LexiTurk← Dictionary

Turkish words: S

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • silâhsız
  • silâhtan tecrit etmek
  • silâhını almak
  • silâhşör
  • silüet
  • silüryen
  • sima
  • simbiyozis
  • simetri
  • simetrik
  • simetrisizlik
  • simetriz
  • Simferopol
  • simge
  • simge cinsinden
  • simge durumuna küçült
  • simgecilik
  • simgelem
  • simgelemek
  • simgelerle ifade etmek
  • simgesel
  • simil
  • simit
  • Simkart
  • simpatik
  • simsar
  • simsar. bill of entry gümrük beyannamesi
  • simsarlık
  • simsiyah
  • simsiyah renk
  • simsiyah.
  • Simurg
  • simya
  • simyacı
  • simyager
  • simülasyon
  • sin
  • sin altyazı.
  • sin dublör
  • sin filim
  • sin gelecek programa ait filim parçası. fragman trailer court ev römorku park yeri.
  • sin gelecek programdan gösterilen parçalar.
  • sin gösterim. projection booth gösterim odacığı. map projection harita çizme usulü
  • sin kesim
  • sin kötü adam rolü
  • sin senaryo.
  • sin set
  • sin ufak rollerde oynayan kimse. Dancingis an extra. Dans dersleri için ayrıca ücret ödenir.
  • sin yapımcı
  • sin yıldız
  • sin çekim
  • sin çevirmek. take aback şaşırtmak. take a beating dayak yemek
  • sin çok kuvvetli lamba. sun parlor cam duvarlı ve güneşli oda. sun roof güneş banyosu yapmaya elverişli dam
  • Sina Yarımadası
  • Sina çütresi
  • sinagog
  • Sinaloa
  • sinameki
  • sinaps
  • sinapsis
  • sinarit
  • Sincan
  • Sincan Uygur Özerk Bölgesi
  • sincap
  • sincap European squirrel sincap
  • sincerity içtenlik
  • Sinderella
  • Sindhi dili
  • sindirici
  • sindirici.
  • sindirim
  • sindirim kanalı
  • sindirim sistemi
  • sindirme. suppres'sive zapteden
  • sindirmek
  • sine
  • sinebent kayışı
  • sinek
  • sinek ağırlık
  • sinek kuşu
  • sinek mantarı
  • sinek raketi. a fly in the ointment keyfe keder veren şey. forest fly atsineği
  • sinek veya böcek şeklinde olta iğnesi
  • sinek veya kiraz gibi.
  • sinekkapan
  • sinekkapan bitkisi
  • sinekkapangiller
  • sinekkaydı tıraş.
  • sinekkuşu
  • sineklik
  • sineklik.
  • sineklikli kapı
  • sinekoloji
  • sinekçil
  • sinema
  • sinema dünyası.
  • sinema makinası
  • sinema perdesi
  • sinema salonu
  • sinema ve stadyumda bilet gişesi
  • sinematografi
  • sinerji
  • sinerjik
  • sinestezi
  • sineye çekmek
  • Singapur
  • Singapur Cumhuriyeti
  • Singapur.
  • Singapurlu
  • single
  • sini
  • sinik
  • sinir
  • sinir argınlığı
  • sinir ağı
  • sinir bozucu
  • sinir bozukluğu
  • sinir etmek
  • sinir gazı
  • sinir hastalığı olan
  • sinir hücresi
  • sinir kasılması
  • sinir krizi
  • sinir merkezi
  • sinir otu
  • sinir sistemi
  • sinir veya su geçen kanal. Canal Zone Panama Kanalı mıntıkası.
  • sinirbilim
  • sinirde uyarma. nervous system sinir sistemi. nervous temperament asabi mizaç. nervously sinirli olarak
  • sinirden mosmor kesilmiş
  • sinirine dokunmak
  • sinirini birinden çıkarmak
  • sinirini bozmak
  • sinirle ilgili
  • sinirlemek
  • sinirlendirici
  • sinirlendirici şey
  • sinirlendirici.
  • sinirlendirme. ir'ritative sinirlendirici.
  • sinirlendirmek
  • sinirlendirmek.
  • sinirlendirmek. exacerba'tion şiddetlendirme
  • sinirlendirmek. harrowing üzücü
  • sinirlendirmek. set on end dikmek
  • sinirlenme
  • sinirlenme. in a pet kızgın.
  • sinirlenmek
  • sinirlere ait
  • sinirli
  • sinirli kimse
  • sinirli ot
  • sinirli sinirli parmaklarını oynatmak
  • sinirli.
  • sinirli. frustra'tion aksiliğe çatma hissi
  • sinirli. impatience sabırsızlık. impatiently sabırsızllkla.
  • sinirlilik
  • sinirlilik: yerinde duramayan kimse
  • sinirsel
  • sinirsiz
  • Sinitik
  • Sinitik dil
  • sinizm
  • sinmek
  • Sinolog
  • sinonim
  • Sinop
  • sinsi
  • sinsi furtively gizlice
  • sinsi kimse
  • sinsi sinsi bir şeyin peşinden gitmek. mouser avcı kedi.
  • sinsi sinsi dolaşmak
  • sinsi sinsi furtiveness gizlilik
  • sinsi ve hain kimse
  • sinsi. stealthily gizlice
  • sinsice
  • sinsice bozmak
  • sinsice hareket etmek
  • sinsilik
  • sinsityotrofoblast
  • sinsityum
  • Sint Maarten
  • sinyal
  • sinüs
  • sinüs dalgası
  • sinüzit
  • sinüzit.
  • sinüzoid dalga
  • sipariş
  • sipariş etmek
  • sipariş söylemek
  • sipariş vermek
  • siper
  • siper demiri
  • siper kazmak
  • siper olmak
  • siper yapmak
  • siper.
  • siperlik
  • sipersiz
  • sipsi
  • sir unvanını kazanan kimse
  • Siraküza
  • Siraküza ili
  • sirayet
  • sirayet etmek
  • sirayet ettirmek
  • siren
  • Siri Derya
  • Sirius
  • Sirius. dog tag köpeğe takılan madeni kimlik
  • sirk
  • sirk gösterileri: sirk pisti
  • sirkat
  • sirke
  • sirke asidi.
  • sirke gibi
  • sirke köpüğü
  • sirke tortusu.
  • sirke.
  • sirkeli
  • sirken
  • sirkengebin
  • sirkonfleks
  • sirküler
  • sirküler tamim genelge. circuIarly dairevi olarak. circular measure daire olçüsü. circular saw daire testere.
  • sirokko
  • siroz
  • siroza ait.
  • sirtaki
  • sis
  • sis bombası
  • sis ile kaplamak
  • sis odası
  • sis perdesi
  • sisle dolmak
  • sisle kaplamak
  • sisli
  • sisli olmak
  • sisli oluş.
  • sismik
  • sismograf
  • sismoloji
  • sistem
  • sistematik
  • sistemik lupus eritematozus
  • sistemli
  • sistemli. business reply envelope ticari cevap zarfı.
  • sistemli. methodically düzenli olarak.
  • sistemsiz
  • sistit
← PreviousPage 13 of 25Next →