Turkish words: K
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- kademlik
- kadenz
- kader
- kader. the Weird Sisters kader tanrıçaları. weird'ly tekinsizce. weird'ness tekinsizlik.
- kadercilik
- kadere ait
- kadere bağlı
- kadere bağlı olarak.
- kadidi çıkmış. save one' skin paçayı kurtarmak
- kadife
- kadife balığı
- kadife devrim
- kadife gibi
- kadife çiçeği
- kadife ördek
- kadifemsi şey
- kadim
- kadir
- kadir bilme.
- Kadir Gecesi
- kadit
- kadmiyum
- kadran
- kadran ile maden ocağında harita çıkartma. dial plate kadran
- kadran ile ölçmek
- kadri bilinmemiş
- kadril
- kadrini bilmek
- kadro
- kadrolamak
- kadük
- kadüse
- kadı
- kadın
- kadın astronot
- kadın avcı
- kadın avcısı
- kadın baron
- kadın belediye reisi.
- kadın cinsi
- kadın düşmanlığı
- kadın düşmanı
- kadın düşmanı.misogynous kadından nefret eden.
- kadın elbisesi
- kadın elbisesinin üst kısmı
- kadın erkek ayrımcılığı
- kadın etekliğini genişletmek için uzunluğuna konan kumaş parçası
- kadın gibi
- kadın hakları
- kadın hakları savunucusu.
- kadın haklarını tanıtma mücadelesi
- kadın hastalıkları
- kadın iskarpini için dayanıklı yunlü kumaş
- kadın iç gömleği
- kadın iç çamaşırı ve gecelik.
- kadın kahraman
- kadın kahraman.
- kadın kamarot
- kadın mirasçı.
- kadın otu
- kadın oyuncu.
- kadın perukası
- kadın polis
- kadın savaşçı
- kadın sünneti
- kadın terzi.
- kadın çantası.
- kadın öğretmen.
- kadınca.
- kadıncıl
- kadından nefret eden kimse
- kadınla evlendirmek.
- kadınlar
- kadınlar manastırının baş rahibesi.
- kadınlar tuvaleti
- kadınlara mahsus parmaksız dantel eldiven
- kadınların saçını kabarık göstermek için kullanılan ufak ilâve parça
- kadınlaştırmak
- kadınlık
- kadınlık özelliği.
- kadınsı
- kadınsılık
- kadınsız
- kadınımsı
- kadırga
- kadırga balığı
- kadırgabalığı.
- kafa
- kafa atmak
- kafa dengi
- kafa derisi
- kafa karıştırıcı
- kafa patlatmak
- kafa patlatmak. brainless akılsız
- kafa patlatmak. on the rack çok ıstıraplı.
- kafa sallamak
- kafa sesi
- kafa tutan
- kafa tutmak
- kafa tutmak. in high terms överek
- kafa yorma
- kafa yormak
- kafa üstü
- kafa.
- kafa. beanbag oyuncak olarak kullanılan fasulye torbası. beanpole fasulye sırığı
- kafadan atmak. at all hazards bütün tehlikelere rağmen
- kafadan atmak. talk up methetmek
- kafadan bacaklılar
- kafadan çatlak kimse.
- kafadanbacaklı
- kafadar
- kafadar.
- kafası dumanlı
- kafası dumanlı.
- kafası işlemez
- kafası sağlam
- kafası çabuk işler.
- kafasını karıştırmak
- kafasını kesmek.
- kafasını tutmak. go to pieces parçalanmak
- kafasını uçurmak
- kafasını yarmak
- kafasının dikine giden
- kafasız .
- kafatası
- kafatası kemiklerinin dikişe benzeyen ek yerleri
- kafatasını kaplayan deri
- kafaya dikmek
- kafayı bulmak
- kafayı yemek
- kafayı çekmek
- kafe
- kafein
- kafeinli
- kafeinsiz
- kafeinsiz içecek
- kafes
- kafes ardından
- kafes bileşik
- kafes: ana hatlar
- kafese kapamak
- kafese kapatmak
- kafese koymak
- kafeterya
- kafeterya.
- kafi
- kafi gelmek
- kafir
- kafiye
- Kafkas
- Kafkas Dağları
- Kafkas dili.
- Kafkas diliyle ilgili
- Kafkas tavuğu
- Kafkasya
- Kafkasya'ya ait
- Kafkasya.
- Kafkasyalı
- Kafkasyalılara özgü
- kaftan
- kaftan giydirmek veya giymek. robes of state resmi ve uzun hükümdar kıyafeti.
- kaful
- kafur
- Kagoşima
- Kagoşima ili
- kahin
- kahin.
- kahir
- Kahire
- Kahire.
- kahkaha
- kahkaha atmak
- kahkaha fırtınası
- kahkaha ile gülmek
- kahkaha tufanı
- kahkaha.
- kahkahadan yerlere yatmak. split off yarılmak parçalanmak
- kahkahalarla güldüren. screamingly çok gülünç bir şekilde.
- kahkahaya boğulmak
- kahkahayı basmak
- kahkahayı patlatmak
- kahkahaçiçeği
- kahpe
- kahpelik
- kahraman
- kahraman. lionlike aslan gibi
- kahramanca
- kahramanca. valiancy
- kahramanhk
- kahramanlık
- kahramanlık.
- Kahramanmaraş
- kahramanIlğından dolayı bir asker veya taburun günlük emirde zikredilmesi. ci'tatory aktarma ile ilgili.
- kahredici
- kahretmek
- kahretmek. confounded şaşırmış
- kahretsin
- kahretsin!
- kahrolası
- kahrolası .
- kahrolasıca
- kahrolsun
- Kahrolsun! kahrolası .
- kahvaltı
- kahvaltı etmek
- kahvaltı etmek.
- kahvaltı vermek.
- kahvaltı yapmak
- kahvaltı çıkarmak
- kahvaltılık gevrek
- kahve
- kahve ağacı
- kahve demliği. coffee shop kahve
- kahve değirmeni
- kahve fincanı
- kahve makinesi
- kahve masası
- kahve molası
- kahve rengi
- kahve renkli
- kahve takımı
- kahve tortusu
- kahve vb kutusu.
- kahve ve çayda bulunan uyarıcı madde.
- kahve çekirdeği
- kahve öğütücü
- kahve öğütücüsü
- kahve. cafe curtain pencerenin alt yarısını kapatan perde. cafe society bar ve kulüpleri dolaşan sosyete grubu.
- kahve.coffee mill kahve değirmeni .coffee nut çekirdekleri kahve yerine kullanılan bir çesit yüksek ağaç
- kahveci
- kahvehane
- kahverengi
- kahverengi alabalık
- kahverengi başlı karga
- kahverengi başlı martı
- kahverengi başlıklı martı
- kahverengi doğan
- kahverengi karınlı bağırtlak
- kahverengi lori
- kahverengi pelikan
- kahverengi sağrılı tohumcul
- kahverengi çakır kuşu
- kahverengi çamurcun
- kahverengi şakrak kuşu
- kahverengi şeker
- kahverengileşmek
- kahverengimsi
- kahverengimsi sarı renk
- kahverengimsi sarıya boyamak
- kahya