LexiTurk← Dictionary

Turkish words: T

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • tin
  • tinbilimsel
  • tiner
  • tinsel
  • tinsel olana ait
  • tion harekete getirme
  • tion ihlâl
  • tion iptal etme
  • tion tarım
  • tion yanlış yorum.
  • tip
  • tip. breeder reactor üretici reaktör.
  • tipi
  • tipi.
  • tipik
  • tipik bir ingiliz. take the bull by the horns cesaretle zor bir işe girmek.
  • tipik derecede
  • tipik. typically tipik olarak
  • tipografi
  • tipografik
  • tir tir
  • tirad
  • tiraj .de luxe edition lüks baskı. first edition ilk baskı .
  • tiraj.
  • tiramisu
  • tiramola etmek
  • tiramola etmek Turn about is fair play Tam karşılığını yapmak hak icabıdır.
  • Tiran
  • tirat
  • tirbuşon
  • tirbuşon.
  • tire
  • tire klişesi. lineofbattle ship eskiden savaş hattı gemisi. line of vision görüş hattı. line squall bora
  • tire.
  • Tirebolu
  • tirelemek
  • tirfil
  • tirhandil
  • tirik
  • tirit
  • tiriz
  • tiroid
  • tiroid. thyroid cartilage kalkansı kıkırdak. thyroid gland tiroid
  • tiroit bezi
  • tiroksin
  • Tirol
  • tirpidin
  • tirsi
  • tiryaki
  • tiryaki. inveteracy
  • tiryakilik. inveterately kökleşmiş olarak .
  • tiryakisi olmak
  • tirşe
  • titan
  • Titanik
  • titanyum
  • titiz
  • titiz davranmak ufak ayrıntılarla ilgilenmek
  • titiz meraklı
  • titiz ve telaşlı kimse.
  • titiz.
  • titiz. angry about a thing bir meseleden dolayı darılmış. angry with a person bir kimseye gücenmiş. angrily hiddetle
  • titiz. scrupulosity
  • titizce
  • titizlenmek
  • titizlik
  • titizlik etmek
  • titizlik.
  • titizlik. particularly özellikle
  • titizlik. scrupulously vicdanla
  • titizlikle
  • titizlikle.
  • titrek
  • titrek hareket
  • titrek kavak
  • titrek ve parlak ışık
  • titrek yanmak. flickeringly titreşerek
  • titreklik
  • titreme
  • titreme.
  • titreme. It gives me the shivers. Tüylerimi ürpertiyor. shivery titrek
  • titremek
  • titremesini veya sallanmasını kesmek
  • titremez
  • titremleme
  • titrercik
  • titreten şey
  • titretmek
  • titreyiş
  • titreşen
  • titreşim
  • titreşim cihazı
  • titreşim halinde olmak
  • titreşimli
  • titreşimli masaj aleti.
  • titreşimsel özgür boyutlar
  • titreşme
  • titreşme. throb'bingly titreşerek
  • titreşmek
  • tivit atmak
  • tivitlemek
  • tiyatro
  • tiyatro binası
  • tiyatro edebiyatı
  • tiyatro eseri
  • tiyatro ile ilgili
  • tiyatro kostümleri.
  • tiyatro mevsimini açmak
  • tiyatro oyunu
  • tiyatro oyunu şeklinde ifade etmek. dramatiza'tion dram şekline koyma
  • tiyatro perdesı
  • tiyatro sahnesinin ön kısmı
  • tiyatro sanatı
  • tiyatro seyircileri
  • tiyatro trupu. stock dove yabani güvercin
  • tiyatro v.b.'nde ışıkların sönmesi. black out karartma tatbikatı yapmak
  • tiyatroculuk
  • tiyatroda baş rol veya bu rolü oynayan kimse
  • tiyatroya ait
  • tiyin
  • tiz
  • tiz sesle söylemek.
  • tiz sesli
  • tiz sesli küçük flüt.
  • Tizi Vuzu Vilayeti
  • tişört
  • TKA
  • Tlaxcala
  • tlb kangren
  • to /e tekabül etmek
  • to be sure... Eh olabilir. Well
  • to heel hemen arkasına veya arkasında
  • to ile
  • to ile akran emsal
  • to ile bakmak
  • to ile benzetmek
  • to ile eşit
  • to ile karşı
  • to ile mesul
  • to ile şerefine içmek. drinker içki içen kimse
  • to veya for ile tayin etmek
  • to veya for ile çok arzulu
  • to veya with ile uygun
  • to veya with ile uymak: itaat etmek
  • Tobago
  • tofu
  • Togo
  • Togo Cumhuriyeti
  • Togo.
  • Togolu
  • Toharca
  • tohum
  • tohum dizisi
  • tohum ekme makinası
  • tohum ekmek
  • tohum saçmak
  • tohum taslağı
  • tohum vermek
  • tohum zarfı husule getirmek
  • tohuma kaçmış
  • tohumcu
  • tohumlama
  • tohumlamak
  • tohumlu bitkiler
  • tohumluk
  • tohumsuz
  • tohumu veya çekirdeği çıkarmak
  • tok
  • Tok Pisin
  • tok sözlü
  • toka
  • toka koymak
  • toka veya kopça ile tutturmak
  • toka.
  • tokalamak
  • tokalaşma
  • tokalaşmak
  • tokalaşmak. shake one' head kabul etmemeyi veya beğenmemeyi belirtmek. shake off silkip atmak
  • tokasını çözmek.
  • tokat
  • tokat atmak
  • tokat atmak.
  • tokat sesi
  • tokatlamak
  • tokaç
  • Tokelau
  • tokgözlü
  • Toki Pona
  • toklu
  • tokluk
  • tokluk.
  • tokmak
  • tokmak gibi.
  • tokmak veya havaneliyle dövmek.
  • tokmaklamak
  • tokmakçı
  • tokmakçı.
  • tokofobi
  • toksik
  • toksik madde
  • toksik metal
  • toksikoloji
  • toksin
  • toksisite
  • tokuş
  • tokuşmak
  • tokuşturmak
  • Tokyo
  • Tokyo kulesi
  • Tokyo.
  • Tokyolu
  • Toledo
  • Toledo District
  • Toledo ili
  • tolerans
  • tolga
  • tomar
  • tomar gibi sarılmak. scroll saw şerit testere
  • tomar şeklinde sarmak
  • tomar şeklinde süs
  • tomar şeklinde süslerle tezyin etmek
  • tomar şeklinde şey
  • tomara kaydetmek
  • tombak
  • tombala
  • tombala oyunu.
  • tomboy
  • tombul
  • tombulluk.
  • tomografi
  • tomruk
  • tomurcuk
  • tomurcuklandırmak
  • tomurcuklanmak
  • ton
  • ton balığı
  • tonaj
  • tonbalığı
  • tonbalığı. horse opera A.B.D
  • toner
  • Tonga
  • Tonga Krallığı
  • tonik
  • tonilato
  • tonlama
  • tonları tanzim etmek
  • tonos.
  • tonotüm.
  • tonoz
  • tonsilit
← PreviousPage 15 of 20Next →