LexiTurk← Dictionary

Turkish words: I

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • iskele kuşu
  • iskele palamar yeri
  • iskele tahtası
  • iskele veya rıhtım yapmak
  • iskele. quay'age iskele ücreti
  • iskelet
  • iskelet gibi
  • iskelet gibi.
  • iskelet kabilinden
  • iskelete ait
  • iskelete benzer
  • iskeleye
  • iskemi
  • iskemle
  • iskemlenin basamak değneği
  • iskemlenin oturulacak yeri
  • iskemleye oturtmak
  • iskender papağanı
  • iskete
  • iskihkâm
  • iskolastik
  • iskonto
  • iskonto etmek
  • iskor
  • iskorbüt
  • iskorj gitmek
  • iskorpit
  • iskorçina
  • iskoç iç oda
  • iskoç koyun veya dana ciğer ve yüreği ile yapılan soğanlı yahni.
  • iskoç çay
  • iskoç çoban köpeği.
  • iskoç.
  • iskoçya Keltlerinin dili
  • iskoçya kraliçesi Mary'nin taraftan olan kimse.
  • iskoçya'da bir şehir.
  • iskoçyalı.
  • iskân
  • iskân etmek
  • iskân etmek.
  • iskân ve imar etmek
  • iskân. exchange of populations ahali mubadelesi.
  • islah etmek
  • islam alemi
  • islamofobi
  • isle.
  • islemek
  • islemek. to that effect bu hususta
  • isli
  • isli doğan
  • isli martı
  • islim
  • islim halinde çıkmak
  • islâm gizemciliği
  • islâm âlemi
  • islâmiyet. IsIamic İslam'a ait. Islamics İslam ilimlerinin tetkiki. islamimsm Müslümanlık
  • ismen mevcut olan
  • ismen. call one names birine sövüp saymak
  • ismen. in the name of namına
  • ismet
  • ismi ile tanınmak. go by the board metruk kalmak
  • ismi meçhul. anonymously imza koymadan
  • ismi olan
  • ismi unutulmuş şey
  • ismim
  • ismin hâli
  • ismin ne?
  • ismin nedir?
  • isminde
  • ismini kaydetmek
  • ismini sicile geçirmek
  • ismini veren. name plate tabela. Name your price. İstediğiniz fiyatı söyleyin. Ne isterseniz vereceğim. by name ismiyle
  • ismini vermek
  • isminiz ne?
  • isminiz nedir?
  • ismiyle
  • ismiyle çağırmak
  • isnat
  • isnat .
  • isnat etmek
  • isnat etmek. ascribable atfolunabilir
  • isnat etmek. lay away bir yana koymak
  • isnat etmek. predica'tion hüküm
  • isnat olunabilir
  • isp. Mayorka.
  • ispanya'da en geçerli olan şive
  • ispanya'nın Akdeniz kıyısmda bir liman şehri
  • ispanya'nın ileri gelenlerinden
  • ispanya'ya ait
  • ispanya.
  • ispanyol asıllı olup Karaib adalarında doğup yaşayan kimse
  • ispanyolcaya ait.
  • ispanyolet
  • ispat
  • ispat edilebilir. provably ispatlanacak şekilde.
  • ispat etme mecburiyeti. burdensome külfetli
  • ispat etmek
  • ispat etmek. be in evidence göz önünde olmak
  • ispat etmek. bring in ithal etmek
  • ispat etmek. Well
  • ispat ve iddia ile beyan etmek
  • ispati
  • ispatlama
  • ispatlamak
  • ispatı mümkün
  • ispatı vücut etmediğinden mahkum etmek.
  • ispatı vücut etmek.
  • ispenç
  • ispermeçet
  • ispermeçet balinası
  • ispermeçet. sperm sperm oil ispermeçet yağı. sperm whale ispermeçet balinası
  • ispinoz
  • ispinozgiller
  • ispirto
  • ispirto ateşinde bir şey ısıtmaya mahsus kab. Mt Etna Etna yanardağı.
  • ispirto ile çalışan. spirit lamp ispirtoluk
  • ispirtoya ait
  • ispit
  • ispiyoncu
  • ispiyonlamak
  • ispritizma kuvveti ile veya rüyada havaya yükselmek
  • israf
  • israf edilmek. consumed with jealousy kıskançlıktan deliye dönmüş.
  • israf etmek
  • israf etmek.
  • israf olmuş
  • israf olunmuş. dissipa'tion dağıtma
  • israftan çekinme
  • israil'de bir kavim
  • istalagmit
  • istalaktit
  • istalya
  • istanbulun eski ismi
  • istasyon
  • istasyon çevresinde tren manevra yeri
  • istasyonlarda yan hat
  • istatistik
  • istatistiksel veriler
  • istatistikte en çok elde edilen değer
  • istatistikte gözlem sonucu ortalama değer
  • istatistikçi
  • istavrit
  • istavrit azmanı
  • istavroz
  • istavroz çıkarmak
  • istediği tarafa yöneltmek
  • istediğim büyüklükte.
  • istediğimi elde etmek.come to the point saadede gelmek.critical point nazik nokta
  • istek
  • istek kipi
  • istek uyandıran
  • istek.
  • isteka
  • istekle
  • istekle kabul etmek. grasp at a straw en ufak bir şeye ümit bağlamak
  • istekle. anxiousness endişe
  • istekle. ardency ateşlilik
  • istekle. get veya have the drop on atik davranarak birinden evvel silâh çekmek
  • isteklendirme
  • isteklendirmek
  • isteklenmek
  • istekli
  • istekli görünen
  • istekli hazır
  • istekli. wishful thinking hüsnükuruntu. wishfully arzuyla
  • isteksiz
  • isteksizce
  • isteksizce vermek
  • isteksizlik
  • istem
  • istem dışı körlük
  • istemci
  • isteme
  • istemeden
  • istemek
  • istemek. speak ill of aleyhinde söylemek
  • istememek
  • istemeyerek stop etmek
  • istemeyerek yapılan. unintentionally istemeyerek.
  • istemeyerek. discontentedness discontentment hoşnutsuzluk
  • istemiyerek
  • istemli
  • istemli kas
  • istemsiz kas
  • istemsizce
  • istenen
  • istenen sonucu verebilme yeteneği
  • istenen sonucu veren
  • istenilen
  • istenilen ebatta kesip biçmek
  • istenilen kıyafetle gidilen. go at saldırmak
  • istenilen neticeyi vermeyen
  • istenilen şey
  • istenilince.
  • istenilmeden yapılan ihtiyar harici
  • istenilmemek
  • istenilmemiş
  • istenilmeyen
  • istenilmeyen bir yere müsaadesiz ve davetsiz girmek
  • istenilmeyen bir şeyin etkisini azaltacak program ve tedbir
  • istenilmeyen kişi.
  • istenilmeyen.
  • istenir
  • istenmeden yapılan
  • istenmemiş
  • istenmeyen
  • istenmeyen kişi
  • istenmeyen veva unutulmuş sey veya kimsenin gönde- rildiği yer veya içinde bulunduğu durum
  • istenmeyen. needlessly gereksizce. needlessness gereksizlik.
  • istenç
  • istenç; irade
  • ister al, ister alma
  • ister inan, ister inanma
  • ister istemez
  • isteri
  • isterik
  • isterseniz. when you please ne zaman isterseniz.
  • isteyerek
  • isteyerek söylemek. drop a line iki satır yazıvermek
  • isteyerek yapan. willingly isteyerek
  • isteğe bağlı
  • isteğe bağlı. optionally ihtiyari olarak.
  • isteği veya cesareti kırılmak
  • istiap etmek
  • istiap haddi
  • istiap. cubic contents kübik hacim.
  • istiare
  • istibdat
  • istibdat.
  • isticvap etmek
  • istida
  • istida dilekçe
  • istida etmek
  • istidadı olan
  • istidat
  • istidat.
  • istidat. instinctive içgüdüye ait
  • istidatlarını geliştirmek. find out öğrenmek
  • istidlal
  • istidlal etmek
  • istidlâl
  • istidlâl etmek
  • istif
  • istif etmek
  • istif etmek. have the cards stacked against one güç bir durumda olmak
  • istif etmek. hoarder biriktirip saklayan kimse
  • istifa
  • istifa etmek
  • istifa etmek. step in müdahale etmek
  • istifade etmek
← PreviousPage 10 of 16Next →