LexiTurk← Dictionary

Turkish words: R

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • renk eşlemi
  • renk katarak güzellik vermek
  • renk katmak
  • renk körlüğü
  • renk körü
  • renk körü. color blindness renkkörlüğü
  • renk tonu
  • renk uyumu. sympho'nious uyumlu
  • renk ve biçimine girme.
  • renk vermek
  • renk yuvarı
  • renklendirmek
  • renklenmek
  • renkler ile çizgilemek
  • renkli
  • renkli gözlük
  • renkli iri camlı gözlük.
  • renkli kalem
  • renkli kurşun kalem ile boyamak. pencil sharpener kalemtıraş. indelible pencil sabit kalem.
  • renkli televizyon
  • renklilik
  • renkseme
  • renkseme dikeci
  • renkseyici
  • renkseçer
  • renksiz
  • renksizlik
  • renkveren
  • renyum
  • rençper
  • rençper.
  • reomür
  • reorganizasyon
  • repertuvar
  • repertuvar.
  • replik
  • replika
  • replikasyon
  • reprodüksiyon
  • Republican
  • repugnancy nefret
  • repütasyon
  • resen
  • resepsiyon
  • resepsiyon memuru
  • resepsiyon memuru.
  • resepsiyonist
  • reseptör
  • resesif
  • resesyon
  • residence
  • resif
  • resim
  • resim etrafına karton çerçeve geçirmek
  • resim gibi
  • resim gibi.
  • resim ile süslemek. illustrator tasvir eden kimse veya şey
  • resim için boyaya katılan sıvı
  • resim konusu olmaya elverişli
  • resim taslağı
  • resim teşkil eden bilmece.
  • resim ve fotoğrafta ışığın kullanılışı.
  • resim ve kakma işlerinde gölge hâsıl eden ince çizgi
  • resim veya haritanın ana hatları
  • resim yapma sanatı.
  • resim yapmak
  • resim çekmek
  • resim çektirmek için poz vermek
  • resim şeklinde ifade edilmiş
  • resim.
  • resimce
  • resimde gölge ve ışık veya renk etkisine ait. tonic accent kelime telaffuzunda vurgu
  • resimde gölgeler yapma
  • resimde renk tonu
  • resimde ve tabiatta ışık ve gölge oyunu
  • resimle göstermek
  • resimlere ait
  • resimli
  • resimli dergi. pictorially resimlerle
  • resimli hikaye serisi
  • resimsi
  • resital
  • resital.
  • resme göIge vermek
  • resme zemin boyası vurmak
  • resmen
  • resmen bildirmek
  • resmen ilan etmek veya bildirmek. return thanks teşekkürlerini bildirmek
  • resmen malumat vermek veya yazmak
  • resmen.
  • resmetme
  • resmetmek
  • resmetmek.
  • resmetmek. describable tarif edilebilir
  • resmi
  • resmi bildiri
  • resmi bir görevi yerine getirmek. officiant
  • resmi defter
  • resmi dil
  • resmi elbise
  • resmi elbise gerektirmeyen
  • resmi emir
  • resmi göruşme
  • resmi izin. on approval muhayyer olarak
  • resmi iş
  • resmi karar
  • resmi kayıtlar defteri
  • resmi kontrol
  • resmi kontrol ve soruşturma. coroners inquest sebebi bilinmeyen ölümlere ait resmi soruşturma.
  • resmi kıyafetli el ulağı
  • resmi mührü. great tit büyük baştankara
  • resmi okulların 9-12 sınıfları
  • resmi olma
  • resmi olmayan
  • resmi olmayan.
  • resmi rapor
  • resmi suretini göstererek ispat etmek .
  • resmi tebliğ.
  • resmi teftiş
  • resmi veya umumi toplantılara mahsus bina
  • resmi yazı
  • resmi yönden.
  • resmi yürüyüş
  • resmi yürüyüş yaptırmak
  • resmi ziyafet
  • resmi ziyarette bulunmak
  • resmileştirmek
  • resmin göIgeli yeri
  • resmini yapmak
  • resmini çekmek
  • resmiyet
  • resmiyet. starch'y nişastalı
  • resmiyete meyilli
  • resmiyete uyan
  • Resmo
  • resmî
  • resmî dil
  • resmî gazete
  • resolüsyon
  • respiratuar
  • respiratör
  • respiratör.
  • respondency cevap verme
  • ressam
  • ressam veya heykeltıraşa modellik etmek
  • ressamların boyalarını karıştırmak için kullandıkları levha
  • ressamlık
  • rest
  • restoran
  • restorasyon
  • restoratör
  • restore etme
  • restore etmek
  • resul
  • ret
  • ret cevabı
  • ret.
  • retaliatory misilleme kabilinden.
  • retikülosit
  • retina. detached retina kopuk ağtabaka.
  • retinit
  • retired
  • retorik
  • retorik soru
  • retributory ödül veya ceza verme eğiliminde
  • retrospektif
  • Reunion
  • Reunionlu
  • reva
  • revak
  • Revan
  • revaç
  • revaç bulmak
  • revaçta olan
  • revaçta olma. popularly herkes tarafından sevilerek
  • revelatör.
  • reverans
  • reverans yapmak
  • reverans.
  • revir
  • revizyonizm
  • revnak
  • revolver
  • revolver.
  • revü
  • Rex
  • rey
  • rey almak
  • reye koymak
  • reye koymamak. lay oneself out birçok tedariklerde bulunmak. lay open açmak
  • reyhan
  • reyine veya onamasına sunmak
  • reyiâm
  • Reykjavik
  • Reykjavík
  • reyon
  • rezalet
  • rezalet kabilinden
  • rezalet nevinden
  • reze
  • rezede
  • rezeksiyon
  • rezene
  • rezerv
  • rezervasyon
  • rezervasyon yapmak
  • rezervuar
  • rezervuar, havza
  • rezidans
  • rezil
  • rezil etme
  • rezil etmek
  • rezil etmek.
  • rezil kimse
  • rezil olmak.
  • rezil.
  • rezil. disgrace fully utanılacak bir surette
  • rezilane
  • rezilce. out rageousness rezalet.
  • rezilcesine
  • rezilcesine. infamousness rezillik.
  • rezillik
  • rezilyans
  • rezilâne.
  • rezistans
  • rezonans
  • reçel
  • reçelini yapmak
  • reçete
  • reçete yazmak
  • reçetesiz
  • reçine
  • reçine. resiniferous sakız hasıl eden
  • Reşid
  • reşit
  • reşit olmama.
  • reşit olmayan
  • reşitlik. absolute majority salt çoğunluk.
  • rhinocerot'ic gergedana ait.
  • ria
  • riayet
  • riayet eden
  • riayet etmek
  • riayet etmemek
  • riayetkârane
  • riayetsiz
  • riayetsizlik
  • ribo nükleik asit
  • ribonükleik
  • ribonükleik asit
← PreviousPage 3 of 5Next →