LexiTurk← Dictionary

Turkish words: S

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • sfenks
  • sferoidal.
  • Shake a leg. Tez oluver. shake down sarsarak düşürmek
  • Shakespeare
  • Shakespeare'in "Venedik Taciri" adlı piyesindeki kinci Musevi tefeci
  • Shakespeareana.
  • shall.
  • Shan dili
  • Shan State
  • she
  • she has.
  • she would.
  • sheep run Avustralya
  • shep herd
  • Shetland
  • shift for oneself kendini geçindirmek. shift the helm dümen kırmak
  • shift tuşu
  • Shikoku
  • Shintoist Şinto dinine inanan kimse.
  • shiplemek
  • Shizuoka
  • short end veya dirty end of the stick işin kötü tarafı.
  • shoulder blade kürek kemiği. shoulder strap apolet
  • show programı.
  • siber
  • siber güvenlik
  • siber saldırı
  • siber çılgınlık
  • siberalem
  • sibernetik
  • siberpunk
  • siberuzay
  • Sibirya
  • Sibirya dağ bülbülü
  • Sibirya kazı
  • Sibirya.
  • sibop
  • siborgiyum
  • sicil
  • sicil kâtibi.
  • sicil memuru
  • sicile geçirme
  • sicile kaydetmek
  • Sicilya
  • Sicilya Sicilian Sicilyalı.
  • Sicilya çıkışlı gangster örgütü
  • Sicilyaca
  • Sicilyalı
  • sicim
  • siddetle dövmek
  • siddetle karşı koymak
  • siddetli arzu
  • sidik
  • sidik torbası
  • sidik yarışı
  • sidik yolu
  • sidik.
  • sidik. pissed off kaba kızgın.
  • Sidney
  • siemens
  • Sierra Leone
  • Sierra Leone Cumhuriyeti
  • Sierra Leone.
  • Sierra Leoneli
  • sievert
  • sifilis
  • sifilis. syphilit'ic frengili.
  • sifon
  • sifonu çekmek
  • siftah
  • siftinmek
  • sigar
  • sigara
  • sigara dumanını içine çekmek. inhaler solukla içeriye çeken kimse
  • sigara izmariti
  • sigara içebilir miyim?
  • sigara içilmez
  • sigara içme
  • sigara içmek
  • sigara içmek yasaktır
  • sigara tabakası
  • sigara tablası
  • sigara tiryakisi
  • sigara. poke weed şe- kerciboyası
  • sigorta
  • sigorta etmek
  • sigorta mukavelenamesi
  • sigorta olmak
  • sigorta poliçesi
  • sigorta şirketi
  • sigortacı
  • sigortacılık
  • sigortalı
  • sigortasız.
  • Sih
  • sihir
  • sihir numarası
  • sihir. alluring cazip
  • sihirbaz
  • sihirbaz kadın
  • sihirbaz numarası
  • sihirbaz. sorceress büyücü kadın. sorcery büyü
  • sihirbazlık
  • sihirbazlık numarası
  • sihirbazlık.
  • sihirbazlıkla ilgili
  • sihirle ilgili
  • sihirle ilgili. magically büyülü surette
  • sihirli
  • sihirli asa
  • sihirli bir güçle korumak
  • sihirli değnek
  • sihirli küre
  • Sihizm
  • siir hafif rüzgâr
  • Siirt
  • sik
  • sik kafalı
  • sika
  • sikatif
  • Sikayet etmek
  • Sikayet.
  • sikici
  • sikim
  • sikimde değil
  • sikinde olmak
  • sikindirik
  • sikip atmak
  • sikiyim
  • sikiş
  • sikişme
  • sikişmek
  • sikke
  • sikke damgası. straight as a die dümdüz.
  • sikke darbetmek
  • sikke veya harita ve resim üzerindeki yazı. legendary masal türünden
  • sikkelerde muteber tutulan ayardan farklı olmasına müsaade edilen ağırlık. derecesi.
  • sikkeye ait
  • siklamen
  • siklemek
  • siklet
  • siklet. ponderously cansız
  • siklon
  • siklon fırtınasının merkezi.
  • sikme
  • sikme.
  • sikmek
  • sikmeme
  • siktir
  • siktir et
  • siktir git
  • siktiğim
  • siktiğimin
  • sikâyetci
  • sil
  • silah
  • silah altına almak
  • silah atışı
  • silah doldurmak. load up yükletmek.
  • silah sesi
  • silah çekmek
  • silaha sarılmak
  • silahendaz
  • silahla ateş etmek. fire a volley yaylım atesi açmak. Fire away! Haydi
  • silahlandırma
  • silahlandırmak
  • silahlanma
  • silahlanmak
  • silahları bırakma
  • silahları bırakmak
  • silahların sınırlandırılması.
  • silahlı
  • silahlı kuvvetler
  • silahlı soygun
  • silahlı. armed forces silahlı kuvvetler.
  • silahsız
  • silahsızlandırmak
  • silahsızlanma
  • silahsızlanmak
  • silahta fişek hazinesi.
  • silahtan tecrit etmek
  • silecek
  • silecek.
  • silgi
  • silgi. dry cleaner kuru temizleyici. vacuum cleaner elektrik süpürgesi.
  • silgiç
  • sili
  • silici
  • Silifke
  • silikat
  • silikleşme
  • silikon
  • Silikon Vadisi
  • sililik
  • silindir
  • silindir ile düzletmek
  • silindir şapka
  • silindir şeklinde
  • silindir. cylin'drical silindir şeklinde.
  • silinen yerde kalan iz.
  • silip kurutmak
  • silip supürmek
  • silip süpürmek
  • silis
  • Silistre
  • silistre ile verilen kumanda
  • silisyum
  • siliş
  • silkelemek
  • silkelemek. shake up çalkamak
  • silki
  • silkinip tüylerini kabartmak
  • silkinme
  • silkinmek
  • silkinmek. shake out silkmek
  • silkip atmak
  • silkiş
  • silkme
  • silkmek
  • sille
  • sille atmak
  • sille vurmak
  • sille: şaplak
  • silme
  • silme aleti
  • silme kalıbı
  • silme.
  • silmek
  • silo
  • silsile
  • silsile halindeki. successively sıra ile
  • silsile. order of business gündem. order of knighthood şövalye örgütü
  • silsilename
  • silt
  • siluet
  • siluet çizmek.
  • siluet.
  • Silvan
  • silâh
  • silâh doldurmak için barut ve fişek
  • silâh gücü
  • silâh ile tehdit etmek
  • silâh taşımak. carry away götürmek
  • silâh çakmağı
  • silâh çekme
  • silâh. weaponry silahlar.
  • silâhla öldürmek veya yaralamak
  • silâhlar
  • silâhlı gangster
  • silâhlı kimse
← PreviousPage 12 of 25Next →