LexiTurk← Dictionary

Turkish words: V

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • Venedik'e ait
  • Venedik.
  • Venedikli
  • Venedikçe
  • Venezia ili
  • Venezuela
  • Venezuela Başkent Bölgesi
  • Venezuela.
  • Venezuelalı
  • Venn diyagramı
  • Venn şeması
  • ventil
  • Venüs
  • Venüs sinekkapanı
  • Vepsice
  • ver
  • Veracruz
  • veranda
  • veranda.
  • verden yere nakil
  • vere
  • verebilir
  • verecekli
  • verem
  • veremli
  • veren veya hediye eden kimse
  • veresiye verilen her içki
  • verev
  • verev olarak
  • vergi
  • vergi beyannamesi
  • vergi cenneti
  • vergi kanunu
  • vergi kaçırma
  • vergi koymak
  • vergi koymak. preferential tariff dost memleketlere uygulanan indirimli gümrük tarifesi.
  • vergi muafiyeti
  • vergi mükellefi
  • vergi mükellefi.
  • vergi oranı
  • vergi sistemi
  • vergi toplamak
  • vergi veren kimse
  • vergi yüklemek
  • vergilendirme
  • vergiye tabi. taxabil'ity vergiye tabi tutma veya olma .taxably . vergiye tabi olarak.
  • veri
  • veri akımı
  • veri grubu
  • veri kaydı
  • veri link bağlantı kimliği
  • veri tabanı
  • veri tipi
  • veri toplama
  • veri transferi
  • veri yapısı
  • veri yolu
  • veri. given name küçük isim
  • verici
  • verici.
  • verid
  • verilebilir
  • verilme
  • verilmek
  • verilmesini emretmek.
  • verilmiş
  • verim
  • verim ayı
  • verimi veya değeri kullanılışını lüzumsuz kılacak kadar düşük
  • verimini artırma
  • verimini artırmak
  • verimli
  • verimli olmak
  • verimli yazar.
  • verimli.
  • verimli. procreative dölleyici
  • verimli.plentifully bol bol
  • verimlilik
  • verimlilik.
  • verimsiz
  • verimsizleştirmek
  • verimsizlik.
  • veritabanı
  • veriyolu
  • verişim
  • verişim tümlevi
  • verişimli tepkime
  • veriştirmek. lay low yatağa düşürmek
  • verme
  • verme.
  • verme. in conference toplantıda
  • vermek
  • vermek furnished möb leli
  • vermek.come along beraber gelmek
  • vermemek
  • vermeyi seven
  • vermut
  • vermut ve cin kanşımı bir içki.
  • vernaküler
  • vernik
  • verniklemek
  • vernisaj
  • verniye
  • veronika
  • versatileness beceriklilik
  • Versay
  • Versay.
  • versiyon
  • versus
  • veryansın etmek
  • vesayet
  • vesayet altına almak
  • vesayet.
  • vesika
  • vesika gösterme
  • vesika veya sertifika sağlamak. certifica'tion belgeleme
  • vesile
  • vesile olmak
  • vesselam
  • vestiyer
  • vestiyer fişi
  • vesvese
  • vesvese.
  • vesveseci
  • vesveseli
  • veter
  • veterinary medicine.
  • veteriner
  • veteriner hekimliği
  • veteriner.
  • vetire
  • veto etmek
  • veto hakkı.
  • veya
  • veya -per
  • veya taş yağdırmak
  • veya throve
  • vezaret
  • vezikül
  • vezin
  • vezin tahlili yapmak
  • vezin: ahenkli üslup: şiir ve müzikte ahenk
  • vezinsiz şiir
  • vezinsiz şiir yazmak.
  • vezir
  • vezirlik
  • vezmin
  • vezne
  • vezne göre okumak
  • veznedar
  • veznedarlık.
  • Vezuv.
  • Vezüv
  • veçhe
  • veçhe. complexioned belirli bir ten rengi olan.
  • veçhi
  • veçhile
  • vibrafon
  • vibrasyon
  • vibratör
  • vicdan
  • vicdan azabı
  • vicdan azabı halinde olma.
  • vicdan azabı vermek
  • vicdan azabı çekerek. remorsefulness nedamet
  • vicdan sahibi
  • vicdanen çekinmek. strain the meaning kendi çıkarına göre yorumlamak.
  • vicdanlı
  • vicdanlı. sparingly tedbirli olarak sparingness tedbir
  • vicdansız
  • vicdansız ve alçak kimse
  • vicdanî retçi
  • vicdanının sesini dinleyen
  • Vicenza ili
  • Victoria
  • vida
  • vida gibi dönmek
  • vida gibi sıkıştırmak
  • vida haline koymak
  • vida ile sıkıştırılmış
  • vida ile tutturmak
  • vida somunu anahtarı
  • vidala
  • vidalamak
  • vidalarını çıkarmak
  • vidanın dişlerini çıkarmak
  • vidanın dönmesi
  • vidanın helezoni kısmı
  • vidayı çevirmek
  • vide
  • video
  • video kamera
  • video klip
  • video oyunu
  • videokaset
  • videoteyp
  • Vienne
  • Vientiane
  • Vietnam
  • Vietnam dili
  • Vietnam diline ait.
  • Vietnam floryası
  • Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti
  • Vietnam. Vietnamese Vietnamlı
  • Vietnamca
  • Vietnamlı
  • vikaye
  • vikaye etmek
  • viki
  • Vikihaber
  • Vikimedya
  • viking
  • Vikipedi
  • vikipedist
  • Vikisöz
  • Vikisözlük
  • Vikiversite
  • vikont
  • vikontluk
  • vilayet
  • vilayet, eyalet
  • villa
  • villa. villadom ing. villalar
  • villus
  • Vilnüs
  • vinil
  • vinil plak
  • vinil.
  • Vinnıtsya
  • vinç
  • vinç ile kaldırmak
  • vira etmek
  • vira etmek. weigh down yüklemek
  • viraj
  • viraj almak
  • viraj demiri
  • viral
  • viran
  • viran etmek
  • viran olma.
  • virane
  • viraneye çevirmek
  • viraneye çevirmek.
  • viranlık
  • Virginia
  • virgül
  • virgül .comma bacillus virgül şeklinde mikrop
  • virjin
  • Virjinya
  • virman
← PreviousPage 3 of 4Next →