Turkish words: I
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- iffet
- iffet sahibi olmayan
- iffet taslayan
- iffet-füruş
- iffetfüruş
- iffetini bozmak pollution pisletme
- iffetle. pureness safilik
- iffetli
- iffetli.
- iffetli. modestly tevazu ile
- iffetli. virtuously erdemli bir şekilde. virtuousness erdemlilik.
- iffetlilik.
- iffetsiz
- iffetsizlik
- iflas
- iflas etmek
- iflas etmek. go to town şehre inmek
- iflas ettirmek
- iflas. declare bankruptcy iflas etmek. fraudulent bankruptcy hileli iflas.
- iflâs
- iflâs etmek
- iflâs etmek.
- iflâs etmek. break bread yemek yemek
- iflâs etmiş
- iflâs ettirmek
- ifrat
- ifrat derece
- ifrat derecede
- ifrat derecesinde. fancy dress fantazi elbise
- ifrat.
- ifrata kaçan
- ifrata kaçan kimse
- ifrata kaçmak
- ifratla. faultless kusursuz
- ifraz
- ifraz edilmiş
- ifraz etme
- ifraz etmek
- ifraz etmek.
- ifrazat
- ifrağ
- ifrit
- ifsat
- ifsat edici
- ifsat etmek
- ifsat etmek. poison gas zehirli gaz. poison hemlock. büyük baldıran
- iftar
- iftihar
- iftihar edilecek şey
- iftihar etme
- iftihar etmek
- iftiharla.
- iftira
- iftira etmek
- iftira etmek.
- iftira etmek. speak of zikretmek
- iftira kabilinden
- iftira niteliğinde
- iftira. smeary yağlı
- iftiracı
- iftitah
- ifâde
- ifşa
- ifşa edilmemiş.
- ifşa etme
- ifşa etmek
- ifşa etmek.
- ifşa olunan şey
- ifşa.
- ifşaat
- ifşaat.
- iglo
- iglu
- igrenç
- iguana
- ihanet
- ihanet etmek
- ihanet etmek. falsely yalan olarak. falseness yalan
- ihanet.
- ihata
- ihata eden.
- ihata etmek
- ihbar
- ihbar eden. a week' warning bir haftalık vade. be a warning to someone birisine ibret olmak. give warning uyarmak
- ihbar etmek
- ihbar etmek. stool pigeon çığırtkan güvercin
- ihbar mektubu
- ihbar.
- ihbarcı
- ihbarcı.
- ihbarname
- ihdas etmek
- ihdas etmek.
- ihla1
- ihla1 etmek
- ihlal
- ihlal etmek
- ihlâl
- ihlâl edilmiş
- ihlâl etmek
- ihlâl etmek .
- ihmal
- ihmal edilir
- ihmal edilmiş
- ihmal etmek
- ihmal etmek. forget oneself diğerkâmlık etmek
- ihmal etmek.back scratcher kasağı.
- ihmal olunma. neglectful ihmalci
- ihmal, kusur
- ihmal.
- ihmalci
- ihmalcilik.
- ihmalkar inattentively dikkatsizce. inattentiveness dikkatsizlik.
- ihmalkar. carelessly ihmalkar bir şekilde
- ihmalkarlık
- ihmalkâr
- ihmâlci
- ihmâlkâr
- ihracat
- ihracat yapmak. exporta'tion ihraç etme
- ihracatçı
- ihracatçı.
- ihram
- ihram.
- ihraç
- ihraç edilen mal. ex'porter ihraç eden kimse
- ihraç etme
- ihraç etmek
- ihraç malı. export duty ihracat resmi. export license ihracat lisansı.
- ihraç veya neşrolunan şey
- ihraç.
- ihsan
- ihsan etmek
- ihsan etmek.
- ihtar
- ihtar etmek
- ihtar etmek. cautionary uyarıcı.
- ihtar yollu.
- ihtar. sermonette kısa vaız. sermon'ic va'za uygun
- ihtida
- ihtida eden kimse.
- ihtilaf
- ihtilaf çıkaran. factionalism partizanlık
- ihtilaf.
- ihtilaf. clash with ile münakaşa etmek.
- ihtilaf. factionist hizipçi
- ihtilaflı
- ihtilafçı
- ihtilal
- ihtilalci
- ihtilam
- ihtilas
- ihtilaç
- ihtilâf
- ihtilâf.
- ihtilâflı
- ihtilâflı olmak
- ihtilâl
- ihtilâl. anar'chic anarşiye ait
- ihtilâlci
- ihtilâlci kimse.
- ihtimal
- ihtimal dahilinde olmayan
- ihtimal dahilînde
- ihtimal ki
- ihtimal oranı. odds and ends ufak tefek şeyler
- ihtimal vermek
- ihtimal. by choice tercihli.Take your choice istediğinizi alınız. seçiniz.
- ihtimam
- ihtimam etmek
- ihtimam göstermek
- ihtimam.
- ihtimam. pay heed
- ihtimamla
- ihtimamla muhafaza etmek
- ihtimamlı. rigorously insafsızca
- ihtira
- ihtira beratı
- ihtira etmek
- ihtira kuvveti
- ihtiram
- ihtiras
- ihtiras.
- ihtiraslı
- ihtiraslı. sultriness sıcak ve rutubetli oluş
- ihtiraz kaydı
- ihtisar
- ihtisar etmek
- ihtisar.
- ihtisas
- ihtisas kazanmak
- ihtiva
- ihtiva eden
- ihtiva etmek
- ihtiva etmek.
- ihtiva etmek. comprehensible anlaşılabilir
- ihtivâ etmek
- ihtiyacı karşlamayan.
- ihtiyacı karşılamak
- ihtiyacı karşılamayan
- ihtiyacı karşılayamamak
- ihtiyacı karşılayan şey
- ihtiyacı olmak
- ihtiyacını karşılamak.
- ihtiyacını temin etmek
- ihtiyar
- ihtiyar aged yıllanmış
- ihtiyar at
- ihtiyar at.
- ihtiyar harici olarak
- ihtiyar kadm
- ihtiyar.
- ihtiyarca
- ihtiyari
- ihtiyari hareket
- ihtiyari. spontaneous combustion içten yanma
- ihtiyarlamak
- ihtiyarlayan.
- ihtiyarlık
- ihtiyarlık. senescent yaşlanan
- ihtiyarlıktan zayıflamış
- ihtiyarlığa mahsus
- ihtiyarî
- ihtiyat
- ihtiyat akçesi
- ihtiyat az
- ihtiyat kabilinden.
- ihtiyat olarak saklanan şey
- ihtiyat tedbiri
- ihtiyat zabiti. in reserve ihtiyat olarak saklanılmış. without reserve çekinmeyerek
- ihtiyat: ikaz
- ihtiyaten saklamak
- ihtiyati tedbir
- ihtiyatla
- ihtiyatla.
- ihtiyatlı
- ihtiyatlı bulunmak. provide for geçimini sağlamak
- ihtiyatlı davranmak. safely emniyetle
- ihtiyatlı davranmak. take care of bakmak
- ihtiyatlı kullanmak
- ihtiyatlı. vigilantly ihtiyatla
- ihtiyatsız
- ihtiyatsız.
- ihtiyatsızca.
- ihtiyatsızlık. imprudently tedbirsizce
- ihtiyaç
- ihtiyaç duymak
- ihtiyaç göstermek
- ihtiyaç oldukça gündelikle tutulan işçi
- ihtiyaç.