LexiTurk← Dictionary

Turkish words: P

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • pineal bez
  • pinekleme. slumber away uyuyarak vakit kaybetmek.
  • pineklemek
  • pinel
  • pines
  • pingpong
  • pingpong ve tenis raketi
  • pinlemek
  • Pinokyo
  • pint
  • pinti
  • pinti kimse.
  • pinti. miserliness cimrilik
  • pintilik
  • pintilik.
  • pinyata
  • Pinyin
  • pipet
  • pipi
  • pipo
  • pir
  • pirahen
  • piramit
  • piramit sistemi
  • piramit şeklinde şey veya yığın
  • piramit şeması
  • pirana
  • piraya
  • pire
  • pire otu
  • pire yeniği
  • pirekapan
  • pireler
  • Pireneler
  • Pireneler. Pyrene'an Pirene'li.
  • pireye kızıp yorgan yakmak
  • pireyi deve yapan. petty cash küçük kasa
  • pireyi deve yapmak
  • pireyi deve yapmak.
  • pirinç
  • pirinç gibi
  • pirinç sirkesi
  • pirinç taneleri
  • pirinç tarlası
  • pirinç tatlısı
  • pirinçten yapılmış
  • pirinçten yapılmış alet veya eşya
  • pirit
  • piroksen
  • piroliz
  • piromani
  • pirometre
  • pirsing
  • piruhi
  • pirupak oluş.
  • pirzola
  • pis
  • pis herif. crab louse kasık biti
  • pis iş
  • pis kokan nefes.
  • pis kokan şey veya kimse
  • pis koku
  • pis koku. stink out kötü koku ile kaçırmak. stink up kokutmak
  • pis kokulu
  • pis konuşan kadın. bony fishes kemikli balıklar
  • pis pis
  • pis ve değersiz şey garbage man çopçü
  • pis. sliminess yapışkanlık
  • pis. vile'ly alçakça
  • Pisa
  • Pisa ili
  • Pisa Kulesi
  • Pisagor
  • Pisagorik ortalama
  • pisboğaz
  • pisi
  • pisi balığı
  • pisi pisi
  • pisibalığına benzer bir balık.
  • piskopos
  • piskopos tayin etmek. bishop' miter shell firavun tacı
  • piskoposluk
  • piskoposluk kilisesi
  • piskoposluk kürsüsüne ait
  • piskoposluk. Holy See Papalık.
  • pislemek
  • pisletmek
  • pislik
  • pislik ile ilgili
  • pislik.
  • pist
  • pistil
  • piston
  • piston kullanmak.
  • piston kullanmak. pull through paçayı kurtarmak. pull together işbirliği yapmak
  • pisuvar
  • pit
  • pitaya
  • Pitbull
  • Pitcairn
  • Pitcairnli
  • piton
  • pitoresk
  • pitoresk.
  • pituitary body hipofiz guddesi. pituitous balgama ait.
  • piyade
  • piyade alayı
  • piyade Tüfeği
  • piyale
  • piyango
  • piyango ve at yarışlarında kazanınca verilen büyük meblağ.
  • piyangoda boş numara
  • piyangoya koymak.
  • piyanist
  • piyanist.
  • piyano
  • piyano klavyesi. finger bowl sofrada parmak yıkayacak kap
  • piyano tuşlarından biri
  • piyano veya orgda tuş sıralanndan her biri
  • piyano. piano stool vida ile alçalıp yükseltilebilen piyano taburesi. grand piano kuyruklu piyano. upright piano düz piyano
  • piyanoda sesi boğmaya mahsus yastık veya keçe parçası.
  • piyanonun beyaz tuşu
  • piyasa
  • piyasa ekonomisi
  • piyasa fiyatı
  • piyasa fiyatını bildirmek
  • piyasa fiyatını söylelemek
  • piyasa rayici. nominal value itibari kıymet. value-add-ed-tax ek değer vergisi. value judgment önyargı
  • piyasa yeri
  • piyasada bulunan. availabil'ity
  • piyasada durgunluk
  • piyasada fazla mal olması.
  • piyasada panik
  • piyasadaki para miktan
  • piyasaya sürmek
  • piyasaya çok sayıda kâğıt para çıkarmak. inflatable şişirilebilir. inflated şişmiş
  • piyasaya çıkarmak
  • piyasayı tutmuş
  • piyaz
  • Piyemonte
  • Piyemontece
  • piyes
  • piyes veya kitapta gereksiz ilâve
  • piyes veya romanda kişi
  • piyes yazarı.
  • piyese başlamak.
  • piyesi sahneye koyma
  • piyeste oynamak. tread under foot ayak altında çiğnemek. tread on one' heels peşine düşmek
  • piyeste söyleyeceğini unutmak. drop a remark kasten söylemek
  • piyesteki oyuncuların bütünü.
  • piyon
  • piyore
  • pizza
  • pizza dilimi
  • pizza fırını
  • pizza.
  • pizzacı
  • piç
  • piç etmek
  • piç fidan
  • piç oğlu piç. son of a gun it kırıntısı
  • piçler
  • piçleri budamak
  • pişirme
  • pişirmeden önce üzerine çırpılmış yumurta sürmek
  • pişirmek
  • pişirmek için eti sarmak
  • pişkin
  • pişkin adam. a world of pek çok
  • pişkin insan
  • pişkin olmayan
  • pişkince
  • pişman
  • pişman etmek
  • pişman olma.
  • pişman olmak
  • pişmanlık
  • pişmanlığa ait
  • pişmek
  • pişmemiş
  • pişmemiş. immaturely yetişkin kimse gibi davranmayarak
  • pişmiş herhangi bir şeyin kabuğu
  • pişmiş kelle gibi sırıtmak
  • piştov
  • PKK
  • plaj
  • plaj topu
  • plaj voleybolu
  • plajlarda boğulma tehlikesinde olanların imdadına yetişmeye hazır özel memur.
  • plak
  • plak doldurmak.
  • plaka
  • plan
  • plan kuran kimse
  • plan kurmak
  • plan proje
  • plan yapan kimse
  • plan yapmak
  • plan yapmak veya kurmak
  • plan yapmak.
  • plan çizen kimse
  • plan çıkarmak
  • plan.
  • plana göre
  • plana göre tanzim etmek
  • Planck katsayısı
  • planda. make short work of kısa kesmek
  • plane tree çınar
  • planemo
  • planet
  • planetaryum
  • planetoit
  • planetoloji
  • planimetre
  • plank
  • plank out hemen ödemek .
  • plankton
  • plankton.
  • planlama
  • planlamada ilerideki sonucu düşünebilme. a long face ekşi yüz
  • planlamak
  • planlamak.
  • planlamak. concerted kararlaştırılmış
  • planlı
  • planlı ekonomi
  • planor.
  • plansız
  • plantasyon
  • planya
  • plançete
  • planör
  • planını tertip etmek
  • planını yapmak
  • planını çizmek
  • planını çizmek. trace over şeffaf kağıt üzerinden kopya etmek. traces of pain ağrı belirtileri
  • plasenta
  • plasman
  • plaster
  • plaster adhesiveness yapışkanlık.
  • plastik
  • plastik cerrahi
  • plastik poşet
  • plastik sanatlar
  • plastik ördek
  • plastik.plastic arts plastik sanatlar.plastic surgery plastik ameliyat.plasticity istenilen şekle konulabilme
  • plastron
  • Plateau Departmanı
  • Plateau Eyaleti
  • platerina
  • platform
← PreviousPage 6 of 9Next →