LexiTurk← Dictionary

Turkish words: I

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • ip veya ağaca tırmanmak.
  • ipe geçirmek
  • ipe sapa gelmez
  • ipe çekerek idam
  • ipek
  • ipek böcekçiliği
  • ipek böceği
  • ipek gibi
  • ipek gibi yumuşak tüyler. floss silk elişlerinde kullanılan floş
  • ipek tül veya dantel
  • ipek veya yünle ipek karışımından yapılmış çok ince kumaş
  • ipek çiçeği
  • ipeka
  • ipekböceği.
  • ipekkuyruk
  • ipekli
  • ipekli boğan
  • ipekli kumaş
  • ipeksi
  • iperit. mustard plaster hardal yakısı. mustard seed hardal tohumu. hedge mustard yaban hardalı
  • ipeğe benzer örümcek ağı teli
  • ipeği büküp ibrişim yapmak
  • ipeğimsi
  • iPhone
  • ipin ucunu kaçırmak
  • iple
  • iple almak
  • iple bağlamak
  • iple bağlamak veya asmak
  • iple bağlamak. hold in leash yularını elden bırakmamak.
  • iple bağlanmış
  • iple süslemek
  • iple çekmek
  • ipler
  • ipleri eline almak
  • iplerle oynatılan kukla
  • iplik
  • iplik geçirmek
  • iplik iplik
  • iplik sarma silindiri. whitebellied swift yelyutan
  • iplik teli
  • iplik veya bez parçalarından yapılmış ve sırığa bağlanmış tahta bezi
  • iplik veya kumaş tiftiği
  • iplik yumağı
  • iplikhane
  • ipliklerini ayırmak
  • ipliğe dizmek
  • ipliğin karışıp dolaşması
  • iPod
  • ipotek
  • ipotek etmek
  • ipotek ettirmek
  • ipotek vermek
  • ipotekli
  • ipotetik
  • ipotez
  • ipsilon
  • ipsiz sapsız
  • iptal
  • iptal edilmek
  • iptal etme
  • iptal etmek
  • iptal etmek.
  • iptal etmek. avoidable kaçınılır
  • iptal etmek. call out yüksek sesle konuşmak
  • iptal olunan şey
  • iptal. repealable feshedilir
  • iptali kabil olmayan.
  • ipten kazıktan kurtulmuş kimse
  • iptida
  • iptidai
  • iptidat
  • iptila
  • iptila göstermek
  • iptilâ
  • ipucu
  • ipuçlardan anlamak. have the wind of rüzgar yönünde olmak
  • ipçi
  • irade
  • irade dışı
  • irade kabilinden
  • irade kuvveti. voli tive iradeye ait
  • irade sahibi
  • irade veya arzu ifade eden.
  • irade.
  • iradecilik
  • iradesine bırakmak
  • iradesiz
  • iradesiz.
  • iradesiz. feebleness zayıflık
  • iradesizlik
  • iradeye bağlı
  • iran körfezi. Persian lamb iyi cins astragan kürk. Persian lilac mor leylâk
  • iran'a ait
  • iran'ın eski ismi.
  • irat
  • irat etmek
  • irdeleme
  • irdelemek
  • irfan
  • irfan sahibi
  • irgitim
  • irgitim sarmalı
  • iri
  • iri avurtlarında yiyeceğini yuvasıma taşıyan sıçan türünden kemirici bir hayvan
  • iri boynuzlu bir geyik
  • iri burun
  • iri gagalı karga
  • iri parça
  • iri ve gösterişli tüy
  • iri ve hantal kimse veya şey
  • iri ve yuvarlak çakıl
  • iri yapılı
  • iri yapılı. stupendously harikulade bir şekilde.
  • iri yarı
  • iri yarı kimse
  • iri.
  • iribaş
  • irice bir çeşit harf.
  • iridyum
  • iril
  • irili ufaklı cam bardaklar veya madeni parçalardan meydana gelen bir çeşit çalgı .
  • irilik
  • irin
  • irin akıtmak
  • irin.
  • irini
  • irinlenme
  • irinlenmek
  • irinli
  • iris
  • iris lorisi
  • iris tabakası
  • irite etmek
  • iriyarı
  • iriölçekte
  • iriözdecik
  • irkenek
  • irkeyel
  • irkilme
  • irkilmek
  • irlanda'nın başkenti Dublin şehri .
  • irlanda'ya ait
  • irlanda.
  • irmik
  • ironi
  • ironik
  • irradyasyon
  • irrasyonel sayı
  • irrealist
  • irredantist
  • irredantizm
  • irrev'ocableness geri alınamaz oluş
  • irsi
  • irsiyet
  • irtibat
  • irtibatsız
  • irtibatsızlık
  • irtica
  • irtical
  • irticalen
  • irticalen söylenmiş
  • irticalen söylenmiş şiir veya çalınan müzik parçası
  • irtidad
  • irtidat
  • irtidat etmek
  • irtifa
  • irtifa hastalığı
  • irtifa kaybetmek
  • irtifa sathı
  • irtifa.
  • irtihal
  • irtikab etme
  • irtikab etmek
  • irtikap
  • irşat etmek
  • irşi
  • is
  • is not değil.
  • is not. iso onek aynı
  • isa peygambere inanan
  • isa'nın öIümünün sembolü olarak kullanılan haç şekli
  • isa. Christlike isa gibi. Christ' thorn kaba diken
  • isabet
  • isabet etmek
  • isabet ettire meyiş
  • isabet ettirememek veya etmemek
  • isabet ettirmek
  • isabet kaydedememek. on fire yanmakta
  • isabetli
  • isabetli.
  • isabetsiz
  • isaretlemek
  • isaretlenmiş
  • ise
  • ise bulaştırmak.
  • ise de
  • ise yaramak
  • isfendan
  • isfenks
  • ishakkuşu
  • ishal
  • ishal olmuş
  • isilik.
  • isim
  • isim defterine kaydetmek
  • isim günü
  • isim koymak
  • isim listesi.
  • isim uzayı
  • isim vererek söylemek.
  • isim vermek
  • isim yapan ek.
  • isim-fiil
  • isimci
  • isimfiil. verbal translation harfi harfine tercüme
  • isimle ilgili. nominally ismen
  • isimlendirme
  • isimlendirmek
  • isimlenlendirme
  • isimlerden ve bazen de sıfatlardan geçişli fiiller yapan bir ek: begrudge
  • isimlerin sonunda ait
  • isimli
  • isimsiz
  • isimsiz sınıf
  • iSinden veya üstünden karşı tarafa geçerek
  • iskambil
  • iskambil destesi
  • iskambil kağıdı
  • iskambil kâgıdı ile oynanan bir Fransız kumarı
  • iskambil kâğıdı
  • iskambil kâğıtlarını dagıtmak. deal in tüccarı olmak. deal with temas etmek
  • iskambil kâğıtlarını dağıtma. a good deal a great deal bir çok
  • iskambil kâğıtlarını karıştırmak
  • iskambil oyunu
  • iskambil oyununda eşdeğerde olan iki kâğıt
  • iskambil papazı
  • iskambilde iki veya üç ortağa karşı tek başına oynanan oyun
  • iskambilde maça.
  • iskambilde takım
  • iskandil
  • iskandil etme
  • iskandil etmek
  • iskandil etmek. lead acetate kurşun asetat. lead color kurşun rengi
  • iskandil olunabilir. fathomless dibine erişilmez
  • iskandinav efsanelerinde adı geçen cesaret ve kuvvetiyle meşhur bir kahraman
  • iskanı kabil
  • iskarpela
  • iskele
  • iskele babası
← PreviousPage 9 of 16Next →