LexiTurk← Dictionary

Turkish words: P

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • parça başına
  • parça eklemek
  • parça et
  • parça lokma
  • parça parça
  • parça parça etmek
  • parça parça kesmek
  • parça parça olmak
  • parça parça. scrappiness parça halinde olma.
  • parça veya hisselere ayırmak
  • parça vurmak
  • parçacık
  • parçacık fiziği
  • parçacık hızlandırıcı
  • parçacık ışınımı
  • parçalamak
  • parçalanm ış bir şekilde
  • parçalanma
  • parçalanma.
  • parçalanmak
  • parçalanmak. by the piece parça başına. go to pieces parçalanmak
  • parçalanmak. fly at fırlamak
  • parçalanmamış
  • parçalanmış
  • parçalanır
  • parçalar halinde
  • parçalara ayırmak
  • parçalara ayırmak. tell apart birbirinden ayırmak. tefrik etmek.
  • parçalara ayırıp incelemek
  • parçalara bölmek
  • parçalardan yapılmış.
  • parçaları yerli yerine takmak
  • parçaların tümünün bir bütün teşkil edercesine bir arada algılanması
  • parçalarına ayırmak
  • parçalarını bir araya getirerek tamir etmek
  • parçalayıcı
  • parçalı
  • parı1damak
  • parıldama
  • parıldamak
  • parıldayarak.
  • parıltı
  • parıltılar
  • parıltılı
  • parşömen
  • parşömen parçası. membrana'ceous
  • parşömen tomarı
  • pas
  • pas geçmek
  • pas mantarı
  • pas renkli çalı kızılgerdanı
  • pas. free pass ücretsiz giriş sağlayan paso. bring to pass sonuçlandırmak. come to pass olmak
  • pasaj
  • pasaklı
  • pasaklı kadın
  • pasaklı ve pis kadın
  • pasaklı.
  • pasaport
  • pasbaş patka
  • pasif
  • pasif agresif
  • pasif içicilik
  • pasif-agresif
  • pasif.
  • Pasifik kara ördeği
  • Pasifik Okyanusu
  • pasifist
  • pasifizm
  • pasiflik
  • pasiyans
  • paskal
  • Paskalya
  • Paskalya Adası
  • paskalya tavşanı
  • Paskalya yumurtası
  • paskalyadan evvel gelen büyük perhiz
  • paslandırmak
  • paslanma
  • paslanmak
  • paslanmaz çelik
  • paslanmış
  • paslatmak
  • paslı
  • paslı olarak. rustiness paslılık.
  • paslı şahin
  • paso
  • paspas
  • paspas atmak
  • paspas çekmek
  • paspaslamak
  • past redemption kurtarılamaz. redemptive kurtarıcı
  • pasta
  • pasta ve kek üzerine veya içine sürülen şekerli krema.
  • pasta üstü için krema
  • pasta üze- rine krema ile yapılan şerit şeklinde süs
  • pasta üzerine şekerli krema sürmek
  • pasta. pastry cook hamur işi aşçısı.
  • pastacı
  • pastane
  • pastel
  • pastel boya
  • pastel ile yapılmış resim
  • pastel kalemi
  • pastel renk.
  • pastil
  • pastiş
  • pastor
  • pastoral
  • pastör
  • pastörizasyon
  • pastörize etmek
  • pastırma
  • pastırma yazı
  • pat
  • pat diye ses çıkarmak
  • pata
  • pataklamak
  • patalya
  • patates
  • patates böceği
  • patates cipsi
  • patates kızartması
  • patates püresi
  • patates salatası
  • patavatsız
  • patch up acele ve kabaca düzeltmek
  • pate
  • pate.
  • patella
  • paten
  • patenci
  • patent
  • patent almak
  • patent hakkından yararlanan
  • patent. cepital letter büyük harf
  • patenti olan
  • patentli
  • patern
  • paternalizm
  • patetik
  • pathology.
  • pati
  • patika
  • patinaj yapan kimse.
  • patinaj yapmak
  • patiska
  • patka
  • patlak lastik
  • patlak verme
  • patlak vermek
  • patlama
  • patlama sesi
  • patlamak
  • patlamak üzere
  • patlamamış.
  • patlamış mısır
  • patlangaç
  • patlarlı ısıölçer
  • patlatmak
  • patlayan mısır
  • patlayıcı
  • patlayıcı madde
  • patlayıcı madde. high explosive yüksek patlamalı madde. explosively patlayarak. explosiveness patlama kabiliyeti.
  • patlayıcı maddenin patlama cihazı
  • patlayıp çıkmak
  • patlet
  • patlıcan
  • patlıcangiller
  • patojen
  • patolog
  • patoloji
  • patoloji uzmanı
  • patolojik
  • patoz
  • Patra
  • patrik
  • patron
  • pattadak
  • Pattaya
  • patır kütür
  • patırdatmak
  • patırtı
  • patırtı etmek
  • patırtı. make an ado hadise çıkarmak
  • patırtılı
  • Paul
  • Pauli dışarlama ilkesi
  • pavurya
  • pavyon
  • pay
  • pay almak. participate with a person in a thing bir kimse ile bir şeye iştirak etmek. participa'tion katılma
  • pay attention. Hey
  • pay etmek
  • pay kuponu.
  • pay vermek.
  • pay. whack off bıçakla kafasını uçurmak. whack up hisselere bölmek
  • payanda
  • payanda cıvata
  • payanda vurmak
  • payandalar.
  • payda
  • paydaş
  • paydos
  • paye
  • paye vermek
  • payet
  • payitaht
  • paylama
  • paylama.
  • paylamak
  • paylamak .
  • paylamak . take up yukarı çekmek
  • paylamak. throw the lock sürgülemek. throw together yapıvermek
  • paylaşan
  • paylaşan.
  • paylaşma
  • paylaşmak
  • paylaştırma
  • paylaştırmak
  • paylaşım
  • payreks
  • paytak
  • payton
  • Paz
  • pazar
  • pazar yeri
  • pazar, piyasa
  • pazarcı
  • Pazarcık
  • pazarlama
  • pazarlamak
  • pazarlık
  • pazarlık etmek
  • pazarlık yapmak
  • pazarlığı edilmiş.
  • pazartesi
  • pazartesi.
  • pazarIığa girişmek
  • pazen
  • pazen.
  • pazubent
  • pazı
  • pazıbent
  • pazıl
  • paça
  • paçalı baykuş
  • paçalı bağırtlak
  • paçalı şahin
  • paçavra
  • paçavra gibi önemsiz şey. rag baby
← PreviousPage 3 of 9Next →