LexiTurk← Dictionary

Turkish words: H

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • hissettirmeden geçmek
  • hissettirmeden gitmek
  • hissettirmeden çıkıp gitmek
  • hissettirmek
  • hissi
  • hissini vermek
  • hissiselim
  • hissiyat
  • hissiz
  • hissiz.
  • hissizce. callousness hissizlik
  • hissizleştirmek
  • hissizlik
  • hissolunamaz
  • histeri
  • histoloji
  • histon
  • historiyografi
  • histriyonik kişilik bozukluğu
  • hitabe
  • hitabet
  • hitabetme kabiliyeti olan
  • hitam
  • hitap
  • hitap eden
  • hitap etmek
  • hitap. speaking acquaintance uzaktan aşinalık
  • hither and yon şuraya buraya
  • Hitit
  • Hititoloji
  • Hititçe
  • Hitler
  • Hitler taraftarı
  • Hive
  • hiyerarşi
  • hiyerarşik
  • hiyeroglif
  • hiyeroglif.
  • hiza
  • hizalamak
  • hizalanmak
  • hizaya gelmek
  • hizaya getirmek
  • hizaya girmek
  • hizaya sokmak
  • hizb
  • Hizbullah
  • hizip
  • hiziplere ayırmak
  • hizipleşme
  • hizmet
  • hizmet bileti
  • hizmet eri
  • hizmet etmek
  • hizmet etmek.
  • hizmet sektörü
  • hizmet süresi.
  • hizmet yönelimli mimari
  • hizmete alma
  • hizmete hazır
  • hizmete hazır olarak
  • hizmetinde.
  • hizmetinden ayrılmak
  • hizmetini görmek
  • hizmetkar
  • hizmetkarı olmak
  • hizmetkâr
  • hizmetli
  • hizmetten affetmek exoneration beraat
  • hizmetçi
  • hizmetçi kız
  • hizmetçi kız. maid of all work her işi gören hizmetçi kadın maid of honor kraliçe veya prenses nedimesi
  • hizmetçi.
  • hizmetçi. domestic animals evcil hayvanlar. domestic industries yerli sanayi. domestic science ev bakımı
  • hizmetçilik yapmak
  • hiç
  • hiç bir
  • hiç bir suretle
  • hiç bir suretle.
  • hiç bir surette her halde
  • hiç bir surette. There is no love lost between them. Birbirlerini hiç sevmezler. Birbirlerinden nefret ederler.
  • hiç bir yerde.
  • hiç bir yere.
  • hiç bir zaman
  • hiç bir zaman.
  • hiç bir özelliği olmadan. Iieutenant general korgeneral. major general tümgeneral. generally genellikle
  • hiç bir şey
  • hiç bir şey düşünmeden. recklessness pervasızlık
  • hiç biri
  • hiç bitmeyen
  • hiç bitmez
  • hiç de
  • hiç de değil. for nothing bedava
  • hiç durmadan
  • hiç durmayan
  • hiç durmaz. get a move on başlamak
  • hiç işim olmaz
  • hiç kimse
  • hiç meteliği yok. see red son derece öfkelenmek
  • hiç olmazsa
  • hiç olmazsa.
  • hiç olmazsa. leastways
  • hiç param yok
  • hiç rahat durmaz: uyuyamaz
  • hiç sanmıyorum
  • hiç sevmemek
  • hiç yoktan iyidir
  • hiç şüphesiz
  • hiç.
  • hiç. a minus quantity sıfırdan aşağı miktar
  • hiç. by means of vasıtasıyle. by no means elbette hayır
  • hiç. soft snap basit iş
  • hiçbir
  • hiçbir suçu yokken. to a fault aşırılıkla
  • hiçbir yerde
  • hiçbir zaman
  • hiçbir şekilde
  • hiçbir şey
  • hiçbir şey almak istemiyorum
  • hiçbiri
  • hiçe sayarak
  • hiçlik
  • hiççilik
  • hiIâfet.
  • hl
  • Hmong
  • hobi
  • hobi bahçesi
  • hobit
  • hoca
  • hoca. teacher bird çömlekçi kuşu
  • hocalık etmek.
  • hodan
  • hodangiller
  • hodbin
  • hodbinlik
  • hodbinlik hodkâmlık
  • Hodgson dağ çütresi
  • hodkamlık.
  • hodkâm
  • hodkâm. egoistically bencillikle
  • Hokand
  • hokey
  • hokey kulubü. bandylegged çarpık bacaklı.
  • hokey oyunu
  • hokey sopası
  • hokey sopası.
  • hokka
  • hokkabaz
  • hokkabazların kaybetme oyunu
  • hokkabazlık
  • hokkabazlık yapmak
  • hokkabazlık.
  • Hokkaido
  • Hokkaidō
  • hokus pokus
  • hol
  • hol.
  • holigan
  • holizm
  • Hollanda
  • Hollanda Antilleri
  • Hollanda dili
  • Hollanda Krallığı
  • Hollanda ve Almanya'ya mahsus alkollü sert içki.
  • Hollandaca
  • Hollandalı
  • Hollywood.
  • holm oak pırnal
  • holmiyum
  • holokost
  • holosen
  • homeopatik
  • homeostaz
  • Homeros
  • homing pigeon posta güvercini. clay pigeon kurşun hedefi olarak makina ile fırlatılan tabak.
  • homo
  • homofobi
  • homofobik
  • homojen
  • homomilliyetçilik
  • homonim
  • homoseksüel
  • homoseksüelim
  • homoseksüellik
  • homotetik
  • homurdanan kimse
  • homurdanma
  • homurdanmak
  • homurdanmak.
  • homurtu
  • Honduras
  • Honduras Cumhuriyeti
  • Honduras'ın başkenti .
  • Honduraslı
  • Hong Kong
  • honlanmış
  • honorary.
  • Honşu
  • hooka nargile.
  • hop
  • hoparlör
  • hoparlör ile çağırmak.
  • hopes bir kimsenin ümitlerini klrmak
  • hoplama
  • hoplamak
  • hoplatmak
  • hoppa
  • hoppa delikanlı
  • hoppa. perk up şen görünmek
  • hoppaca
  • hoppala
  • hoppalık
  • hor gören
  • hor görme
  • hor görme. patronize himaye etmek
  • hor görmek
  • hor görmek.
  • hor görülmek
  • hora
  • horasan. brickkiln tuğla fırını. bricklayer duvarcı
  • horda
  • hordan
  • horlama
  • horlama.
  • horlamak
  • horlamak. wipe out
  • hormon
  • hormon.
  • hormonal sistem
  • horoloji
  • horoskop
  • horoz
  • horoz dovüşlerinin yapıldığı yer
  • horoz dövüştürülen yer
  • horoz dövüşü
  • horoz gibi ötmek
  • horoz ibiği
  • horoz mahmuzu
  • horoz mantarı
  • horoz sıklet
  • horoz ötmesi
  • horoz ötmesi. crow'-foot karga ayağına benzer şey
  • horoz ötüşü
  • horoz.
  • horozbina
  • horozcuk
  • horozgözü
  • horozibiği
  • horozlanmak
← PreviousPage 12 of 15Next →