LexiTurk← Dictionary

Turkish words: K

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • kahır
  • kaide
  • kaide dışı olan şey
  • kaideye ait
  • kaideye muvafık
  • kaim olmak
  • kaime
  • kainat
  • kainata ait
  • kaitplik etmek. write down yazmak
  • kaju
  • kak
  • kaka
  • kakadu
  • kakao
  • kakao ağacı
  • kakao rengi cocoa bean kakao çekirdeği. cocoa butter kakao yağı.
  • kakaolu kek
  • kakaş
  • kakma
  • kakma işi yapmak
  • kakma. mounted gem kakma taş. mounted police atlı polis. mounted troops süvari
  • kakmacılık
  • kakmak
  • kakmak.
  • kakofoni
  • kaktüs
  • kaktüsgiller
  • kakule
  • kakül
  • kakılmış
  • kakılmış şey
  • kakım
  • kakım.
  • kakımak
  • kakırca
  • kakış
  • kakışma
  • kakışmak. push away itip defetmek. push back geriye itmek
  • kal
  • kal ocağı.
  • kala
  • kala-azar
  • Kalaallisut
  • kalaballk mahalle
  • kalabalık
  • kalabalık etmek
  • kalabalık etmek.
  • kalabalıkta itişmek
  • kalabalığın uğultusu. The office was humming Büroda herkes arı gibi çalışıyordu.
  • kalafat etmeye mahsus kıtık.
  • kalamar
  • kalan
  • kalan şey
  • kalandır
  • kalanlar
  • kalao
  • kalas
  • kalas döşemek
  • kalastra
  • kalay
  • kalay ve kurşun alaşımı
  • kalay veya kurşun yaprağı
  • kalay yaprağı
  • kalaycı
  • kalaylamak
  • kalaşnikov
  • kalbi kırık
  • kalbin atış hızını ayarlayan cihaz.
  • kalbin atış hızını ayarlayan gudde
  • kalbini kırma. stab in the back arkadan vurmak. make a stab at teşebbüste bulunmak
  • kalbini kırmak
  • kalbini yumuşatmak
  • kalbur
  • kalbur gibi delik deşik etmek.
  • kalbur: kalburla elemek
  • kalburcu
  • kalburdan geçirmek
  • kalburlamak
  • kalcı
  • kaldrış
  • kaldıran veya diken şey
  • kaldıraç
  • kaldıraç kuralı
  • kaldıraç kuvveti
  • kaldırma
  • kaldırma kuvveti
  • kaldırma.
  • kaldırmak
  • kaldırmak. full tilt son süratle
  • kaldırmaya uğraşmak
  • kaldırmaç
  • kaldırıcı kuvvet
  • kaldırılacak şey
  • kaldırılma
  • kaldırılmak
  • kaldırılmasl zor
  • kaldırılmış
  • kaldırılmış yok edilmiş. extinct animal nesli tükenmiş hayvan. extinct volcano sönmüş yanardağ.
  • kaldırılır
  • kaldırım
  • kaldırım taşı
  • kaldırıma paralel park etmiş bir arabanın yanına park etmek. doublequick çok çabuk
  • kaldırımcılık
  • kale
  • kale almayarak. out of spite inadına
  • kale burcu
  • kale duvarı
  • kale hendeği
  • kale vuruşu
  • kale zindanı. for keeps her zaman için
  • kale. şato
  • kaleci
  • kalecilik
  • kalem
  • kalem açacağı
  • kalem erbabı
  • kalem koyacağı. pen name takma ad
  • kalem kurşunu
  • kalem kutu
  • kalem kutusu
  • kalem kılıçtan keskindir
  • kalem makarna
  • kalem pürüzü
  • kalem tecrübesi
  • kalem tıraşı
  • kalem vuruşu
  • kalem | tükenmez kalem
  • kaleme almak
  • kaleme vermek
  • kalemle hakketmek
  • kalemle kesmek
  • kalemlik
  • kalemtıraş
  • kalemtıraş.
  • kalemtıraşın ağzı
  • kalender
  • kaletmek. smelter kalcı
  • kalevi.
  • kalevi. alkales'cent alkalisi biraz fazla. alkaline alkalik
  • kaleydoskop
  • kaleye koymak veya kapatmak
  • kalfa
  • kalfa. master copy teksir kalıbı
  • kalfa. straw color saman rengi. straw hat hasır şapka. strawhat circuit sayfiyede yazlık tiyatro. straw man hasırdan adam
  • kalhane
  • kalibraj
  • kalibraj, ayarlama
  • kalibrasyon
  • kalibre
  • kalifiye
  • Kaliforniya
  • Kaliforniya martısı
  • kaliforniyum
  • kaligrafi
  • kaliko
  • kaliks
  • Kaliningrad
  • Kaliningrad Oblastı
  • kalinis
  • kalipso
  • kalitatif
  • kalite
  • kalite işareti.
  • kalite kontrol
  • kalite kontrolü
  • kaliteli
  • kaliteli şarap
  • kalitesini yükseltmek
  • kalitesiz
  • kaliteyi geliştirmek
  • kalkan
  • kalkan balığı
  • kalkan bezi
  • kalkanbezi
  • kalkanbezi.
  • kalkansı
  • kalkma dikilme
  • kalkmak
  • kalkmış
  • kalkmış olmak
  • kalkojen
  • kalkülüs
  • Kalküta
  • Kalküta.
  • kalkık
  • kalkınma
  • kalkış
  • kalkışma
  • kalkışmak
  • kalkışmak.
  • kalleş
  • kalleşlik etmek. hit it off anlaşmak
  • kalleşçe
  • Kalliope
  • kallus
  • kalma
  • kalmak
  • Kalmar ili
  • Kalmukya
  • Kalmukça
  • kalmış
  • kalomel
  • kalori
  • kalorifer
  • kalorifer dairesi
  • kalorifer ocağı
  • kalorimetre
  • kalp
  • kalp atışı
  • kalp ağrısı
  • kalp bilgisi.
  • kalp durması
  • kalp hastalığı
  • kalp hastası
  • kalp kası
  • kalp krizi
  • kalp para basmak
  • kalp pili
  • kalp ritmi bozukluğu.
  • kalp seklinde pembe ve sarkık çiçek kümeleri olan bitki
  • kalp yetmezliği
  • kalp çarpması
  • kalp şeklinde herhangi bir şey
  • kalp'hastası
  • kalp-damar hastalığı
  • kalp.
  • kalp. baseborn soylu aileden gelmeyen
  • kalpak
  • kalpazan kimse
  • kalpazanlık
  • kalple ilgili
  • kalpsiz
  • kalpsiz atrociously zalimlikle
  • kalpten
  • kalpten ve kalbin görevlerinden bahseden ilim
  • kalseduan
  • kalsit
  • kalsiyum
  • kalsiyum hidroksit
  • kalsiyum karbonat
  • kalsiyum klorür
  • kalsiyum oksit
  • kalsiyum. calcium carbide karpit. calcium chloride kireç kaymağı. calcium hydroxide kireç.
  • kalsiyumlu
  • kaltak
  • Kalvin öğretisini benimseyen. Protestan kiliseleriyle ilgili.
  • kalye
  • kalyon
  • kalyoncu
← PreviousPage 3 of 34Next →