LexiTurk← Dictionary

Turkish words: D

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • dolmen
  • dolmuş
  • dolu
  • dolu gibi yağan şey
  • dolu halinde yağmak veya yağdırmak
  • dolu kilenin üstünü silip düzeltecek alet
  • dolu olmak
  • dolu tanesi
  • dolu yağmak
  • dolu zahire ölçüsünü bir tahta parçasıyla silip düzeltmek
  • doluluk
  • dolumluk
  • dolunay
  • dolunay veya hilâl şeklindeki şey
  • dolup kabarmak
  • doluşmak
  • domalan
  • domat
  • domates
  • domates fidanı
  • domates salatası
  • domates salçası
  • domates suyu
  • domates ve turşu olan büyük sandviç.
  • dombay
  • dombıra
  • dominant
  • domine etmek
  • Dominik Cumhuriyeti
  • Dominika
  • Dominikan tari katı ile ilgili
  • Dominikli
  • domino
  • domino etkisi
  • dominyon
  • dominyon.
  • domuz
  • domuz ahırı
  • domuz ahırına kapamak.
  • domuz arabası
  • domuz arabası ile taşımak
  • domuz ayrığı
  • domuz ağılı
  • domuz ağılına benzer pis ev .
  • domuz ağırşağı.
  • domuz baklası
  • domuz budu
  • domuz derisi
  • domuz dikeni
  • domuz elması
  • domuz eti
  • domuz eti yemem
  • domuz eti yemiyorum
  • domuz gibi adam
  • domuz gibi hırıldamak
  • domuz gibi ses çıkarmak
  • domuz gribi
  • domuz kılı
  • domuz otu
  • domuz pastarması
  • domuz pastırması
  • domuz pastırması. bring home the bacon istediğini elde etmek
  • domuz sesi
  • domuz sırtı gibi kavisli yapmak
  • domuz tırnağı
  • domuz uyuzu. German measles kızamıkçık.
  • domuz yavrusu
  • domuz yağı
  • domuz çobanı
  • domuz üzümü
  • domuzbalığı
  • domuzgiller
  • domuzlan
  • domuzlan böceği
  • domuzlara yedirilecek mutfak artıkları
  • domuzluk
  • don
  • Don Kişot
  • don ve ayaz gibi soğuk
  • don yemiş
  • don't cry. Haydi
  • don.
  • donakalmak
  • donakalmak .durrbly konuşmadan
  • donakalmak.
  • donakalmış.
  • donanma
  • donanma fişekleri
  • donanım
  • donanım tanımlama dili
  • donanım yazılımı
  • donarak ölmek.
  • donatma
  • donatmak
  • donatmak attirement giyim kuşam
  • donatmak. ornamenta'tion süs
  • donatmak: giydirmek
  • donatı
  • donatım
  • donatım teçhizat
  • donduran şey
  • dondurma
  • dondurma arabası
  • dondurma makinası
  • dondurmacı
  • dondurmak
  • dondurmalı gazoz
  • dondurmalı ve sodalı bir içecek. soda ash karbonat
  • dondurmaz
  • dondurucu
  • dondurucu dolap.
  • dondurulmuş
  • dondurulup konserve edilmiş. frozen assets donmuş mevduat. frozen credits donmuş krediler. frozen prices donmuş fiyatlar.
  • done
  • Donetsk
  • dongu
  • donkişotluk
  • donkişotluk yapmak.
  • donkişotluk. knighthood silâhşorluk payesi
  • donkişotça
  • donma
  • donma noktası
  • donma noktası altındaki derece
  • donma noktası alçalımı
  • donma noktası. his strong point onun kuvvetli tarafı. in point isabetli
  • donmak
  • donmakta
  • donmamış
  • donmuş
  • donuk
  • donuk .
  • donuk sarı. old hand tecrübeli kimse
  • donuk usyarılım
  • donuk veya mat renk
  • donuk.
  • donuk. blandly yumuşak bir şekilde. blandness yumuşaklık.
  • donuk. palefaced beti benzi atmış rengi uçmuş. palely solgun bir şekilde renksiz olarak. paleness solgunluk
  • donuklaşmak
  • donuklaşmak: out ile ışıkları kısmak
  • donuklaştırmak
  • donuklaştırmak.
  • donukluk
  • donunu indirmek
  • donut
  • donuvermek
  • donyağı
  • donör
  • door hamletmek
  • dopamin
  • dopdolu
  • dopdolu olmak
  • doping
  • Dopler enlenmesi
  • doppler etkisi
  • dore
  • dore.
  • dortnala gidiş
  • doru
  • doru at
  • doru rengi
  • doruk
  • doruk şizgisi. hit the mark nişanı vurmak
  • doruk. high treason ihanet
  • doruk. noonday öğle vakti
  • dorukta olan
  • dosdoğru
  • dosdoğru: dürüst
  • dost
  • dost ateşi
  • dost kalmak. keep on devam etmek. keep off yaklaştırmamak
  • dost kara günde belli olur
  • dost kazanmak
  • dost olmak. friendless dostu olmayan.
  • dost. lover of art sanat aşığı.
  • dosta yakışmayan
  • dosta yakışır
  • dostane
  • dostluk
  • dostluk maçı
  • dostça
  • dostça amicably dostçasına
  • dostça davranmak
  • dostça ilişki
  • dostça münasebet
  • dostça olmayan
  • dosya
  • dosya adı/ismi
  • dosya dolabı
  • dosya gözü
  • dosyalama
  • dosyalamak
  • dosyaya geçirmek
  • dot-com balonu
  • down ile top ve ya tüfek ateşi ile biçip öldürmek. mowing machine ekin biçme makinası.
  • down ile yazmak
  • down in the dumps üzüntülü
  • Down sendromu
  • doya doya bakmak. movable feast her yıl değişik bir tarihe rastlayan yortu.
  • doygun
  • doyma
  • doymak
  • doymak bilmez
  • doymaz
  • doymuş
  • doymuş yağ
  • doymuşluk
  • doyumluk
  • doyurma
  • doyurmak
  • doyurucu
  • doyurucu. satisfyingly tatmin ederek.
  • doz
  • dozaj
  • dozu aşma
  • doçent
  • doğ- rultmak
  • doğa
  • Doğa Ana
  • doğa bilimci
  • doğa bilimi
  • doğa bilimleri
  • doğacılık
  • doğacılık. against nature tabiata aykırı. by nature tabiatıyle
  • doğada
  • doğal
  • doğal afet
  • doğal bir sonuç veya gelişme.
  • doğal dil
  • doğal durum. nature worship doğaya tapma
  • doğal gaz
  • doğal hukuk
  • doğal kaynak
  • doğal kaynaklar
  • doğal olarak
  • doğal olaylarla ilgili veya bu olaylar kabilinden
  • doğal sayı
  • doğal seçilim
  • doğal çevre
  • doğan
  • doğan. falconer şahinci
  • doğancı
  • doğancılık
  • doğangiller
  • doğaç
  • doğaçlama
  • doğaçlamak
  • doğaçsı
  • doğaüstü
  • doğaüstü güce inanma. supernaturally doğaüstü kuvvetlere dayanarak.
  • doğma
← PreviousPage 13 of 19Next →