LexiTurk← Dictionary

Turkish words: H

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • horozmantarı
  • horse bean bakla .green bean taze fasulye. haricot bean kuru fasulye. Iocust bean deve kemigi .Tonka bean çin baklası
  • hortan
  • hortkuluk
  • hortlak
  • hortlakların gezindiği. haunting zor unutulan
  • hortum
  • hortum süzgeci. rose acacia gülibrişim
  • hortum.
  • hortumculuk
  • hortumla fışkırtmak
  • hortumla sulamak veya ıslatmak. hose company itfaiye teşkilatı.
  • hortumlular
  • horultu
  • hostel
  • hostes
  • hostes.
  • Hotanto
  • hotoz
  • hotozlu
  • Hottentot çamurcunu
  • house sparrow serçe
  • Houston
  • Houston, bir sorunumuz var
  • hovarda
  • Hovercraft tazyikli hava üzerinde karada ve denizde gidebilen pervaneli bir taşıt.
  • hoverkraft
  • hoyrat
  • hoyratlık
  • hoyratça ve gürültülü oyun
  • hoş
  • hoş ama. well and good kabul
  • hoş bir hale getirmek
  • hoş geldin
  • hoş geldiniz
  • hoş görme
  • hoş görmek
  • hoş görmeme. intolerantly müsamaha göstermeden.
  • hoş görü sahibi
  • hoş görülebilir. permissibly hoş görülebilecek şekilde
  • hoş görülü. indulgently müsamaha ile
  • hoş görünen
  • hoş karşılama
  • hoş karşılamak
  • hoş karşılanan
  • hoş karşılanmayan
  • hoş kokulu
  • hoş mizaç. ill humor ters huy
  • hoş sesli
  • hoş sesli. melodiously ahenkle
  • hoş sohbet
  • hoş sohbet. sociability
  • hoş sohbetlik
  • hoş söz
  • hoş tabiatlı
  • hoş tavırlı
  • hoş.
  • hoş. entertainingly eğlenceli bir surette.
  • hoş. winning stroke başarı kazandıran vuruş. winningly cezbederek
  • hoşa gidecek surette.
  • hoşa giden
  • hoşa giden zevkveren
  • hoşa gitme.
  • hoşa gitme. desirably arzu edilir şekilde
  • hoşa gitmek
  • hoşa gitmeyen
  • hoşaf
  • hoşbeş
  • hoşbeş etmek
  • hoşgorü
  • hoşgörü
  • hoşgörü sahibi olmayan
  • hoşgörücü
  • hoşgörülü
  • hoşgörüsüz
  • hoşlandığım şey.
  • hoşlanma
  • hoşlanma. cleft palate doğuştan yarık damak. hard palate damak
  • hoşlanmak
  • hoşlanmak. take to heart etkilenmek. take to one' heels tabanları kaldırmak
  • hoşlanmamak
  • hoşlanmayış. take a dislike to soğumak.
  • hoşluk
  • hoşluk. agreeablly hoş bir şekilde
  • hoşnut
  • hoşnut edici
  • hoşnut etme
  • hoşnut etmek
  • hoşnutluk
  • hoşnutsuz
  • hoşnutsuz. discontentedly hoşnutsuz olarak
  • hoşnutsuzluk
  • hoşsohbet
  • hoşsohbet kimse. good fellowship sohbet
  • hoşuna gitmek
  • hoşuna gitmek. take leave ayrılmak
  • hoşuna gitmeyen. close grained sık damarlı. coarse grained iri taneli
  • hoşça kal
  • hoşça vakit geçirmek. enjoyable hoş
  • hoşçakal demek
  • Hristiyan
  • Hristiyanlık
  • hszla çevirmek
  • HTML
  • hu'midness rutubet
  • hubara
  • hububat
  • hububat kabuğu
  • Huda
  • hududu geçmek
  • hudut
  • hudut bölgesi
  • hudut hattı
  • hudut işareti
  • hudut sınırlama
  • hudut tayin etmek
  • hudutlamak
  • hudutlannı çizmek
  • hudutlarını göstermek. be at stake tehlikede bulunmak
  • hudutlu
  • hudutsuz
  • hudutsuz.
  • hudutsuzluk
  • Huelva ili
  • hukuk
  • hukuk felsefesi
  • hukuk sistemi
  • hukuken.
  • hukuki
  • hukuki ihtilâf
  • hukuki karar
  • hukuki yetkili daire hakkında anlaşmazlık
  • hukuki şekilcilik
  • hukuksal
  • hukukun üstünlüğü
  • hukukçu
  • huküm sürmek: binip gitmek
  • hulahop
  • hulahup
  • hulasa
  • hulasa etmek
  • hulasa.
  • Hulefa-i Raşidin
  • hulking iri ve yakışıksız
  • hulus
  • hulya
  • hulâsa
  • hulâsa etmek.
  • hulâsa çıkarmak
  • hulâsa.
  • hulâsa. shortly yakında
  • hulâsa. summary proceeding acele muhakeme usulü. summarily resmi muameleyi beklemeden
  • hulüs
  • humane studies beşeri ilimler
  • Humeyni
  • humma
  • hummalı
  • humus
  • humus.
  • Hun
  • Hun kavmi
  • hunerli iş
  • Hungary.
  • hunhar
  • hunhar. bloodthirstily kana susamışcasına. bloodthirstiness kana susama.
  • huni
  • hunlar
  • hunnak
  • hunting horn av borusu. take the bull by the horns cesaretle bir işe girişmek.
  • hurafe
  • hurda
  • hurda gemi
  • hurda konteyneri
  • hurdacı
  • hurdacı. junk shop eski eşya dükkanı
  • hurdalık
  • huri
  • hurma
  • hurma akbabası
  • hurma ağacı
  • hurma ağacının yaprağı veya dalı
  • hurma lorisi
  • hurma suyundan yapılan bir çeşit koyu renk şeker.
  • hurma. date palm hurma ağacı
  • hurra
  • hurrah !
  • hurufat
  • hurç
  • Hurûfilik
  • Husi
  • husule gelmek
  • husule getirilmiş şey. achievement test başarı testi.
  • husule getirme
  • husule getirmek
  • husumet
  • husumet beslemek.
  • husumet kötü niyet besleme.
  • husumeti tahrik etmek
  • husus
  • hususi
  • hususi bir işe ayrılan asker takımı
  • hususi bir işe tahsis etmek. in detail tafsilatıyla
  • hususi bir varisler sınıfına munhasır olmayan mülk
  • hususi hocalık etmek
  • hususi olarak
  • hususi surette
  • hususi vapur kamarası
  • hususi öğretmen
  • hususiyet
  • hususiyeti olan
  • hususunda
  • hususunda at all hiç
  • hususunda.
  • hususunda. out of regard to hatırı için
  • husye
  • hutbe
  • huy
  • huy suz
  • huy. kidney bean fasulye kidney machine böbrek makinası.
  • huyları kökleşmiş
  • huylu
  • huylu huyundan vazgeçmez
  • huysuz
  • huysuz adam. curmudgeonly tamahkâr.
  • huysuz kadın
  • huysuz kimse
  • huysuz. illin formed bilgisi kıt olan
  • huysuz. quarrelsomely kavga etmeye meyilli olarak
  • huysuzca
  • huysuzlanmak
  • huysuzlaşmak
  • huysuzluk
  • huysuzluk nöbeti
  • huysuzluk.
  • huzur
  • huzur bozucu bir şey
  • huzur içinde
  • huzur içinde yatsın
  • huzur placidly süku- ünetle
  • huzur verici
  • huzura kabul edilmek.
  • huzura kabul. audience chamber kabul salonu. give an audience to huzura kabul etmek. have an audience with huzura kabul olunmak
  • huzura çıkarmak
  • huzura çıkma
  • huzurlu
  • huzursuz
  • huzursuz bağırsak sendromu
  • huzursuzluk
  • huzursuzluk sit in the anxious seat ABD
  • huzurunda
← PreviousPage 13 of 15Next →