Turkish words: K
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- kiliseye kabul töreni
- kiliseye veya kutsal şeylere ait
- kiliseye veya papaza ait şey.
- kilit
- kilit dili
- kilit taşı
- kilit taşını yerleştirip kemeri tamamlamak
- kilitleme
- kilitlemek
- kilitlenme
- kilitlenmek
- kilitleyen kimse
- kilitleyici şey. locker room sporcuların elbise ve aletleri için dolaplı oda. Davy Jones' locker denizin dibi.
- kilitleyip tutturmak
- kilitli
- kilitli çekmece veya dolap
- kilitli şey
- kilizbalığı
- kilo
- kilo .
- kilo almak
- kilo almamak
- kilo kaybetmek
- kilo kaybı
- kilo vermek
- kilobayt
- kilobit
- kilogram
- kilohertz
- kilojul
- kilokalori
- kilolu
- kilometre
- kilometre taşı
- kilometre.
- kilometre..
- kilometre/saat
- kilometrekare
- kilovat
- kilovat saat
- kilüs
- kim
- kim bilir
- kim bilir?
- kim bulduysa onundur
- Kim kimdir. Who seeks fame seeks sorrow Söhret peşinde koşan belasını bulur.
- kimi
- kimin
- kiminki
- kiminle görüşüyorum
- kimisi
- kimlik
- kimlik asıllama
- kimlik doğrulama
- kimlik kartı
- kimlik krizi
- kimliği belirsiz
- kimono
- kimono.
- kimse
- kimse yok mu?
- kimseler
- kimsesiz
- kimsesiz bırakmak
- kimsesiz ve çaresiz kalmış. high and low her yerde
- kimsesiz veya düşkünleri barındıran kurum
- kimsesizlik
- kimsesizlik.
- kimseye muhtaç olmadan yaşamak. swift of foot ayağına tez. under foot ayak altında.
- kimseye yaklaşmak istemeyen.
- kimseye zarar vermez
- kimsin?
- kimsiniz?
- kimya
- kimya .analytical chemistry analitik kimya. inorganic chemistry inorganik kimya.
- kimya fabrikası
- kimya ile ilgili
- kimya ile tedavi.
- kimya laboratuvarlarında kullanlıan saplı küçük kap.
- kimya sanayi
- kimyacı
- kimyager
- kimyasal
- kimyasal bağ
- kimyasal bileşik
- kimyasal bileşim
- kimyasal bileşme
- kimyasal bireşim
- kimyasal bozunma
- kimyasal element
- kimyasal gerilim
- kimyasal hızbilim
- kimyasal madde
- kimyasal reaksiyon
- kimyasal tedavi
- kimyasal tepkime
- kimyasal usullerle ayırmak
- kimyasal veya elektrik kuvveti olmayan. indifferently ilgisizce.
- kimyasal yapı
- kimyasal yüzerme
- kimyasal örüt
- kimyasal özellik
- kimyasal öğe
- kimyasal ışıldama
- kimyevi
- kimyevi bir tesire maruz bırakmak
- kimyevi gübre.
- kimyevî
- kimyon
- kimyoni
- kin
- kin beslemek
- kin dolu
- kin hissini kötülükle belirten. virulence
- kinaye
- kinayeli
- kinci
- kinci.
- kinci. vengefully kinle
- kindar
- kindarlık etmek
- kindheartedness iyi kalplilik.
- kindness şefkat
- kinematik
- kinetik
- kinetik enerji
- kinetokor
- kinetozis
- king
- kinik
- kinin
- kinizm
- kinle
- kinli
- kinli bir halde. vindictiveness kincilik
- kinlilik.
- kinoa
- kinofobi
- Kinsey skalası
- Kinşasa
- kiosk
- kip
- kipa
- kipleme
- kiplik
- kippa
- kir
- kir bağlamak
- kir bağlamış
- kir faresi
- kira
- kira arabası
- kira beygiri
- kira ile tutmak
- kira ile tutmak. rent charge kira üzerinden alınan vergi. rentfree kirasız
- kira ile tutulmuş arazi
- kira ile tutulmuş mülk
- kira ile vermek
- kira kontratı
- kira suresi.
- kiracı
- kiracı.
- kiracılık
- kiralama
- kiralamak
- kiralanmış. lease holder kiracı. a new lease on life hastalık veya üzüntüden sonra yeniden hayata başlama.
- kiralık
- kiralık apartman
- kiralık atlı araba
- kiralık ev
- kiralık katil
- kiralık oda. lodging house kiralık odaları olan ev.
- kiraya vermek
- kiraya vermek. let alone
- kiraz
- kiraz ağacı
- kiraz domates
- kiraz eriği
- kiraz kerestesi
- kiraz kuşugiller
- kiraz rengi
- kiraz çiçeği
- kiremit
- kiremit kaplamak
- kiremit rengi
- kiremithane
- kiremitçi
- kireç
- kireç ocağı
- kireç suyu
- kireç sıvamak
- kireç taşı
- kireçlemek
- kireçlenmek
- kireçleşme
- kireçleşmek
- kireçli
- kireçsiz
- kireçsütü
- kireççi
- Kiribati
- Kiribati Cumhuriyeti
- Kiribatili
- kirigami
- Kiril
- Kiril alfabesi
- kirizma yapmak
- kiriş
- kiriş iltihabı
- kiriş köprü
- kiriş tel
- kiriş ve eşik gibi şeylerin dayandığı destek
- kirişçi
- kirlenme
- kirlenmek
- kirleten şey
- kirletici
- kirletme
- kirletmek
- kirletmek. contamina tion bulaştırma
- kirli
- kirli iş
- kirli oluş.
- kirli sakal
- kirli sepeti
- kirli su birikintisi
- kirli su ile lekelenmiş veya ıslatılmış
- kirli çamaşır
- kirli çamaşır. laundry list çamaşır listesi
- kirlilik
- kirman
- kirmen
- kiropraktör
- kirpi
- kirpigiller
- kirpik
- kirpik.
- kirpikli
- Kirundi dili
- kirve
- Kissinger
- kist
- kist ihtiva eden
- kiste ait
- kistik fibrozis
- kistte olan.
- kisve
- kisve.
- kisve: giydirmek
- Kitab-ı Mukaddes