Turkish words: A
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- akıllı.
- akıllı. sensibleness makul oluş . sensibly .makul bir şekilde
- akıllıca
- akıllıca. discreetness tedbir
- akıllıca. judiciousness sağgörülülük
- akıllılık
- akıllılık.
- akılsal
- akılselim
- akılsız
- akılsız ahmak
- akılsız başın cezasını ayaklar çeker
- akılsız mantıksız
- akılsızca
- akılsızca yapılan.
- akılsızlık
- akılsızlık.
- akılta tutmak
- akım
- akım trafosu
- akımölçer
- akın
- akın etmek
- akıncı
- akıncı ruhu ile işe girişmek.
- akıntı
- akıntı gibi gitmek
- akıntı ile geçmek
- akıntı ile gitmek
- akıntı ile gitmek. drop in uğramak. drop off düşmek
- akıntı miktarı
- akıntı veya rüzgarın yönü
- akıntı yonünde.
- akıntıya engel olan birikinti
- akıntıya kapılmak
- akıntıya karşı
- akıntıyla sürüklenen
- akıp gitmek
- akıt
- akıtma
- akıtmak
- akıtmak. flowing akıcı
- akış
- akış aşağı
- akış çizgisi biçimli
- akışan
- akışkan
- akışkan: sulu
- akışkanlar
- akışkanlar dinamiği
- akışkanlar mekaniği
- akışkanlaştırma
- akışkanlaştırıcı
- akışkanlık
- akışkanlık.
- akışlı
- akışlı tepkir
- akışma
- akışmaz
- akışmazlık
- akşam
- akşam güneşi
- akşam karanlığı
- akşam karanlığı.
- akşam kocabaşı
- akşam pazarı
- akşam vakti
- akşam yemeği
- akşam yemeği yemek
- Akşam Yıldızı
- akşam üzeri.
- akşama doğru
- akşamdan kalmalık
- akşamsefası
- akşamüstü
- akşın
- akşın hayvan veya insan. al binism albinizm
- akşınlık
- al
- al birini vur ötekine.
- al renk
- al renkli
- al renkli kumaş veya elbise
- al sancak
- al. Ha
- al. ruby glass koyu kırmızı cam.
- ala
- ala doğan
- ala gün
- ala sığırcık
- Alaaddin
- alabalık
- alabalıkgiller
- Alabama
- Alabamaca
- alabaş
- alabildiğine açmak
- alabildiğine.
- alabora
- alabora olmak
- alaca
- alaca ağaçkakan
- alaca balıkçıl
- alaca baykuş
- alaca karanlık
- alaca kuyrukkakan
- alaca küçük karga
- alaca lori
- alaca sinekkapan
- alaca tuygun
- alaca yalıçapkını
- alaca çakır kuşu
- alaca örümcek kuşu
- alacak
- alacakaranlık
- alacaklı
- alacaklı kimse.
- alacalı
- alacalı karga
- alacalı ördek
- alacamenekşe
- alacasansar
- alacık
- alafranga kahve
- alagarson saç
- alageyik
- alaimisema
- alaka
- alaka.
- alakadar etmek
- alakadar olmak
- alakadar olmayan
- alakalı
- alakarga
- alakart
- alakası olmak
- alakası olmamak. mean business ciddi niyeti olmak. businesslike ciddi
- alakasız
- alakavun
- alakayı kesme. severance pay işten ayrılma tazminatı.
- alalama
- alalamak
- alamana
- alamana.
- alamecek
- alamet
- alamet olmak
- alameti farika
- alametifarika
- alan
- alan adı
- alan araştırması
- alan ağı
- alan kodu
- alan korkusu
- alan salımı
- alan talan
- alan topu
- alan veya kabul eden kimse
- alanin
- alanlar kuramı
- alargaya çıkmak.
- alarm
- alarm tertibatı. fire alarm yangın işareti. give the alarm tehlike işareti vermek.
- alarm. firearms ateşli silahlar. fireball akanyıldız
- Alaska
- Alaska malamutu
- alaturka tuvalet
- alay
- alay edilecek şey
- alay etmek
- alay etmek.
- alay etmek. scout at küçümsemek
- alay ile yürümek.
- alay için taklit etmek. mockingly .alay ederek.
- alay komutanı. fieldpiece sahra topu field sports atletizm
- alay konusu olan kimse
- alay manasında taklit
- alay manasında taklitçilik
- alay mevzuu
- alay. hold in derision alay etmek. derisive
- alay: alay konusu
- alaya almak
- alaybozan
- alaycı
- alaycı müstehzi
- alaycılık
- alayları tugaylara göre tanzim etmek.
- alaylı
- alaylı söz
- alaz
- alazlamak
- alaşağı etmek
- Alaşehir
- alaşım
- albalı
- albasma
- albastı
- albatr
- albatros
- albay
- albay Iieutenant colonel yarbay. colonelcy
- albedo
- albeni
- albenili
- albenisi olan.
- albinizm
- albinos
- albüm
- albüm.
- albümin
- albümin işeme
- aldanma
- aldanma .
- aldanmak
- aldanmaz. astutely dirayetle
- aldanış
- aldatma
- aldatmak
- aldatmak.
- aldatmak. hype up uyarmak
- aldatmak. rook'y karga gibi.
- aldatı
- aldatıcı
- aldatıcı bir surette. deceptiveness aldatıcılık
- aldatıcı görunüş
- aldatıcı kavram
- aldatıcı.
- aldatıcı. deceptively aldatarak
- aldatıcı. dishonestly namussuzca
- aldatıcılık
- aldatıcılık.
- aldatılmak
- aldatılmış kimse
- aldatıp soymak
- aldehit
- aldrin
- aldıraşlık
- aldırmak
- aldırmamak
- aldırmamak.
- aldırmamak. Take it easy ! Sakin ol ! take it hard çok etkilenmek. take it on the chin yenilmek
- aldırmazlık
- aldırış etmeden
- aldırış etmek. turn a hand işe koyulmak
- aldırış etmeyiş.
- aldırışsız
- aldırışsız delikanlı
- ale
- alegori