LexiTurk← Dictionary

Turkish words: B

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • ben İngiliz'im
  • ben sana aşığım
  • ben teşekkür ederim
  • ben veganım
  • ben vejetaryenim
  • bence
  • bence de
  • bence. foreign parts dış ülkeler
  • benci
  • bencil
  • bencil. hodbin selfishly bencilce egoistçe. selfishness egoistlik
  • bencillik
  • bende
  • bende para yok
  • bendelik
  • benden sonra tufan
  • Bender
  • benek
  • benek benek
  • benek benek dağıtmak
  • benek benek etmek
  • benek benek olmak.
  • benek gagalı pelikan
  • benek göğüslü aynak
  • benek kuyruklu çakır kuşu
  • benek. stained glass renkli cam.
  • benekleme
  • beneklenmek
  • benekli
  • benekli akbaba
  • benekli bağırtlak
  • benekli düdükçün
  • benekli kanatlı kocabaş
  • benekli kanatlı çütre
  • benekli sutavuğu
  • benekli tuygun
  • benekli çamurcun
  • beneksiz
  • Benelüks
  • Bengal
  • Bengal kaplanı
  • Bengal Körfezi
  • Bengalce
  • Bengaleli
  • Bengalli
  • bengi
  • bengi su
  • bengisu
  • bengisu.
  • beni
  • beni rahat bırak
  • beni rahat bırakın
  • beni seviyor musun?
  • beni seviyor musunuz?
  • beni yalnız bırak
  • beni yalnız bırakın
  • beni öp
  • benim
  • benim adım
  • benim değil diye reddetmek
  • benim evim senin evin
  • benim evim sizin eviniz
  • benim fikrimce
  • benim hatam
  • benim ismim
  • benimki. a friend of mine bir dostum. It' mine Benimdir.
  • benimle evlen
  • benimle evlenir misin
  • benimle evlenir misin?
  • benimseme
  • benimseme.
  • benimsemek
  • benimsenme
  • benimsenmek
  • benimsenmeyen
  • Benin
  • Benin Cumhuriyeti
  • Beninli
  • beniz
  • beniz sarılığı.
  • beniâdem
  • beniâdem.
  • benli
  • benlik
  • benlik ikileşmesi
  • benmari. tubular boiler borulu kazan.
  • benmerkezcil
  • Bennett kargası
  • bent
  • bent kapağı
  • bentonit
  • Benyamin
  • benzeme
  • benzemek
  • benzemek. correspond to tekabül etmek
  • benzemek. correspond with mektuplaşmak muhabere etmek
  • benzememek
  • benzememek.
  • benzemeye çalışma
  • benzen
  • benzen.
  • benzer
  • benzer aynı tarzda
  • benzer olmak
  • benzer. speak one' piece kendi fikrini belirtmek.
  • benzer: lifelike
  • benzeri
  • benzeri görülmemiş
  • benzeri olmayan .
  • benzerlik
  • benzerlik dönüşümü
  • benzerlik.
  • benzerlik. similarly bunun gibi
  • benzersiz
  • benzersizlik
  • benzesme
  • benzetici
  • benzetilemez
  • benzetim
  • benzetme
  • benzetme. inimitation of taklit ederek.
  • benzetmek
  • benzeyen herhangi bir şey. analog computer aralıksız olarak
  • benzeyen şey. analogous benzer
  • benzeyen şey. similarity benzeyiş
  • benzeyiş
  • benzeş
  • benzeşik
  • benzeşim
  • benzeşme
  • benzeşme.
  • benzeşmezlik
  • benzi sararmış
  • benzil.
  • benzin
  • benzin deposu
  • benzin istasyonu
  • benzinle karıştırılarak bir yakıt meydana getiren pelte gibi bir bileşim
  • benzinli kaynak lambası
  • benzinli motor
  • benzinlik
  • benzoat
  • benzoik asit
  • beraat
  • beraat ettirmek
  • beraat.
  • beraber
  • beraber büyümek grow up büyümek
  • beraber gitmek. go too far fazla ileri gitmek
  • beraber olmak
  • beraber çalışmak
  • beraber.
  • beraberce
  • beraberce hoş vakit geçirme
  • berabere
  • berabere kalma
  • berabere kalmak
  • berabere kalınca kazananı tayin için oynanılan oyun.
  • beraberinde getirmek. bring an action
  • beraberinde gitmek veya gelmek
  • beraberinde olan şey
  • beraberinde yürüyüşe çıkmak
  • beraberindekiler
  • beraberlik
  • Berat
  • berbat
  • berbat etmek
  • berbat olarak.
  • berbat olmak
  • berbat olmuş şey
  • berbat. horridly korkunç bir şekilde. horridness igrençlik
  • berbatlık.
  • berbatça
  • berber
  • berber .
  • berber kayışı
  • berber koltuğu
  • berber salonu
  • Berberi
  • berduş
  • bere
  • bere ezik. bruiser boksör
  • bere.
  • bereket
  • bereket versin
  • bereket versin ki.
  • bereket.
  • bereketlendirmek
  • bereketli
  • bereketli surette.
  • bereketli ürün
  • bereketli. copiously mebzulen.
  • bereketsiz
  • berelemek
  • bereli gibi mor
  • bereli ten rengi.
  • bergamot
  • Bergen
  • bergüzar
  • beri
  • beri yandaki. hither and thither
  • beriki
  • beril
  • berilyum
  • berim
  • berisinde
  • beriye
  • berk
  • berkelyum
  • berkitmek
  • Berlin
  • Berlin Duvarı
  • Berlin.
  • Berlinli
  • Bermuda
  • Bermuda Şeytan Üçgeni
  • Bermudalı
  • Bern
  • Bernier çamurcunu
  • berrak
  • berrak.
  • berraklık
  • berraklık.
  • bertaraf edilebilir.
  • bertaraf edilir
  • bertaraf edilmez
  • bertaraf etmek
  • bertaraf etmek -dan paçayı kurtarmak
  • bertaraf etmek.
  • bertaraf etmek. brush off başından atmak
  • bertaraf etmek. bury the hatchet geçmişi unutup barış yapmak. bury one's sorrows kederini saklamak
  • bertaraf etmek. elimina'tion çıkarma.
  • berzah
  • besbase
  • besbelli
  • beser. Supreme Being Allah
  • besi hayvanları
  • besi hayvanı
  • besili
  • besin
  • besin alerjisi
  • besin değeri
  • besin değerini artırmak
  • besin maddesi
  • besin piramidi
  • besin zinciri
  • besinli
  • besle kargayı, oysun gözünü
  • besleme
  • besleme okuyucu
← PreviousPage 10 of 27Next →