LexiTurk← Dictionary

Turkish words: P

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • platformlararası
  • platin
  • platin gibi bazı madenlerin sünger hali
  • plato
  • Plato.
  • Platon
  • platonik
  • platonik aşk
  • platonik sevgi. platonic relationship samimi arkadaşlık
  • Platonik. platonic love saf aşk
  • playboy
  • PlayStation
  • plazma
  • plazmit
  • plaçka
  • plağa almak
  • plebisit
  • plektrum
  • Plevne
  • pleybek
  • pli
  • pliableness esneklik
  • plise makinası
  • plug-in
  • plugin
  • plumous tüylü
  • pluviyometre
  • Plymouth
  • plânlamak
  • plânsız
  • plütoid
  • plütokrasi
  • Plüton
  • plütonyum
  • pnömokok
  • pnömokonyoz
  • pnömoloji
  • pnömolojik
  • pnömoni
  • pnömotoraks
  • Po
  • podcast
  • Podgorica
  • podolog
  • podusüet.
  • podyum
  • podyum.
  • podösüet
  • poetry.
  • pofidik
  • pofuduk
  • pogrom
  • pohpohlama
  • pohpohlamak
  • poke fun at bir kimse ile alay etmek
  • poker
  • poker oyununda aynı renkten olan bir el kağıt.
  • poker surat
  • pokerde beş kartlı bir seri
  • Pokémon
  • pol pozisyonu
  • polarizasyon
  • polarmak
  • polat
  • polemik
  • polemik. polemical tartışmalı
  • polemiğe giren kimse
  • polen
  • polene alerjim var
  • polietilen
  • polifoni
  • polifonik
  • polifonik.
  • poligam.
  • poligami
  • poligon
  • poligraf
  • poliklinik
  • polimer
  • Polinezya
  • Polinezya dili
  • polinom
  • polip
  • poliploidi
  • polis
  • polis akademisi
  • polis arabası
  • polis devriyesi
  • polis hafiyesi
  • polis karakolu
  • polis kuvvetleri
  • polis köpeği
  • polis law and order küçük suçlara karsı şiddet
  • polis memuru
  • polis merkezi
  • polis müdürü
  • polis noktası
  • polis tarafından yapılan işkence
  • polis tayin etmak
  • polis vasıtasıyla düzeni sağlamak
  • polis ve gümrük memurlan baskını
  • polis ve hakimler author'itative yetkili
  • polisakkarit
  • poliseksüel
  • polisi ara
  • polisi arayacağım
  • polisi arayın
  • polisi çağır
  • polisi çağırın
  • polisiye
  • polisler
  • polisçe aranmakta olan
  • politeist
  • politeizm
  • politeknik
  • politik
  • politik doğruculuk
  • politika
  • politika bilimi
  • politika değiştirmemek. stand still hareketsiz durmak
  • politika faizi
  • politika çarkı
  • politikacı
  • politikacılık.
  • poliçe
  • poliçe v
  • poliçe.
  • poliçeyi ödemek
  • poliüretan
  • polka dansı
  • polka müziği. polka dot puanlı
  • polo
  • Polonez
  • Polonya
  • Polonya Cumhuriyeti
  • polonya dili
  • Polonya'ya veya Polonya halkına ait
  • Polonyalı
  • Polonyalı.
  • polonyum
  • Polyanna
  • polye
  • pomat
  • pompa
  • pompa.
  • pompa. pump handle pompa kolu.
  • pompacı
  • pompalama
  • ponderousness ağırlık
  • ponpon
  • ponpon kız
  • ponton
  • ponza
  • ponza taşı
  • Pool
  • pop
  • pop müzik
  • popo
  • popülarite
  • popülasyon
  • popüler
  • popüler bilim
  • popüler kültür
  • popüler olma
  • popülist
  • popülizm
  • porno
  • porno yıldızı
  • pornografi
  • pornografi. pornographic müstehcen
  • pornografik
  • porselen
  • porsiyon
  • porsiyon.
  • porsuk
  • porsuk ağacı
  • porsukgiller
  • port
  • portakal
  • portakal cinsinden meyva
  • portakal rengi
  • portakal rengindeki. orange blossom portakal çiçeği. bitter orange
  • portakal reçeli.
  • portakal suyu
  • portakal suyu ve votka kokteyli.
  • portakal çiçeği
  • portakal şurubu
  • portakal şurubu. orange pekoe ince toz halinde Seylan çayı.
  • portakala ait
  • portal
  • portatif
  • portatif bebek arabası.
  • portatif eşya. portabil'ity ta şınabilme
  • portatif fırın. baker' dozen on üç.
  • portatif karyola.
  • portatif merdiven basamağı
  • Portekiz
  • Portekiz Cumhuriyeti
  • Portekiz'le ilgili
  • Portekiz.
  • Portekizce
  • Portekizli
  • Portekizliler. Portuguese manofwar denizanası
  • portföy
  • Portland Parish
  • portmanto
  • Porto Riko
  • Porto Rikolu
  • porto şarabı
  • portrait statue portre heykel. pen portrait yazı ile yapılan tasvir.
  • portre
  • portreci
  • posa
  • posa.
  • posasını çöktürmek
  • Poseidon
  • post
  • post mrortem
  • post, kürk
  • posta
  • posta adres listesi
  • posta arabası
  • posta atlarıyle
  • posta atlarıyle seyahat etmek
  • posta gemisi
  • posta ile göndermek
  • posta ile göndermek. mail train posta treni. firstclass mail en yüksek posta ücretine tabi adi mektup.
  • posta ile ilgili. postal clerk postane memuru. postal convention milletlerarası posta anlaşması. postal money order
  • posta kartı
  • posta kodu
  • posta kutusu
  • posta kutusu.
  • posta maddesi
  • posta müvezzii.
  • posta pullan üzerinde ızgara şeklinde yapılan kabarık noktalı delikler
  • posta pulu
  • posta tatarı
  • posta torbası
  • posta treni. across the way yolun öte tarafında
  • posta ücreti
  • posta ücreti. postage due eksik ödenmiş posta ücreti
  • postacı
  • postacının gittiği yol.
  • postada ücretsiz gitmesi için mektubun üzerine imza atmak
  • postadan mektupların dağıtılması
  • postal
  • postal order posta havalesi. postal savings bank posta idaresine bağlı banka
  • postalama işlerinde kullanılan makina
  • postane
  • postantibiyotik etki
← PreviousPage 7 of 9Next →