LexiTurk← Dictionary

Turkish words: T

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • tepeli toygar
  • tepeli turna
  • tepeli çakır kuşu
  • tepelik
  • tepesi atmak
  • tepesi atmak.
  • tepesine tüy dikmek.
  • tepesine çıkmak
  • tepesini attırmak. rub shoulders with bir arada bu- lunmak.
  • tepesini kesme
  • tepesinin tası atmak
  • tepeye varmak
  • tepik
  • tepke
  • tepke.
  • tepken
  • tepki
  • tepki göstermek
  • tepki göstermeyen
  • tepkili uçak
  • tepkime
  • tepkime düzesi
  • tepkime işlergesi
  • tepkimek
  • tepkin
  • tepkir
  • tepkisel
  • tepkiye neden olmak
  • tepmek
  • tepsi
  • tepsi.
  • tepsi. waitress kadın garson.
  • ter
  • ter dökmek
  • ter dökmek.
  • ter gibi
  • ter gibi dışarı vermek veya çıkmak
  • ter gibi madde ifraz etmek
  • ter ile ıslatmak
  • ter.
  • terakki
  • terakki eden
  • terakki etmek
  • terakki ettirmek
  • terakki.
  • terakkiyat
  • terakkiye müsait
  • terakkî etme
  • terakküm
  • terapi
  • terapi.
  • terapist
  • teras
  • teratojenik
  • Terazi
  • terazi burcu
  • Terazi burcu.
  • terazi gözü
  • terazi kolu
  • terbiye
  • terbiye edici
  • terbiye edilmemiş
  • terbiye edilmemiş bükülmemiş
  • terbiye etmek
  • terbiye etmek. trained eye alışkın göz. trained nurse diplomalı hastabakıcı
  • terbiye.polish off işini bitirmek
  • terbiyeci
  • terbiyeci.
  • terbiyeli
  • terbiyeli adam
  • terbiyeli davranmak
  • terbiyeli olmak
  • terbiyeli.
  • terbiyeli. behavior
  • terbiyesi mümkün.
  • terbiyesini takınmak
  • terbiyesiz
  • terbiyesizce.
  • terbiyesizlik
  • terbiyesizlik.
  • terbiyevi .educationally terbiye bakımından
  • terbiyum
  • terceme
  • tercih
  • tercih eden veya edilen. preferential tariff gümrükte rüçhanlı tarife
  • tercih edilen. favoritism taraf tutma
  • tercih etmek
  • tercih hakkı
  • tercih hakkı olan
  • tercih hakkı veya yetkisi
  • tercih olunan herhangi bir şey
  • tercih olunur
  • tercih yapmak. cannot choose but mecburdur. chooser seçen kimse.
  • tercihan
  • tercihen
  • tercihen. sooner or later er geç. as soon as derhal
  • tercihli
  • tercüman
  • tercümanlık
  • tercümanlık etmek. interpretable tercüme olunur
  • tercümanlık yapmak
  • tercüme
  • tercüme edilemez
  • tercüme edilmek
  • tercüme etme
  • tercüme etmek
  • tercüme etmeme
  • tercümeihâl
  • tere
  • terebentin
  • terebentin. turpentine tree katran ağacı
  • tereciye tere satmak
  • tereddüt
  • tereddüt eden
  • tereddüt ederek konuşmak. hem and haw mırın kırın etmek
  • tereddüt etmeden.
  • tereddüt etmek
  • tereddüt etmek.
  • tereddüt etmek. halting duraksayan.
  • tereddüt etmemek
  • tereddüt içinde olan.
  • tereddüt ve hoşnutsuzluk ünlemi çıkarmak. Bak. hem.
  • tereddüt.
  • terek düdükçünü
  • tereke
  • terekküp
  • terelelli
  • terementi
  • terementin
  • teremin
  • terennüm
  • terennüm edilebilir.
  • terennüm edilen şiir.
  • terennüm etmek
  • tereyağlı
  • tereyağı
  • tereyağı ilâve etmek veya sürmek
  • tereyağı yapmak için sütü dövmek
  • tereyağı yapıldıktan sonra yayıkta kalan içecek
  • tereyağından kıl çeker gibi
  • terfi
  • terfi etmek
  • terfi ettirmek
  • terhis
  • terhis etmek
  • terim
  • terin
  • teriyaki
  • terk
  • terk edilmiş
  • terk edilmiş olma
  • terk etme
  • terk etmek
  • terk ve feragat
  • terk ve feragat etmek
  • terk. fall into disuse kullanılmaz olmak
  • terkediliş
  • terkedilmiş
  • terkedilmiş olmak.
  • terkedilmişlik.
  • terket-mek
  • terketmek
  • terketmek.
  • terki
  • terkip
  • terkip etmek
  • terkip.
  • terleme.
  • terlemek
  • terlemiş
  • terleten
  • terletici
  • terletici iş
  • terletmek
  • terleyen kimse veya şey
  • terli
  • terlik
  • terlikli.
  • termal
  • termal enerji
  • termal kamera
  • termik
  • termik santral
  • termin
  • terminal
  • terminatör
  • terminoloji
  • terminoloji.
  • termit
  • termitler
  • termiye
  • termodinamik
  • termoelektrik
  • termofor
  • termokimya
  • termometre
  • termometre veya barometrede bulunan cıva sütunu
  • termonükleer
  • termos
  • termosfer
  • termostat
  • termostat.
  • termoterapi
  • terorizm
  • terpen
  • territory
  • terrorstricken dehşete düşmüş. the Reign of Terror Fransız ihtilâlinde en kanlı devre.
  • ters
  • ters akıntı
  • ters akıntıların birleşmesinden meydana gelen dalgalı su.
  • ters anlam vermek
  • ters anlamak. misunder standing yanlış anlama
  • ters dönmek
  • ters dönmek. turn up yukarı çevirmek
  • ters huylu
  • ters laf. snarly hırlamaya hazır
  • ters lale
  • ters takla
  • ters taraf
  • ters veya kaba konuşmak
  • ters vuruş
  • ters yüz
  • ters çevirmek
  • ters çevrilemez
  • ters.
  • ters. unfavorableness elverişsizlik. unfavorably zararlı bir şekilde.
  • tersane
  • tersane işçisi.
  • tersbakışımlı
  • tersine
  • tersine dönmek
  • tersine dönmüş
  • tersine hareket etmek
  • tersine hareket ettirmek
  • tersine çevirme
  • tersine çevirmek
  • tersinir
  • tersinir işlem
  • tersinirlik
  • tersinmez işlem
  • tersiyer
  • tersleme
  • terslemek
  • terslik
  • terslik .
  • terslik fly. into a tantrum. hiddetten ter ter tepinmek.
  • terslik.
  • terslik. disagreeably terslikle
  • terslikle abruptness acele
  • terslikle. shortness kısalık
← PreviousPage 12 of 20Next →