takas yapmak
  • takat
  • takati kesilmek
  • takati kesilmiş.
  • takatini kesmek
  • takatsiz
  • takatsiz. feeble joke soğuk şaka. feeble minded geri zekâlı
  • takatsizlik
  • takbih
  • takbih etmek
  • takdim
  • takdim etmek
  • takdim etmek. send off yollamak
  • takdim olunabilir
  • takdimci
  • takdir
  • takdir Allahtan Takdir tedbiri bozar.
  • takdir edebilme hakkı
  • takdir edilebilir.
  • takdir edilen kıymet
  • takdir etmek
  • takdir etmek admira'tion hayranlık
  • takdir etmek. recogniz'able tanınabilir.
  • takdir etmemek. make disparaging remarks küçük düşürücü sözler söylemek
  • takdir ettiğini gösteren
  • takdirde. tier upon tier tabaka tabaka
  • takdire değer
  • takdire lâyık
  • takdire şayan
  • takdiriilahi
  • takdirini kazanmak veya anlaşmak için arayıp bulmak. gun metal top madeni
  • takdirkar.
  • takdirname
  • takdis
  • takdis etmek
  • take heed dikkat etmek
  • takibat
  • takibenden
  • takip
  • takip eden
  • takip edilen
  • takip edilen yol veya yön
  • takip etmede kullanılan herhangi bir şey. as follows böylece
  • takip etmek
  • takip etmek.
  • takip topu
  • takipsizlik
  • takipçi
  • takke
  • takla
  • takla atmak
  • takla atmak. loop up ilmeklemek.
  • taklak
  • taklakçı güvercin
  • Taklamakan
  • taklidini yapmak
  • taklit
  • taklit .faker sahtekâr
  • taklit eden
  • taklit edilemez
  • taklit etme
  • taklit etmek
  • taklit etmek.
  • taklit etmek. emula'tion rekabet
  • taklit etmek. feign madness deli taklidi yapmak. feignedly
  • taklit etmek. hit-or-miss rasgele
  • taklit etmek. sham sleep yalandan uyumak
  • taklit ve benzeme kabilinden
  • taklit veya sahte olmayan
  • taklit şey
  • taklit. dummy barge yükleme ve boşaltmada kullanılan dört köşe duba
  • taklit. mock orange ful
  • taklitçi
  • taklitçi atmaca
  • taklitçi komedyen
  • taklitçi.
  • takma
  • takma ad
  • takma diş
  • takma dişler. A surprise is in store for you Sizi bir sürpriz bekliyor. in store elde
  • takma isim
  • takma saç
  • takmak
  • takmama
  • takmamak
  • tako
  • takoz
  • takoz olarak kullanılan odun veya kalas
  • takozla durdurmak. Scotch tape selofan
  • takriben
  • takriben 40 litre.
  • takriben.
  • takribi
  • takrir
  • taksalı. postage due stamp taksa pulu. postage meter posta metresi. postage stamp posta pulu.
  • taksi
  • taksi durağı
  • taksi ile gitmek
  • taksi sürücüsü
← PreviousPage 2 of 20Next →