LexiTurk← Dictionary

Turkish words: K

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • kastor Sapka
  • kasvet
  • kasvet vermek
  • kasvet.
  • kasvet: melankolik
  • kasvetle. dismalness keder
  • kasvetle. somberness loşluk
  • kasvetli
  • kasvetli oluş.
  • kasvetli yer
  • kasvetli.
  • kasvetli. melanchol'ic hüzünlü
  • kasvetli. severely şiddetle. severeness
  • kasvetli. side dish salata gibi asıl yemek dışındaki yiyecek.
  • kasvetlilik.
  • kasık
  • kasık bağı
  • kasık biti
  • kasık mantarı
  • kasık otu
  • kasık yarığı
  • kasık şeklindeki şey
  • kasıl
  • kasılma.
  • kasılmak
  • kasılmış
  • kasılmış.
  • kasım
  • kasım.
  • kasımpatı
  • kasıntılı
  • kasır
  • kasırga
  • kasırga.
  • kasıt
  • kasıt.
  • kasıtlı
  • kasıtlı olarak
  • kasıtlı olmayan
  • kasıtlı. intentionally kasten
  • kasıtlıca
  • kasıtsız
  • kasıtsız katil.
  • kat
  • kat eden kısım
  • kat kat
  • kat kat edip küçültmek
  • kat mülkiyeti
  • kat yapmak
  • kat'î
  • katabolizma
  • Katakana
  • katakulli
  • katakulli yapmak
  • katakulliye getirmek
  • Katalan
  • Katalanca
  • katalitik
  • katalitik dönüştürücü
  • katalitik soba
  • kataliz
  • katalizör
  • katalog
  • Katalonya
  • Katalonyalı
  • katalpa
  • katamaran
  • katapult
  • katar
  • Katar Devleti
  • Katar.
  • katarakt
  • Katarevusa
  • Katarlı
  • katatoni
  • katedral
  • katedral gibi.
  • kategori
  • kategori teorisi
  • kategori.
  • katener
  • kateter
  • katetmek
  • katgüt
  • kati
  • kati olarak
  • kati olarak. make sure temin etmek
  • kati olmayan
  • kati surette inkâr. flatfish kalkan gibi yan yüzen balık. flatfooted düztaban
  • kati surette. absoluteness mutlakiyet.
  • kati surette. definiteness kesinlik
  • kati. categor'ically kategorik olarak.
  • kati. decisively kesin olarak
  • kati. definite article İngilizcede isimden önce kullanılan ve nitelediği ismi belirleyen kelime
  • kati. irreversibil'ity tersine çevrilememe
  • katil
  • katil balina
  • katil tipli adam.
  • katil. homicid'al adam öldürme kabilinden.
  • katil. raise Cain ABD
  • katileştirmek. settle accounts hesaplaşmak
  • katilik
  • katip
  • katiplik yapmak
  • katiyen
  • katiyen.
  • katiyen. Never mind. Zararı yok. Boş ver.
  • katiyen. no wonder hiç garip değil
  • katiyen. parting shot ayrılırken söylenen çileden çıkartıcı söz. take a shot in the dark kafadan atmak.
  • katiyet
  • katiyet.
  • katiyetle
  • katiyetle reddetme. self-denial nefsinden feragat etme.
  • katiyetle.
  • katiyetle. decisiveness kesinlik
  • katkı
  • katkı maddesi
  • katkıda bulunan kimse
  • katkıda bulunmak. contribute to yardım etmek
  • katkısız
  • katlama makinası
  • katlamacı
  • katlamak
  • katlanabilir
  • katlanma
  • katlanmak
  • katlanılabilir
  • katlanılamaz
  • katlanıp bukülmek
  • katlanıp dolaba giren portatif karyola.
  • katları ayrı ayrı satılabilen apartman. consumers' cooperative müstehlik kooperatifi.
  • katledilme
  • katletme
  • katletmek
  • katliam
  • katliam.
  • katlı
  • katlı orantılar yasası
  • katma
  • katma değer
  • katma değer vergisi
  • katmak
  • katmak. weight lifter halterci. by weight tartı ile. carry weight itibarlı olmak
  • katman
  • katman bulut
  • Katmandu
  • katmanlaşma
  • katmanlı
  • katmanlı akış
  • katmanyazar
  • katmer
  • katmerli
  • Katolik
  • Katolik Kilisesi
  • Katolik kilisesi.
  • Katolik kilisesinde ayinin değişmez kısmı. ordinarily genellikle
  • Katolik kilisesine ait
  • Katolik manastır sistemine mensup rahip
  • Katolik papazı
  • Katolik ve Ortodokslann büyük perhizden önce gelen eğlence zamanı.
  • Katoliklerin Aşai Rabbani ayininde kullandlkları mayasız ince ekmek
  • Katoliklik
  • Katolisizm
  • katot
  • katran
  • katran ardıcı
  • katran ağacı
  • katran kaplı
  • katran ruhu
  • katran suyu
  • katran taşı
  • katrana benzer
  • katranköpüğü
  • katranlamak
  • katranlı.
  • katre
  • katrilyon
  • katsayı
  • katyapı
  • katyapı ilkesi
  • katyon
  • katî
  • katî. explicitly açıkça
  • katı
  • katı atık sahası
  • katı döner
  • katı evre
  • katı hali
  • katı hâl
  • katı hâl fiziği
  • katı kalpli
  • katı kalpli. Rocky Mountains
  • katı kesin
  • katı kurallara dayanan
  • katı madde
  • katı olmayan
  • katı yürekli
  • katı yürekli. Iron Age Demir Devri ironbound demirle takvive edilmiş
  • katıcıl eğri
  • katıksız. unsophistica'tion saflık.
  • katılan kimse.
  • katılan.
  • katılanlar toplantı mevcudu
  • katılaşmak
  • katılaştırma
  • katılaştırmak
  • katılma
  • katılmak
  • katılmak. come of çıkmak
  • katılmamak
  • katılmaz oylum
  • katıltıcı
  • katılık
  • katılım
  • katılım bankacılığı
  • katılım payı
  • katılımcı
  • katır
  • katırtırnağı
  • katışkı
  • katıştırma
  • katıştırmak
  • katışık
  • katışık.
  • katışıklama
  • katışıklık
  • katışıksız
  • katışıksız. dyed in the wool dokunmadan önce boyanmış
  • kauçuk
  • kauçuk ağacı
  • kauçuk kaplı ince kumaş.
  • kauçuğun hammaddesi.
  • kav
  • kav mantarı
  • kavak
  • kavak mantarı
  • kaval
  • kaval ile çalınan hava
  • kaval kemiği
  • kaval çalan
  • kaval çalma
  • Kavala
  • kavalcı
  • kavalye
  • kavanoz
  • kavanoz.
  • kavanozda muhafaza etmek
  • kavas
  • kavasya
  • kavat
← PreviousPage 10 of 34Next →