Turkish words: R
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- rastlantı. coinciden'tal rastlantı eseri olan
- rastlantısal
- rastlaşmak
- rastık
- rasyonalist
- rasyonalizasyon
- rasyonel sayı
- rasyonelleştirme
- ratio
- rationalness mantıklılık
- raunt
- Ravenna ili
- ravent
- ravioli
- ray
- ray bogazı
- rayiha
- rayiha.
- rayihalı
- rayma.
- rayon
- razl olmak
- razor shell denizçakısı
- razor strap ustura kayışı. safety razor tıraş makinası.
- razı
- razı etmek
- razı etmek. come to term çocuğu doğum zamanına kadar taşımak. come to terms uzlaşmak
- razı olma
- razı olma.
- razı olma. in compliance with -e uygun olarak
- razı olmak
- razı olmak .cave-in çökme
- razı olmak.
- razı olmak.come at varmak
- razı olmamak
- razı olmamak. stand on de temel tutmak
- rağbet
- rağbet etmek
- rağbet etmemek
- rağbet görmeme.
- rağbet görmeyen
- rağbetsizlik
- rağmen
- rağmen.
- rağmen. fly in the face of karşı gelmek. have the face yüzü tutmak
- rağmen. There was never a new plan but what someone objected to it Yeni hiç bir plan yoktur ki birisi itiraz etmesin.
- Raşid
- Raşit
- raşitik
- raşitizm
- raşitizm hastalığına tutulmuş
- re
- re.
- Reading
- reaksiyon
- reaksiyon göstermek
- reaksiyon. reactionary gerici
- reaktan
- reaktans
- reaktif
- reaktif güç
- reaktif kâğıt
- reaktör
- realist.
- realite
- realite.
- rearm. restate.
- reasürans
- Reaumur
- rebap
- rebetiko
- rebiyülahir
- rebiyülevvel
- received
- Recep
- receptiv'ity alma eğilimi
- recipe
- recm
- red
- red cevabı
- red oak bodur meşe
- red poppy gelincik
- red ve inkâr etmek
- reddeden
- reddederek.
- reddedilemez
- reddedilen
- reddedilme. rejection slip editörden yazara gönderilen "kullanamayız" pusulası.
- reddedilmek
- reddedilmiş
- reddedilmiş kimse veya şey.
- reddetme
- reddetmek
- reddetmek.
- reddetmek. kill off hepsini öldürmek
- reddetmek. under one' nose burnunun dibinde.
- reddetmek. veto power reddetme yetkisi
- redif
- redingot
- redingot.
- redoks
- redüklenme
- redüksiyonizm
- reeksport
- reel
- reel sayı
- reel sayılar
- reenkarnasyon
- reeskont
- refah
- refah bulmak
- refah içinde
- refah içinde olan ülke.
- Refah valiliği
- refah ve bolluk içinde büyütmek
- refah. creaturely yaratıklarla ilgili.
- refahlı zamanlar. hard times kötü günler
- refakat
- refakat eden kimse
- refakat eden şey
- refakat etmek
- refakat etmek. squireling küçük bey.
- refakatçiler
- referandum
- referandum.
- referans
- refik
- refika. take to wife evlenmek. wife'hood zevcelik
- refiksiz.
- refleks
- refleks merkezi.
- refleks. reflex center gayri ihtiyari hareketleri idare eden ve beyinde bulunan merkez
- reflektör
- reflü
- reform
- reform yapmak
- reforme etmek
- refüj
- refüj bölgesi, korunak
- reggae
- Reggio Emilia ili
- regl
- regl. cursed Iânetli. cursed talihsiz
- regresyon
- regülasyon
- regülator
- regülatör
- regülatör.
- regüle etmek
- rehabilitasyon
- rehavet
- rehber
- rehber .
- rehber kitabı .
- rehber olmak
- rehber olmak.
- rehber öğretmen
- rehber.
- rehberlik
- rehberlik etmek
- rehberlik etmek.
- rehin
- rehin vermek
- rehinden kurtarma
- rehine
- rehine koyma. in pawn rehinde pawn broker rehinle ödünç para veren kimse
- rehine koymak
- Reichard tohumculu
- reis
- reisicumhur
- reislik
- rejim
- rejim yapmak
- rejim yapmak.
- rekabet
- rekabet eden
- rekabet etmek
- rekabet etmek.
- rekabet gücü
- rekabet ile ilgili
- reklam
- reklam ajansı
- reklam panosu
- reklam tabelası
- reklam, tanıtım
- reklam.
- reklamcı
- reklamcılık
- reklâm
- reklâm yapmak
- reklâm.
- reklâm. advertising agent reklâm ajansı.
- reklâmını yapmak
- reklâmını yapmak. advertisement ilân
- rekolte
- rekolte, hasat
- rekombinant
- rekombinasyon
- rekor
- rekor kıran
- rekor yapan
- rekreasyon
- rekreasyon alanı
- rektum
- rektör
- rektör yardımcısı. vice consul viskonsül
- rektörlük
- rekât
- reküperasyon
- relativite teorisi
- relativizm
- relevancy münasebet
- reliableness itimada lâyık olma. reliably güvenilir surette.
- relikt martı
- reluctancy istemeyiş
- remi
- remiks
- remix
- remiz
- remiz kabilinden. symbol'ically sembolik olarak. symbolism simgecilik
- remzi
- Ren
- Ren geyiği
- Ren nehri. Rhine wine Ren şarabı.
- Ren nehrinin batısındaki Alman toprakları
- Renanya
- Renanya eyaleti.
- rencide edici
- rencide etmek
- rende
- rende gibi alet. a close shave kıl payı kurtuluş
- rende.
- rendelemek
- rengarenk
- rengarenk. many-sided çok cepheli
- rengeyiği likeni
- rengi atmak
- rengi atmış
- rengi belli olmayan
- rengi derece derece açılmak veya koyulaşmak. shade off fiyatını biraz kırmak
- rengi sararmış
- rengi uygun düşmek. tone down mülayimleştirmek
- rengin açıklık veya koyuluğu
- rengini açmak
- rengini açmak.
- rengini açmak. chalk up kazanmak
- rengârenk
- renk
- renk almak
- renk değiştirmek yüzu kızarmak.