Turkish words: H
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- hilal
- hilal. New Testament İncili Şerif
- hile
- hile bilmez
- hile ikazı
- hile ile
- hile ile elde etmek
- hile ile işin içinden sıyrılmak
- hile ile kabul ettirmek
- hile ile kapmak
- hile ile para kazanmak
- hile ile sıvışmak
- hile ile veya üsteleyerek istediğini elde etmek. get out ayrılmak
- hile ile.
- hile karıştırmak
- hile karıştırmak. manipula'tion el ile işletme
- hile karıştırmaki
- hile kokusu almak
- hile manip'ulative
- hile sezmek. ratter sıçan tutan kedi veya köpek
- hile türünden
- hile yapmak
- hile yapmak için zarı doldurmak
- hile yapmak. trick out veya up süslemek. bag of tricks bir sürü yalan ve düzen
- hile.
- hile. juggle the books aldatmak için hesap defterlerini karıştırıp hazırlamak.
- hile; dalavere
- hile; kurnazlık
- hileci
- hilekar
- hilekar kimse
- hilekar kişi
- hilekar. skittishly ürkekçe . skittishness ürkeklik.
- hilekarlık etmek
- hilekarlık.
- hilekâr
- hilekâr adam
- hilekâr kimse
- hilekâr kimse.
- hilekâr kimse. jugglery hokkabazlık
- hilekâr. insidiously sinsice. insidiousness sinsilik.
- hilekârlık etmek
- hilekârlık.
- hileli
- hileli görünüş
- hileli oyun
- hileli. unfairly adalete aykırı olarak
- hilesiz
- hilesizce.
- hilkat
- hilkat garibesi
- hilozoizm
- hilâl
- hilâl şeklinde
- hilâl şeklinde alâmet veya şey
- hilâl şeklinde her hangi bir şey.
- Himalaya akbabası
- Himalaya Dağları
- Himalaya dağları.
- himar
- himaye
- himaye altına almak. tow'age yedekte çekme
- himaye eden kimse.
- himaye eden.
- himaye edici
- himaye edilmiş
- himaye etme.
- himaye etmek
- himaye etmek.
- himaye etmek. encouragement cesaret verme
- himaye etmek. sponsorship kefalet
- himaye için refakat eden kimse
- himaye temayülü.
- himaye veya nezaket gayesiyle refakat etmek.
- himaye. in keeping with uygun olarak.
- himayecilik
- himayesinde
- himayesini dilemek .
- Himaçhal Pradeş
- himen
- himmet
- hindi
- hindi bayramı.
- hindi eti
- hindi gibi hayvanlar
- hindi sesi çıkarmak
- hindi veya ördek eti
- Hindi çini ve Doğu Hint Adaları. east wind
- hindiba
- Hindistan
- Hindistan cevizi
- Hindistan cevizi suyu
- Hindistan cevizi yağı
- Hindistan Cumhuriyeti
- Hindistan mezheplerinden birinin üyesi
- Hindistan ve yöresine özgü yırtıcı timsah
- Hindistan'a ait
- Hindistan'a ait.
- Hindistan'a mahsus bir çeşit nohut
- Hindistan'da evliya derecesinde adam.
- Hindistan'da mabut olarak kabul edilen din ögretmeni. Buddhism Budizm
- Hindistan'da mühür
- Hindistan'da para birimi olan rupinin on altıda biri.
- Hindistan. India ink çini mürekkebi. India paper pek ince Çin kağıdı. India rubber kauçuk
- hindistancevizi agacı ve meyvası
- hindistancevizi liflerinden yapılmış.
- Hindistanlı
- Hindiçin
- hindmost en arkadaki
- Hindu
- Hindu dili.
- Hindu dininin en eski kutsal kitapları. Veda Ve'dic bu kitaplara ait.
- Hindu mitolojisinde bir tanrının insan veya hayvan şeklinde yeryüzüne inmesi.
- Hinduist
- Hinduizm
- Hinduizm büyü
- Hindustan
- Hindustan.
- Hint
- Hint armudu
- Hint bademi
- Hint baklası
- Hint cevizi
- Hint darısı
- Hint domuzu
- Hint fakiri.
- Hint fulü
- Hint fıstığı
- Hint gökkuzgunu
- Hint hurması
- Hint hıyarı
- Hint inciri
- Hint kamışı
- Hint kara aynağı
- Hint kargası
- Hint kestanesi
- Hint kirazı
- Hint leylağı
- Hint Okyanusu
- Hint tavuskuşu
- Hint yasemini
- Hint yağı
- Hint yağı ağacı
- Hint yerelması
- Hint zamkı
- Hint şebeği
- Hint- Avrupa dillerinden birini konuşan kimse
- Hint-Aryan
- Hint-Avrupa
- Hint-Avrupa dil ailesine ait
- hinterlant
- hintkamışı
- Hintli
- Hintli ve Pakistanlı kadınların giydikleri kıyafet
- Hintlilerin üç büyük ilâhlarından ikincisi.
- hintpamuu
- Hintçe
- hip
- hiper bağ
- hiper metin
- Hiper Metin İşaretleme Dili
- hiperbol
- hipermetin
- hipermetrop
- hiperplazi
- hipertansiyon
- hipertermi
- hipi.
- hipnoz
- hipo-betalipoproteinemi
- hipoaldosteronizm
- hipoalerjenik
- hipoaljezi
- hipoaminoasidemi
- hipoanaliz
- hipobilirübinemi
- hipodrom
- hipodrom. turf'iness kesekle kaplı toprak
- hipofiz
- hipofobi
- hipofosfatazi
- hipofosfatemi
- hipofosfatüri
- hipogamaglobulinemi
- hipoglisemi
- hipoglobülinemi
- hipoinsülinizm
- hipokalemi
- hipokalemik
- hipokampus
- hipokondriyak
- Hipokrat
- Hipokrat yemini
- hipoksi
- hipopotam
- hipotalamus
- hipotansiyon
- hipotenüs
- hipotermi
- hipotermiya
- hipotez
- hippi
- Hiragana
- Hirodes
- Hiroşima
- his
- His Honor yargıç veya belediye başkanına hitap şekli.
- his inceliği
- His Majesty
- his veya yaratılış uygunluğu
- his.
- hisa etmek
- hisar
- hisar.
- hislenmek
- hisleri belirtmek için cümlede belirli kelime veya hecelerin vurgulandırılması.
- hisleri uyandırma kuvveti
- hislerin etkisiyle yapılan
- hislerin ilk coşkunluğuyla. flushed with victory zaferin verdiği şevk ve heyecanla dolu.
- hislerine hâkim
- hislerine mağlup olmayan .
- hislerle.
- hisli
- Hispanyola çaprazgagası
- hisse
- hisse almak: sahibi için geri almak
- hisse senedi
- hisse senetleri fiyatlarının inip çıkması. stock taking malın mevcudunu sayma
- hisse senetleri ve kıymetli kağıtların itibari değerleri
- hisse senetleri veya paranın mübadele farkı
- hissedar
- hissedar etmek
- hissedar olmak
- hissedar.
- hissedarlar. proprietary medicine tescilli ilâç.
- hisseden
- hissederek
- hissederek.
- hissedilecek derecede.
- hissedilir
- hissedilir şekilde.
- hissedilir. tangible assets maddi kıymetler. tangiblos mal
- hissediş
- hisselere ayırmak
- hissesi olmak
- hissetme
- hissetmek
- hissetmek. experienced görgülü
- hissetmez
- hissettirmeden