LexiTurk← Dictionary

Turkish words: S

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • Sisvati
  • sitayiş
  • sitayiş: parlaklık
  • site devlet
  • site Eternal City Roma. Holy City Kudüs.
  • sitem
  • sitem etmek
  • sitemli
  • sitoloji
  • sitoplazma
  • sitotoksik
  • sitotrofoblast
  • sitozin
  • sitrik asit
  • sitrik.
  • sival
  • Sivas
  • Sivastopol
  • sivi uçlu.
  • sivil
  • sivil elbise
  • sivil itaatsizlik
  • sivil kimse
  • sivil kimse. citizenry bütün vatandaşlar. citizenship vatandaşlık
  • sivil polis
  • sivil savunma
  • sivil toplum kuruluşları
  • sivil toplum kuruluşu
  • sivilce
  • sivilleşme
  • sivri
  • sivri fare
  • sivri kuyruklu aynak
  • sivri köşe
  • sivri sakal
  • sivri tepe
  • sivri tepeli kule yapmak
  • sivri uç
  • sivri uçlu
  • sivri uçlu alet
  • sivri uçlu bir şey ile çabuk çabuk vurmak
  • sivri uçlu kazık
  • sivri uçlu şey
  • sivri ve delici bir alet
  • sivri şey
  • sivrikuyruk
  • sivrilme
  • sivrilmek
  • sivrilmiş
  • sivriltmek
  • sivrisinek
  • sivrisinek larvası veya kurdu.
  • siyah
  • siyah akrep
  • siyah başlı iskete
  • siyah beyaz
  • siyah beyaz resim. black art büyü. black belt judo'da en yüksek derece
  • siyah bir cins pervane
  • siyah bira. porterage hamallık
  • siyah boya
  • siyah elbise
  • siyah frenk üzümü
  • siyah göğüslü iskete
  • siyah iskete
  • siyah kalp
  • siyah kehribar
  • siyah korsan flaması.
  • siyah mantar
  • siyah renk
  • siyah ve beyaz benekli. pepper mill biberi çekmek için kullanılan el değirmeni. pepper pot biberlik
  • siyah çay
  • siyah-sarı kocabaş
  • siyaha boyamak
  • siyahi
  • siyahiler
  • siyahlanmak. a Black zenci. black-and-blue çürük
  • siyahlatmak
  • siyahlaşma
  • siyahlaşmak
  • siyahlık
  • siyahımsı
  • siyahımtırak
  • Siyam
  • Siyam diline ait
  • Siyam halkı veya dili. Siamese cat Siyam kedisi. Siamese twins yapışık doğan ikizler.
  • Siyamlı ikiz
  • siyanür
  • siyanür.
  • siyasal
  • siyasal bilgiler. politically siyaset bakımından.
  • siyasal parti
  • siyaset
  • siyaset adamı
  • siyaset bilimi
  • siyaset uzmanı
  • siyasete ait
  • siyaseten doğru
  • siyaseten doğruluk
  • siyasette terakki taraftarı
  • siyasetçi
  • siyasi
  • siyasi bir partiye ait. political agent siyasi delege. political economy iktisat ilmi. political science idari ilimler
  • siyasi coğrafya
  • siyasi desiseler
  • siyasi doğruculuk
  • siyasi güç
  • siyasi hatiplere mahsus platform
  • siyasi mahkum
  • siyasi parti
  • siyasi partilerin idaresi
  • siyasi ve iktisadi coğrafya
  • siyatik
  • siyatik hastalığı
  • siyatik sinir
  • siyatik sinirine ait. sciatic nerve siyatik siniri.
  • siyek
  • siyer
  • siymek
  • siyonculuk
  • siyonist. Zionism siyonizm.
  • siyonizm
  • siz
  • siz.
  • size
  • size bir içki ısmarlayabilir miyim?
  • size masraf ettirmeden.
  • size. what' it to you? sana ne?
  • sizi
  • sizi özlüyorum
  • sizin
  • sizinki. yours sincerely
  • sizler
  • sizler.
  • sizlibizlilik
  • Siçuan
  • siğil
  • siğil gibi.
  • siğil. warts and all olduğu gibi
  • siğmek
  • siş
  • sişe
  • Sişe emziği
  • Sişmanlatmak.
  • sişmanlık
  • Sjaelland
  • SK
  • skala
  • skaler çarpım
  • skandal
  • skandha
  • skandiyum
  • skeleton
  • skeptisizm
  • skeç
  • ski
  • skim
  • skink
  • skleroz
  • skrotum
  • skuat
  • skuba.
  • slalom
  • slalomcu
  • Slav
  • Slavca
  • Slavey dili
  • Slavist
  • Slavonya
  • slayt
  • slayt.
  • slm
  • slogan
  • slogan. rag tag
  • slouch'ily gevşek gevşek. slouch
  • Slovak
  • Slovak dili. Slovakia Slovakya. Slovakian Slovakyalı
  • Slovakya
  • Slovakya Cumhuriyeti
  • Slovakyalı
  • Slovakça
  • Slovakça.
  • Sloven
  • Slovence
  • Slovenya
  • Slovenya Cumhuriyeti
  • Slovenya'ya veya Slovenya'lılara ait.
  • Slovenyalı
  • slyest veya slier
  • smak pile off
  • smaç
  • smaç basmak
  • smaş yapmak
  • smegma
  • smiley
  • Smithsonian.
  • smokin
  • smokin.
  • smokin. black walnut bir nevi siyah ceviz .black widow zehirli bir örümcek
  • SMS
  • sn
  • snap
  • snobizm
  • Snoopy
  • snop
  • snop veya züppe kimse. snobbery züppelik.
  • snop. snobbishly züppecesine. snobbishness züppelik.
  • snowbordçu
  • so nucundan emin olunmayan bir teşebbüse gi rişmek
  • soba
  • sociableness hoş sohbetlik
  • soda
  • soda.
  • sodyum
  • sodyum benzoat
  • sodyum bikarbonat
  • sodyum bikarbonat. sodium carbonate adi soda. sodium hydroxide sodyum hidroksit. sodium nitrate Şili güherçilesi
  • sodyum hidroksit
  • sodyum karbonat
  • sodyum kloruru
  • sodyum klorür
  • sodyum nitrat
  • sodyum nitrat. sodium silicate cam suyu.
  • sodyum silikat
  • sodyum sülfat
  • sofa
  • sofi
  • sofist
  • sofistike
  • sofizm
  • sofra
  • sofra arkadaşları
  • sofra bezi
  • sofra duası
  • sofra kurmak
  • sofra takımı
  • sofra örtüsü.
  • sofrada et kesme.
  • sofradan kırıntıları toplamak.
  • sofrasına oturmak. Epsom salts ingiliz tuzu. not worth his salt masrafım karşılamaz
  • sofraya konan yemek
  • sofraya oturanların hepsi
  • softa
  • softalık
  • softball
  • sofu
  • sofu kimse
  • sofuluk
  • sofuluk.
  • Sofya
  • Sofya şehri ili
← PreviousPage 14 of 25Next →