Turkish words: B
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- beşik atmak
- beşik sallamak
- beşik sallayan kimse.off one
- beşik veya salıncaklı sandalye altmdaki kavisli ağaç
- beşik ölümü
- beşikte sallamak
- beşinci
- beşinci sınıf
- Beşir
- beşiz
- beşiğe benzer iskele veya çerçeve
- beşiğe yatırmak
- beşli
- beşlik
- beşlik çakmak
- beşparmak
- beşparmak otu
- beşparmakotu
- beştaş oyunu
- beşte bir
- Beşşar
- BG
- bh samanyolu
- bh Yunan efsanelerinde suçluları ce zalandırmakla gorevli ve yılan saçlı uç tanrı çadan biri
- Bhutan
- Bhutan Krallığı
- bi
- bi daha!
- bi'
- biat
- biatlon
- biber
- biber dolması
- biber fidanı
- biber gazı
- biber gibi ekmek
- biber ile domates ve soğanlı sosla pişirilmiş.
- biber spreyi
- biberiye
- biberlemek
- biberli
- biberli türlü yemeği. black pepper kara biber. cherry pepper mercan biberi
- biberlik
- biberlik.
- biberon
- biberon. bottle gourd sukabağı. be brought up on the bottle mamayla beslenmek
- biberonla beslenmek. the bottle alkollü içki
- bibi
- bibliyofil
- bibliyografya
- bibliyotek
- bibliyotekçi
- biblo
- biblo rafı.
- biblolar
- bidat
- bidden
- bide
- bidon
- biduziye yanıp sönmek
- bienal
- biftek
- biftek mantarı
- biftek.
- biftekkek
- bigudi
- bigâne
- Bihor
- bikarbonat
- bikini
- bilader ağacı
- bilahare
- bilakis
- bilakis. on the offensive hücum halinde. on the whole genellikle
- bilakis. to the contrary.. rağmen. contrarily aksine
- bilanço
- bilardo
- bilardo masası
- bilardo masasının dört köşesindeki çukurcuklardan her biri
- bilardo masasının kenarı
- bilardo masasının lastikli iç kenarı.
- bilardo oyununda bilyeyi çok döndüren vuruş. English daisy ingiliz papatyası
- bilardo oyununda bir vuruş
- bilardo oyununda karambol
- bilardo sopası
- bilardo topu
- bilardoda bilyeye vurmak suretiyle hasıl olan dönerek gitme kuvveti
- bilardoda hafifçe dokunacak surette bilyelere vurmak
- bilardoda çukura düşürmek
- bilateralness iki taraflılık. bilaterally iki taraflı olarak.
- bildik
- bildiklerim arasında.
- bildir
- bildirge
- bildiri
- bildiri .
- bildiri, duyuru
- bildiri, ihbarname
- bildiri.
- bildirilmemiş
- bildirim
- bildirme
- bildirme kipi
- bildirmek
- bildirmek.
- bildirmek. give over vaz geçmek
- bildirmek. notification bildirme
- bildirmen
- bildiğim kadarıyla
- bildiğim kadarıyle.
- bildiğime göre. knowledgeable bilgili
- bildiğin gibi
- bildiğinden şaşmaz
- bildiğinden şaşmazlık.
- bildiğini okuyan .
- bildiğiniz gibi
- bile
- bile bile
- bile bile ahlâk ve namus kurallannı çiğneyen. cynically alay ederek
- bile bile.
- bile. all at once hepsi birden
- bile. as well as olduğu kadar
- Bilecik
- bilek
- bilek güreşi
- bileklik
- bileklik.
- bilekçe
- bileme veya cilâ işinde kullanılabilen.
- bilemek
- bilemek.
- bilen
- bilenme
- bilenmiş
- bilerek
- bilet
- bilet alma
- bilet denetçisi
- bilet kontrolü yaptırmak
- bilet ücreti
- biletsiz kaçak gemi yolcusu.
- biletçi
- bileyici
- bilezik
- bileği
- bileği taşı
- bileğitaşı.
- bileşen
- bileşik
- bileşik faiz
- bileşik olmayan
- bileşik sayı
- bileşik veya karışık herhangi bir şey
- bileşim
- bileşim: kompozisyon
- bileşimde bulunan.
- bileşiği meydana getiren
- bileşke
- bileşken
- bileşme
- bilfiil
- bilfiil.
- bilge
- bilgece
- bilgece söz. wisdom tooth yirmi yaş dişi
- bilgelik
- bilgi
- bilgi alanı
- bilgi bilimi
- bilgi güvenliği
- bilgi güçtür
- bilgi iletme birimi
- bilgi işlem
- bilgi kuramı
- bilgi sistemi
- bilgi teknolojisi
- bilgi transferi
- bilgi ve kabiliyet dışında.
- bilgi ve tecrübe sahibi kimse
- bilgi verici
- bilgi verme. instructions direktif
- bilgi vermek
- bilgi veya edebiyat alanı
- bilgi yarışması
- bilgi çekme
- bilgi şöleni
- bilgi.
- bilgicilik
- bilgilendirilmiş
- bilgilendirme
- bilgilendirmek
- bilgilerinize
- bilgili
- bilgili olmak
- bilgili. well read çok okumuş
- bilgin
- bilgin olan
- bilginize
- bilginlik
- bilgisayar
- bilgisayar aksamı .
- bilgisayar ağı
- bilgisayar bilimi
- bilgisayar dili
- bilgisayar donanımı
- bilgisayar güvenliği
- bilgisayar korsanı
- bilgisayar mimarisi
- bilgisayar mühendisi
- bilgisayar mühendisliği
- bilgisayar okuryazarlığı
- bilgisayar oyunları
- bilgisayar oyunu
- bilgisayar programlama
- bilgisayar programı
- bilgisayar uygulaması
- bilgisayar uzmanı
- bilgisayar virüsü
- bilgisayar | klavye
- bilgisayarlaştırmak
- bilgisi geniş. learnedly derin bilgi ile
- bilgisi olan
- bilgisi olmak. hold the line değişikliğe karşı olmak
- bilgisinde
- bilgisiz
- bilgisizce
- bilgisizlik
- bilgiye erişim
- bilgiçlik taslayan
- bilhassa
- bilhassa Allah için söz söyleyen kimse
- bilhassa birden çok yavru doğurmak
- bilhassa dört ayaklı iri hayvan
- bilhassa düşünce ve harekette serbestlik taraftarı kimse
- bilhassa eser sahibi tarafından yapılan kopya.
- bilhassa faiz karşılığında ödünç para vermek
- bilhassa gemici masalı
- bilhassa Hazreti Meryem'in semaya urucu. Feast of the Assumption 15 Ağustosta kutlanan Meryem'in urucu yortusu.
- bilhassa ilk insanlann meydana getirdigi sanat eseri
- bilhassa italyan şehirlerinde meydan
- bilhassa Katolik kilisesinde içinde mukaddes su bulunan kurna
- bilhassa kolun üst kısmmdaki ve kalça kemiğinin arkasındaki kaslar.
- bilhassa Kutsal Roma Germen imparatoru ile Avusturya veya Alman imparatoru
- bilhassa Roma imparatorlarının bordo kaftanı
- bilhassa siyah veya beyaz ipek dantel.
- bilhassa üzüm posası
- bilhassa şahsı için saklama
- bilhassa.
- bilhassa. particular'ity hususiyet
- bilici