TR
dar
Bu ayakkabılar çok dar. Acıtıyorlar.
Bu ayakkabılar çok dar. Acıtıyorlar.
Bu geçit daralmaktadır.
Onu açmak için o kapıyı çekmek zorundasın.
Annem İngilizce'yi çok iyi konuşamaz.
1950'lerde, Finler dünyadaki en az sağlıklı diyetlerden birine sahip olarak belirtildiler.
Bir cimri tedbirli olduğu için değil fakat açgözlü olduğu için para biriktirir.
Dikkatlice bak. Nasıl yapıldığını sana göstereceğim.
Haydi, benimle oyna, çok sıkıldım!
Brian kullandığı parayı kesinlikle sınırlamak niyetinde.
Sınırlı kaynaklarımız var.
Biz burada iş giderlerini kısmak zorundayız. Sen hiç harcamaya başlamadan önce ne kadar kazandığına bakmayı duymadın mı?
Sen dar fikirli bir bireysin.
Parasızlık seyahat planlarımı bozdu.