Turkish words: U
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- umumi eğilim
- umumi gidişini değiştirmeden hayatın güçlüklerini yenmek
- umumi hela
- umumi önerme
- umumileştirme
- umumilik
- umumiyet
- umumiyet itibariyle. firstborn ilk çocuk
- umumiyetle
- umumiyetle.
- umumiyetle. attorney general baş savcı
- umumun fikri
- umumun malı olan.
- umumun rızası. courtesy title resmi olmayan ünvan. by courtesy of sayesinde
- umumî
- umursamak
- umursamama
- umursamamak
- umursamamak .
- umursamaz
- umursamazlık
- umursamıyorum
- umurumda değil
- umurunda olmayış
- umut
- umut etmek
- umut kesmek
- umut ışığı
- umutla
- umutlanmak
- umutlu
- umutluluk
- umutsuz
- umutsuzca
- umutsuzluk
- un
- un böceği
- un böceği. flour mill un değirmeni. flour moth un güvesi. floury una bulanmış.
- un güvesi
- un kurdu
- un serpmek
- un uzun
- una benzer şey. meal worm un kurdu.
- una bulamak. flour beetle un kurdu
- unbiniliyum
- uncu
- underground
- Unicode
- unimportance önemsizlik.
- unisonant unisonous aynı perdeden
- United States Army.
- Unity
- unlamak
- unlem Ay! Abo!
- unlikeliness olasısızlık.
- unlu
- unsociableness çekilgenlik. unsociably çekilgence
- unstabil'ity sabitsizlik
- unsuitableness uygunsuzluk
- unsur
- unsur.
- unsur. moment of truth karar anı
- unsurlar
- ununenniyum
- ununheksiyum
- ununkuadyum
- ununnilyum
- ununoktiyum
- ununpentiyum
- ununseptiyum
- ununtriyum
- unut gitsin
- unutarak
- unutarak. obliviousness ilgisizlik
- unutkan
- unutkanlık
- unutkanlık.
- unutma
- unutmabeni
- unutmak
- unutmak. lose the way yolu şaşırmak.
- unutmamak
- unutmamak . keep in with teveccühünü muhafaza etmek
- unutmaz
- unutturmak
- unutulma
- unutulmak
- unutulmaz
- unutulmaz. unforgettably unutulmayacak bir şekilde.
- unutulmuş veya kaybolmuş şeyi yeniden meydana çıkarmak.
- unutuş
- unvan
- unvan vb'nin vârisi. apparent time mahalli saat. apparently görünüşte
- up ile bocurgatla yükseğe kaldırmak
- up ile böyle kum ve çamurla doldurmak veya dolmak.
- up ile eşitlemek
- up ile hantal bir şekilde doğrulmak. hulky
- up ile payanda ile desteklemek. shoring destekleme
- up ile tabağa koymak
- UPA
- upon veya on ile güvenmek
- upuzun
- ur
- ur dert
- Ural-Altayca.
- uranyum
- uranötesi öğeler
- Uranüs
- urasil
- urağan
- Urdu dili.
- Urduca
- urgan
- urgancı
- Uri
- URL
- Uruguay
- Uruguay Doğu Cumhuriyeti
- Uruguay.
- Uruguaylı
- uruk
- Urumçi
- uruç
- us
- us dışıcılık
- usa vurma. deductive reasoning tümdengelim uslamlamasl
- usa vurmak
- usandırarak. irksomeness sıkıcı olma
- usandırma
- usandırmak
- usandırıcı
- usandırıcı olma.
- usandırıcı. irksomely sıkıcı bir şekilde
- usandırıcı. tediously sıkıcı bir şekilde. tediousness sıkıcılık.
- usangın
- usanmak
- usanmak.
- usanmak. tire out yormak.
- usanmış
- usanmış. feeder yemek veren kimse
- usantı
- usanç
- usanç.
- usare
- usavurma
- USB bellek
- USB çubuk
- usbilim
- uskumru
- uskumru cinsinden birkaç çeşit balık. large bonito torik
- uskumru yavrusu
- uskuna
- uskunca fırçası
- uskur
- uslamlama
- uslamlamak
- uslandırmak
- uslanmak
- uslanmak. cool ones heels bekletilmek
- uslu
- ussal
- ussal.
- ussallık. rationally makul olarak
- usta
- usta adam
- usta avcı.
- usta elinden çıkmış. workmanship zanaat
- usta işi
- usta kimse. old hat A.B.D
- usta yanyna mukavele ile çırak vermek
- usta yanına koymak. apprenticqship çıraklık.
- usta yanına çırak olarak vermek
- usta.
- usta. intelligently akıllıca
- ustabaşı
- ustaca
- ustallk
- ustallkla. ingeniousness maharet
- ustalık
- ustalık isteyen
- ustalık.
- ustalık. twist'ed bükülmüş
- ustalık. workmen' compensation işçi tazminatı
- ustalıkla
- ustalıkla idare etmek
- ustalıkla.
- ustalıkla. smartness şıklık
- ustalıklı
- ustalıklı iş .
- ustalıksız
- ustbaş
- ustun
- ustune alma
- ustunü örtmek
- ustura
- ustura bilemeye mahsus taş
- ustura kayışı
- ustura midyesi
- usturagaga
- usturlap
- usturmaça
- usul
- usul takip etmek
- usul.
- usul. correct usage doğru kullanış
- usule aykırı
- usule fazla meraklı
- usule göre
- usule uygun
- usule uygun olmayan
- usule veya âdete uygun olmayan
- usule veya âdete uygunsuzluk
- usulen
- usulsüz
- usulsüzce
- usulsüzce para harcama
- usulsüzlük
- usulünce
- usulüne uygun
- usulünü göstermek
- usyarılım
- usyarılımlı
- usçu
- usçuluk
- ut
- ut çalmak. lutist
- Utah
- utanacak şey
- utanarak.
- utandıran.
- utandırma.
- utandırmak
- utandırıcı
- utandırıcı.
- utangaç
- utangaç. coyly cilveli olarak
- utangaçlık
- utanma
- utanmadan
- utanmak
- utanmak. in a hole müşkül mevkide
- utanmaz
- utanmaz. miserably pek fena.
- utanmazlık
- utanmazlık.
- utanmış
- utanç
- utanç duymak
- utanç leke
- utanç verici