LexiTurk← Dictionary

Turkish words: T

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • tornacı
  • tornacı dükkanı. machine tools torna ve planya gibi maki- nalar
  • tornacılık
  • tornalamak
  • tornavida
  • tornistan
  • tornistan etmek
  • Toronto
  • Toros Dağları
  • Toros Dağları.
  • Toroslar
  • torpido
  • torpido bot
  • torpido gözü
  • torpil
  • torpil balığı
  • torpil ile harap etmek veya batırmak. torpedo boat torpido
  • torpil. firedamp kömür madenlerinde hâsıl olan kolay ateş alır gaz
  • torpilbalığı
  • torpillemek
  • torpilli
  • torpülemek. file fish dikenli çütre balığı
  • Torres Boğazı
  • Torres kargası
  • tortu
  • tortu bırakmak döküntu bırakmak
  • tortu veya dökuntü bırakma
  • tortudan bira veya şarap çıkarmak.
  • tortul
  • tortul kayaçlar
  • tortulu
  • tortulu şist. shale oil şistten elde edilen petrol. shal'y şist gibi
  • tortulu. sedimenta' tion posa veya tortu birikmesi
  • tortusunu çıkarmak. defeca'tion dışkı boşaltma.
  • torun
  • toryum
  • tos
  • tos vurmak
  • tos vuruşu gibi baş başa. end to end sıra ile veya uç uca dizilmiş. at loose ends. boşlukta
  • tosbağa
  • Toskana
  • Toskana lehçesi
  • Toskana. Tuscan Toskana'ya ait
  • Toskanalı.
  • toslama
  • toslamak
  • tost
  • tost makinası.
  • tost makinesi
  • tosun
  • totalitarizm
  • totaliter
  • totaliter yönetim yanlısı. totalitarianism totalitercilik.
  • totaliterlik
  • totem
  • totem uzmanı.
  • totem: totem heykeli. totem pole totem heykeli. totemism ongunculuk
  • toteme inanan kimse
  • totemizm
  • totemizm. totemist onguncu
  • totoloji
  • Tottori
  • Toulouse
  • Tours
  • town
  • toy
  • toy. ineptitude beceriksizlik. ineptly hünersizce.
  • Toyama
  • toygar
  • toygargiller
  • toyluk
  • toynak
  • toynaklı hayvan
  • toynaklı hayvan ayağı
  • toyun
  • toz
  • toz almak
  • toz ağacı
  • toz bezi
  • toz boya
  • toz bulutu
  • toz fırtınası. bite the dust ölmek
  • toz gibi
  • toz gibi. dustiness tozluluk
  • toz halinde herhangi bir madde
  • toz halinde.
  • toz haline gelmek
  • toz haline getirmek
  • toz mantarı
  • toz olmak. out of thin air hiç yoktan
  • toz olmak. turn the corner köşeyi dönmek
  • toz renkli
  • toz sereni
  • toz serpmek
  • toz yeşil çay
  • toz şeker
  • toz.
  • tozan
  • tozlanma
  • tozlanmak.
  • tozlaşma
  • tozlu
  • tozluk
  • tozunu almak. brush up tazelemek.
  • tozunu silkmek
  • TPG
  • Trablus
  • Trablus ili
  • Trablusgarp
  • Trablusşam
  • Trabzon
  • Trabzon hurması
  • tradisyon
  • trafik
  • trafik gürültüsü
  • trafik işareti
  • trafik işaretleri
  • trafik kazası
  • trafik sıkışıklığı
  • trafik tıkanıklığı
  • trafik ışığı
  • trafikte sapma
  • trafikte sıradan çıkıp sollamak. cut up parça parça kesmek
  • trafo
  • trahom
  • trajedi
  • trajik
  • trake
  • trakea
  • trakeit
  • traktör
  • Trakya
  • Trakyalı
  • trambolin
  • trampa
  • trampa etmek
  • trampa etmek takas etmek
  • trampa etmek. exchange positions yer değiştirmek
  • trampa.
  • trampa: müşteriler: alışveriş etmek
  • trampet
  • trampetçi
  • tramplen
  • tramplen.
  • tramplen. diving suit dalgıç elbisesi.
  • tramvay
  • tramvay arabası
  • tramvay arabasına elektrik cereyanı veren kol
  • tramvay hattı
  • tramvay sahanlığı
  • tramvay.
  • trance
  • Trang
  • trank
  • trans
  • transandantal meditasyon
  • transandantalizm
  • transatlantik
  • transdüksiyon
  • transfer
  • transfer etmek
  • transfobi
  • transfobik
  • transformasyon
  • transformatör
  • transfüzyon
  • Transilvanya
  • transistorlu
  • transistör
  • transit
  • transit geçmek
  • transit instrument bir gökcisminin meridyenden geçişini izleyen rasat aleti
  • transition stage geçiş devresi
  • transitive.
  • transkripsiyon
  • transliterasyon
  • translokasyon
  • transmisyon elektron mikroskobu
  • transpalet
  • transparan
  • transparence şeffaflık
  • transseksüellik
  • tranş
  • trapez
  • travay
  • travay.
  • travers
  • traverten
  • travesti
  • travma
  • travma sonrası stres bozukluğu
  • trb yara etrafında veya deri üzerinde peyda olan mantar veya sün gere benzer /sıs/
  • tread the stage aktörlük yapmak
  • tree toad ağaç kurbağası. tree medick. an otu
  • tren
  • tren garı
  • tren istasyonu
  • tren istasyonuna nasıl gidebilirim
  • tren vb'nin içine veya içinde
  • tren veya vapur tarifesi.
  • trend
  • trende hareket memuru
  • trende memur
  • trençkot
  • treyler
  • triangel. the eternal triangle rakip aşk.
  • Triasik devir.
  • triatlon
  • tribun.
  • tribuneship halkl savunan memur makamı. tribunicial
  • tribün
  • trident
  • trigonometri
  • trigonometrik
  • trikloroetilen
  • triklorometan
  • triloji
  • triloji.
  • trilyon
  • trilyon.
  • trilyoner
  • trimestır
  • trimestırâl
  • Trinidad ve Tobago
  • Trinidad ve Tobago Cumhuriyeti
  • Trinidad ve Tobago.
  • tripod
  • triportör
  • triptik
  • trityum
  • triumvirlik
  • trivialness saçmalık
  • triyaj
  • triyo.
  • trofoblast
  • trol
  • troleybüs
  • troll
  • trollemek
  • trombon
  • tromboz
  • trompet
  • tropik kuşu
  • tropik yağmur ormanı
  • tropika
  • tropikal
  • tropikal Amerika'ya özgü iri bir papağan.
  • tropikal balık
  • tropikal iklim
  • tropikal kuşaktaki kıyı ve bataklıklarda yetişen bir bitki cinsi
← PreviousPage 17 of 20Next →