Turkish words: U
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- U demiri
- U N ESCO.
- U-dönüşü
- UBS
- UBS önekleri
- ubır
- uca
- ucay
- ucay ışınımı
- ucaylama
- ucaylanma
- ucaylayıcı
- ucaylaşırlık
- ucaysal bağ
- ucaysal konsayı
- ucaysı
- ucayölçer
- UCM
- ucu demir. iror stone demir filizi
- ucu dokunmak
- ucu keskin bir şeyle dürtmek
- ucu kor
- ucu olmayan
- ucu sivri bir şey ile
- ucu sivri dikili taş veya kaya
- ucu ucuna
- ucu çengelli olta ile balık tutmak
- ucube
- ucubik
- ucuna bir şey takmak. tip to tip uç uca. on the tip of my tongue dilimin ucunda.
- ucuna takılmak
- ucunu kapamak
- ucunu sivriltmek
- ucuz
- ucuz fiyatla
- ucuz ve adi süs eşyası
- ucuz ve cafcaflı
- ucuzca
- ucuzlama
- ucuzlatmak
- ucuzlatılmış
- ucuzluk
- ucuzluk.
- ucûbe
- ud
- UDM
- Udmurtya
- Udmurtça
- UEK
- UEK önekleri
- UFA
- ufacık
- ufak
- ufak av hayvanları üretim sahası
- ufak balta
- ufak balık
- ufak bardak
- ufak binek atı
- ufak bir içki öIçüsü.
- ufak bostan kirpisi
- ufak cins mürekkepbalığı
- ufak daire testeresi
- ufak delik.
- ufak delikler açmak
- ufak donanma
- ufak ev
- ufak gemi kaptanı
- ufak göl
- ufak hediye
- ufak kek.
- ufak köy
- ufak kısım
- ufak lahana.
- ufak leke
- ufak lenger
- ufak miktarda giyecek
- ufak oyuk
- ufak para
- ufak parça
- ufak parçalara ayırmak
- ufak peruka.
- ufak ringa balığı
- ufak risale
- ufak simit şeklinde ince ve tatlı kek
- ufak su perisi. nixie dişi su perisi.
- ufak tefek
- ufak tefek kimse. elf child cinler tarafından değiştirildiği farz olunan çocuk. elfish cin gibi
- ufak tefek süs eşyaları
- ufak tefek.
- ufak tekerlek
- ufak torpido muhribi.
- ufak tüy. plumose
- ufak ve zayıf kalmış
- ufak yastık gibi şey
- ufak yuvarlak taş
- ufak çivi
- ufak çukur meydana getirmek. by dint of kuvvetiyle
- ufak çukurlarla doldurmak
- ufak çıkıntı
- ufak ölçüde. in a bad way kötü bir durumda
- ufak şey
- ufak şeyden etkilenir
- ufak.
- ufak. puniness zayıflık
- ufak. toy shop oyuncakçı dükkânı.
- ufakdalga izgesi
- ufaklık.
- ufaklıklar
- ufakyaprak
- ufakölçekte
- ufakölçekte yüzey gerilimi
- ufakşey
- ufalamak
- ufalanmak
- ufalanmak. crumbly kolaylıkla ufalanan.
- ufalanmış kaya parçaları
- ufaltmak
- ufka ait
- ufka para!el
- ufka yakın
- ufki
- ufki olarak.
- ufkun altında olan
- UFO
- UFO dini
- ufuk
- ufuk hattı
- ufuk çizgisi
- ufunet
- Uganda
- Uganda Cumhuriyeti
- Uganda.
- Ugandalı
- Ugarit
- Ugaritçe
- ugursuz
- Uguz
- UİM
- ukala
- ukalâ
- Ukrayna
- Ukrayna.
- Ukraynaca
- Ukraynalı
- ukulele
- Ulahça
- ulak
- ulam kuramı
- ulama
- ulan
- Ulan Batur
- ulan.
- ulaç
- ulaşamamak
- ulaşma
- ulaşmak
- ulaşmak.
- ulaştırma
- ulaşılabilirlik
- ulaşılamaz
- ulaşılmak istenilen amaç
- ulaşılmaz
- ulaşılır
- ulaşım
- ulaşım aracı
- ulaşım araçları
- ulaşımsız
- ulema
- ultrason
- ultrasonografi
- ultraviyole
- ulu
- ulu doğan
- ulu orta
- Ulu Tanrı.
- ulu tutmak
- ululama
- ululamak
- ululamak. venera'tion hürmet
- ululuk
- uluma
- ulumak
- ulumak. at bay av köpekleri tarafından kıstırılmış
- ulus
- ulus devlet
- ulusal
- ulusal dil
- ulusal ekonomi
- ulusal marş
- ulusal park
- ulusalcılık
- ulusallık
- uluslar arası işbirliği
- uluslararası
- Uluslararası Adalet Divanı
- Uluslararası Birimler Sistemi
- uluslararası dil
- uluslararası dolaşım
- uluslararası döviz piyasası
- Uluslararası Elektroteknik Kurul
- Uluslararası Fonetik Alfabesi
- uluslararası hukuk
- uluslararası ilişkiler
- uluslararası kuruluş
- Uluslararası Para Fonu
- uluslararası ticaret
- uluslararasıcılık
- uluslararasılaştırma
- uluslarüstü
- ulusluk
- ulussuz
- ulusçu
- ulusçuluk
- uluyan
- ulvileştirmek
- umacı
- umami
- Umbundu
- umduğu gibi çıkmamak. fall through başarı kazanamamak
- umduğu netice değildi.
- umidiyle. view'less manzarasız
- ummak
- Umman
- Umman Denizi
- Umman Sultanlığı
- umman. profoundly de- rinden
- umre
- umrunda olmak
- umulmadık
- umulmadık bir yerde zengin maden filizi bulma
- umulmadık yerden gelen para veya yardım
- umulmadık.
- umulmayan. improbability ihtimal dahilinde olmayış improbably ihtimal olmayarak.
- umum
- umum: seyirciler. publicad dress system hoparlor tertibatı
- umuma ait
- umuma açmak
- umuma açık olma
- umuma açık olmayan
- umuma hitap eden beyanat.
- umuma ilan etmek.
- umuma mahsus
- umuma tabi olmak
- umumhane
- umumhane .
- umumhane. keep house ev idare etmek. keep open house her gelen misafiri ağır- lamak
- umumi
- umumi alkış. universal coupling
- umumi bahçe
- umumi ders