LexiTurk← Dictionary

Turkish words: P

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • paçavralardan yapılmıs yün
  • paçayı kurtarma.
  • paçayı kurtarmak
  • paçoz
  • paşa
  • paşalık
  • PC
  • pe
  • pearler inci avcısı. pearl fish incibalığı
  • pearlwort mercan otu
  • ped
  • pedagog
  • pedagoji
  • pedagojik
  • pedal
  • pedal çevirmeden bisiklet sürmek
  • peder
  • pederane
  • pederane.
  • Pederimiz
  • pederler
  • pederşahilik.
  • pediatri
  • pedikür
  • pedikürcü
  • pediyatri
  • pedofil
  • pedofili
  • pedometre.
  • Pegasus
  • Pegasus.
  • pegmatit
  • pehlivan
  • pehlivan. athlete' foot madura ayağı
  • pehpeh
  • pehpehlemek
  • pehriz ile yarışa hazırlanmak
  • pejmurde
  • pejmurde bir halde
  • pejmürde
  • pejmürde .
  • pejmürde kılıklı. raggedly yırtık pırtık. raggedness pejmürdelik.
  • pejmürde: iplikleri akmış
  • pejoratif
  • pek
  • pek az
  • pek az anlayabilmek. think little of kıymet vermemek
  • pek az şey
  • pek az. stingily hasisçe
  • pek bol
  • pek büyük
  • pek dayanıklı
  • pek derin: anlaşılmaz.
  • pek eski
  • pek fakir
  • pek fena
  • pek ince. exactscience matematik gibi kesin sonuçlar elde edilebilen bilim
  • pek insafsız. outrageously fazlasıyle
  • pek iyi
  • pek kötü
  • pek sert bir çeşit kaya. granite porphyry porfir ile karışık granit
  • pek sok
  • pek sıkı. killingly gülmekten katıltacak derecede.
  • pek tabii. by no means hiç
  • pek zor. formidabil'ity korkunçluk
  • pek âlâ
  • pek çabuk
  • pek çabuk gitmek
  • pek çirkin
  • pek çok
  • pek çok defa. quite a man harika adam. quite a view şahane manzara.
  • pek çok.
  • pek çok. immenseness
  • pek çok. innumerably sayısız olarak.
  • pek çok. odds and ends ufak tefek şeyler. on end dik
  • pek çok. the Great Divide bir kıtayı bölen su hattı
  • pek çok. the million ahali
  • pek çok. ungodliness dinsizlik günahkarlık .
  • pek.
  • pek. terribly müthiş bir şekilde
  • pek: geç
  • peki
  • peki demek
  • peki ya
  • Pekin
  • Pekin ördeği
  • Pekin.
  • pekişmek
  • pekişmiş
  • pekiştirici.
  • pekiştirme
  • pekiştirmek
  • pekiştirmek. impac'tion sıkıştırıp birbirine kaynatma
  • pekiştirmeli
  • peklik. impacted tooth disçi. çene kemiğine kaynamış diş.
  • pekmez
  • pekmezli bir kurabiye. hermit crab başka bir hayvanın kabuğu içinde yaşayan bir çeşit yengeç
  • peksimet
  • pektin
  • pekâlâ
  • pelagra. pellagrous pelagra hastalığına tutulmuş.
  • pelerin
  • pelerin veya manto ile örtmek
  • pelerinli kanarya
  • pelerinli çamurcun
  • pelesenk yağı
  • pelikan
  • pelikansılar
  • pelin
  • pelin otu
  • pelte
  • pelte gibi donmak. calves-foot jelly paça jelatini. petroleum jelly vazelin.
  • pelte gibi ezilmiş şey
  • pelte gibi yapmak
  • peltek konuşmak
  • peltekleşme
  • pelteklik. impedimen'tal engel kabilinden
  • pelteleşmek
  • pelteleştirmek
  • peltemsi yapmak
  • peluş
  • peluş ayı
  • peluş ayıcık
  • pelvis
  • pelüş
  • pelüşten yapılmış
  • pembe
  • pembe dağ çütresi
  • pembe dizi
  • pembe göğüslü ötleğen
  • pembe kaşlı çütre
  • pembe kaşıkçı
  • pembe martı
  • pembe renk
  • pembe sırtlı pelikan
  • pembelik. at first blush ilk bakışta. blush rose pembe renkli bir çeşit gül
  • pembemsi
  • pembemtırak
  • pembemtırak. pinkness pembelik.
  • pembeye bakan açık mor
  • pena
  • penaltı
  • penaltı alanı
  • penaltı noktası
  • Pencap
  • Pencapça
  • pencere
  • pencere camlarını kurşunla tutturmak
  • pencere camı
  • pencere camı.
  • pencere içinde oturulacak yer. window sill pencere eşiği. bay window cumba penceresi
  • pencere kafesi
  • pencere kanadı
  • pencere kenarı
  • pencere veya tepe camı gibi ışık veren şey
  • pencere yöneticisi
  • pencere çerçevesi
  • pencere çerçevesi takmak.
  • pencere çıkması
  • pencerenin bir camı
  • penceresiz
  • pencereye cam takmak
  • pendant
  • peneplen
  • penetrasyon
  • penguen
  • penguen.
  • peni
  • penis
  • penis başı
  • penis dokusunun kan dolması ile sertleşmesi
  • penis hasedi
  • penisilin
  • penisilin.
  • penissiz
  • Pennsylvania'da konuşulan bir çeşit Almanca
  • pens
  • pense
  • Pensilvanya
  • pentagram
  • pentan
  • pentatlon
  • Pentekost
  • pentoz
  • penye
  • pençe
  • pençe atmak
  • pençe izi
  • pençe vurmak
  • pençelemek
  • pepe kimse. stammeringly kekeleyerek.
  • pepelemek
  • pepperoni
  • Pepsi
  • pepsin
  • perakende
  • perakende olarak satmak
  • perakendeci
  • perakendecilik
  • perdah
  • perdah tozu
  • perdah vurmadan evvelki haliyle fırınlanmış çanak çömlek.
  • perdahlamak
  • perdahlı
  • perdahçı
  • perde
  • perde arası
  • perde arkasmda.
  • perde arkası
  • perde arkasında olan
  • perde ayaklı. web press tomar kâğıt ile çalışan baskı makinası. web'bing kalın dokuma kayış.
  • perde değişmesinden meydana gelen aksan. tonic sol-fa do re mi vb. kelimelerle yazılan ses perdesi sistemi.
  • perde perde
  • perde ve süresi itibariyle ses
  • perde çekmek
  • perdeleme
  • perdelemek
  • perdövites
  • perende
  • perestiş etmek
  • perestişe layık
  • perestroyka
  • perfore çöp kovası
  • perfore çöp kutusu
  • performans
  • pergel
  • pergel ayağı
  • pergellemek
  • pergola
  • perhiz
  • perhiz bozmak
  • perhiz etmek
  • perhiz günü. break one' fast orucu açmak
  • perhiz hakkında broşür
  • perhiz kuralları
  • perhiz vermek. diet kitchen astalar için belirli yemekler hazırlayan mutfak. be on a diet perhiz yapmak
  • perhiz yemeği: beslenmeyi ayarlama: perhize ait. dietary laws Musevilerin dini yemek kuralları. dietetic
  • perhiz yolu ile zayıflamak. reducible indirilir
  • perhizkâr
  • perhizkâr abstemiously perhiz yaparak
  • perhizle zayıflama.
  • peri
  • peri gibi
  • peri hastalığı.
  • peri hastalığı. epileptic saralı kimse
  • peri lorisi
  • peri masalı
  • peri.
  • peribacası
  • periferi
← PreviousPage 4 of 9Next →