Turkish words: B
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- besleme.
- beslemek
- beslemek.
- beslemeli
- beslenme
- beslenme bozukluğu
- beslenme. nutritious
- beslenmek
- beslenmek için diğer balıkların etine gömülen balık.
- besleyen çay veya ırmak
- besleyen şey
- besleyici
- besleyici şey
- besleyici.
- besleyip büyütmek
- besleyip kuvvet vermek
- besleyip üretmek
- besmele
- beste
- beste.
- besteci
- bestecilik
- bestekar
- bestekâr
- bestelemek
- bestelenmiş
- besteli
- bestowment ihsan
- bet
- bet din
- beta
- beta sürümü
- betatron
- beter
- beteri
- Bethlehem Yönetimi
- beti benzi atmak
- betik
- betik dili
- betim
- betimleme
- betimlemek
- betimleyicilik
- betimsel
- betke
- Betlehem
- betlek
- beton
- beton dökmek
- beton ile kaplamak. cement good relations with.... ile dostluk kurmak.
- betona benzer herhangi bir karışım
- betonarme
- betondan yapılmış
- bey
- bey.
- beyaban
- beyan
- beyan edilmemiş.
- beyan edilmiş
- beyan etmek
- beyan etmek. enunciate well kelimeleri açık olarak telaffuz etmek. enuncia'tion telaffuz
- beyan etmek. show of hands onaylayan ellerin havaya kalkması. show off gösteriş yapmak
- beyanat
- beyanname
- beyaz
- beyaz ay papatyası
- beyaz balina
- beyaz bayrak
- beyaz boyunlu karga
- beyaz daire
- beyaz derili adam
- beyaz dut
- beyaz enseli lori
- beyaz et
- beyaz eşya
- beyaz fil
- beyaz gagalı karga
- beyaz gözlü martı
- beyaz harf.
- beyaz ile zenci melezi kimse.
- beyaz İspanyol şarabı.
- beyaz kalp
- beyaz kanatlı penguen
- beyaz karınca
- beyaz karınlı çakır kuşu
- beyaz kaşlı çütre
- beyaz kitap white clover beyaz yonca
- beyaz kurşunla kireç karışımı makina boyası
- beyaz metal. High German standart Almanca. Low German Hollanda ile Belçika ve Frizya dillerinin toplamı
- beyaz nilüfer
- beyaz nota. half pay yanm maaş
- Beyaz Rus
- Beyaz Rusya
- Beyaz Rusya Cumhuriyeti
- Beyaz Rusyalı
- Beyaz Rusça
- Beyaz Saray
- beyaz saç
- beyaz sağrılı tohumcul
- beyaz tenli
- beyaz ton balığı
- Beyaz Turp
- beyaz ve parlak
- beyaz veya hissiz olan
- beyaz yakalı kuzgun
- beyaz yalan
- beyaz yanaklı kılkuyruk
- beyaz yanaklı şakrak kuşu
- beyaz zırnık. yellow arsenic sarı zırnık. arsenicated arsenikle karışmış olan. arsenous arseniğe ait
- beyaz çakır kuşu
- beyaz çikolata
- beyaz ırk dışındaki bir ırka
- beyaz şarap
- beyaz şeker
- beyaz. snowily karlı olarak. snowiness karlı oluş
- beyazca
- Beyazdeniz
- beyazlanmak
- beyazlar
- beyazlatma
- beyazlatmak
- beyazlatıcı madde.
- beyazlaşan
- beyazlaşmak
- beyazlık
- beyazlık.
- BEYD
- beyefendi
- beyefendi: b.h. bir asalet ünvanı
- beygir
- beygir gücü
- beygirle.
- beyhude
- beyhude yere
- beyhudelik. vanity case makyaj çantası. Vanity Fair gösteriş dünyası
- beyin
- beyin dimağ
- beyin fırtınası
- beyin göçü
- beyin kanseri
- beyin omurilik sıvısı
- beyin sarsıntısı
- beyin takımı
- beyin tümörü
- beyin yıkamak
- beyin ölümü
- beyin. skull and crossbones ölüm sembolü olarak kafa kemiği altına çaprazlama konulmuş kol veya bacak kemikleri.
- beyincik
- beyinsel
- beyinsiz
- beyinsiz: sersemletmek
- beyit
- beykin
- Beylegan
- beylerbeyi
- beylik
- beylik laf
- beynelmilel
- beynin omuriliğe bitişik parçası
- beyninde
- beynini patlatmak.
- beyrek
- Beyrut
- Beyrut ili
- beysbol eldiveni
- beysbol main
- beysbol sahasının iç meydanı
- beysbol v.b. oyunlarda sopa ile vurma sırası gelince oynamak
- beysbolda vurucuyu birinci kaleye ulaştıran vuruş
- Beytlehem şehri
- Beytüllahim
- beyyine
- beyzbol
- beyzbol sahası
- beyzbol topu
- beyzbolcu
- beyzi
- bez
- bez epiteli
- bez karyola
- bez tezgâhında gücü
- bezdiri
- bezdirmek
- bezdirmek bıktırmak
- bezdirmek. wearily canından bezmiş bir halde
- beze
- bezek
- bezekçi
- bezelye
- bezelye içi şeklinde herhangi bir şey. pea green bezelye yeşili
- bezelye kabuklarını soymak.
- bezelye türünden herhangi bir sebzenin içi
- bezeyici
- bezgin
- bezginlik
- bezginlik.
- bezi fırçalayarak tüylendirmek. napless tüysüz
- bezik
- bezir
- bezlerin salgısını akıtan kanal
- bezmek
- bezmiş
- beç
- Beç tavuğu
- beç tavuğu. Guinea corn bir çeşit darı. guinea fowl
- beç tavuğu. Guinea pepper bir çeşit kırmızı acı biber. guinea pig kobay
- beçtavuğu
- beğendirmek
- beğeni
- beğenilecek
- beğenilen. laudabil'ity
- beğenilir
- beğenilmediği takdirde geri verilmek şartıyla.
- beğenilmek
- beğenilmek. take a fancy to beğenmek
- beğenip kabul etmek
- beğenme
- beğenmek
- beğenmemek
- beğenmeyiş
- beş
- beş bin
- beş buçuk
- beş düşman uçağı düşüren pilot
- beş kat.
- beş köşeli yıldız.
- beş metre boyunda bir uzunluk
- beş metrelik uzunluk ölçüsü
- beş para etmez.
- beş para etmez. earthlyminded maddi fikirlere sahip
- beş para etmez. go for almaya gitmek
- beş rakamı
- beş yüz
- beş şilin kıymetinde eski bir ingiliz parası
- beşamel
- beşaret
- beşbıyık
- beşer
- beşer tabiatı
- beşer tabiatı. flesh color ten rengi. flesh fly yumurtalarını etin üstüne bırakan karasinek. fleshpots zevk
- beşer zafiyetleri.
- beşerden üstün.
- beşeri
- beşeri coğrafya
- beşeriyet
- beşeriyet. in the flesh kendisi
- beşeriyete ait
- beşerî bilimler
- beşgen
- beşik