Turkish words: E
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- evç
- Ewe
- Ewe dili
- Ewondo
- ex'cretory ifraz eden
- example
- except.
- extensible uzatılabilir. extensibil'ity uzatılma veya uzama kabiliyeti.
- extra-legal kanun dışında kalan.
- ey
- ey Meryem !
- eyalet
- eyalet başkenti
- eyalete ait
- eyeliner
- eyer
- eyer kaltağı
- eyer kaşı
- eyerci
- eyerlemek
- eyerli
- Eyfel Kulesi
- Eyl
- eylem
- eylemci
- eylemcilik
- eylemek
- eylemlik
- eylemsi
- eylemsiz
- eylemsiz direniş. passively pasif olarak. passiveness pasif oluş passiv'ity dış etkiler karşısında hareketsizlik
- eylemsizlik
- eylenmek
- Eyles tuygunu
- eylül
- eylül.
- EYMC
- eytişim
- eyvah
- Eyüp
- eza
- eza vermek
- ezan
- ezber
- ezberden
- ezberden nutuk söyleme
- ezberden okuma
- ezberden okuma veya okunma. repetitious tekrarlayan
- ezberden okumak
- ezberden söylemek
- ezberden.
- ezbere
- ezbere söylemek
- ezbere öğrenmek.
- ezberlemek
- ezberlemek. learn by rote tekrarlaya tekrarlaya ezberlemek.
- ezel ve ebed
- ezerek ufalamak
- ezgi
- ezgi.
- ezici
- ezici güç
- ezici yük
- ezici.
- ezik
- ezilen kişi
- ezilgen
- ezilme
- ezilme.
- ezilmek
- ezilmek.
- ezilmiş.
- ezinç
- ezip geçmek
- ezip pelte yapmak
- ezip yok etmek
- eziyet
- eziyet etmek
- eziyet vermek
- eziyet.
- eziyetli
- eziyetçi
- ezkaza
- ezme
- ezmek
- ezmek.
- ezmek. bow and scrape yaltaklanmak.
- ezoterik
- Eçmiyazin
- eğdirmek
- eğe
- eğe ile düzeltmek
- eğelemek
- eğer
- eğer.
- eğik
- eğik düzlem
- eğik yazı
- eğik çizgi
- eğiklik
- eğilim
- eğilim temayül
- eğiliminde olan
- eğiliminde olmak
- eğiliminde olmak.
- eğilimli
- eğilip bükülebilir
- eğilip bükülen: gevşek
- eğilip bükülme kabiliyeti
- eğilir bükülür
- eğiliş
- eğilme
- eğilme derecesi.
- eğilme. drooping sarkık
- eğilmek
- eğilmemiş
- eğilmeyerek
- eğilmez
- eğilmezlik
- eğilmiş
- eğim
- eğimli
- eğimölçer
- eğir
- eğir kökü
- eğir otu
- eğiren. spinning frame eğirme tezgâhı. spinning jenny iplik eğirme makinası
- eğirme
- eğirmek
- eğirmen
- eğitici
- eğitici.
- eğitici. instructively bilgi verici bir şekilde.
- eğitilebilir
- eğitim
- eğitim bilimi
- eğitim bilimi. educational tahsille ilgili
- eğitim kurumu
- eğitim sistemi
- eğitim ve terbiye.
- eğitim ve öğretim
- eğitim vermek
- eğitim, yetiştirme
- eğitimle ilgili
- eğitimli
- eğitimsel
- eğitimsiz
- eğitme
- eğitmek
- eğitmek ve öğretmek
- eğitmen
- eğitsel
- eğlence
- eğlence .
- eğlence ile vakit geçiren kimse
- eğlence için taş üzerine atılıp patlatılan fişek
- eğlence konusu
- eğlence parkı
- eğlence programı
- eğlence.
- eğlence. recreational eğlence kabilinden.
- eğlencede
- eğlenceli
- eğlenceli. enjoyably zevk alacak surette. enjoyment zevk
- eğlenceye düşkün
- eğlendiri
- eğlendirici. amusingly hoş ve eğlendirici bir şekilde.
- eğlendirmek
- eğlenme
- eğlenmek
- eğlenmek play the game usule göre oynamak
- eğlenmek serbest hareket etmek. Iay by the heels hapsetmek. take to one' heels koşarak kaçmak
- eğlenmek What funl Aman ne hoşl Enfes
- eğlenmek.
- eğlenmek. fool around kdili aylak aylak dolaşmak fool around with kurcalamak
- eğlenmek. merrily neşeyle
- eğlenmek. relaxa'tion dinlenme
- eğlenti
- eğlenti.
- eğleç
- eğleşmek
- eğme
- eğmek
- eğrelti
- eğrelti otu
- eğreltiotu
- eğreti
- eğreti olarak
- eğreti olarak vermek
- eğreti olarak.
- eğreti tepe saçı
- eğreti. provisionally geçici olarak
- eğrez balığı
- eğri
- eğri bir şekilde. tipsiness sarhoşluk
- eğri büğrü
- eğri büğrü etmek
- eğri durmak
- eğri olarak
- eğri özdecik
- eğrili
- eğrilik
- eğrilik.
- eğrilir
- eğrilme
- eğrilmek
- eğrilmez
- eğrilmiş şey
- eğriltmek
- eğrim
- eş
- eş anlamlı
- eş anlamlılar
- eş anlamlılık
- eş cinsel
- eş cinsellik
- eş değer
- eş değiştirme
- eş dost
- eş düşmek
- eş güdüm
- Eş Güdümlü Evrensel Zaman
- eş kenar
- eş merkezli
- eş olmak
- eş sesli
- eş veya benzer olan şey.
- eş zaman
- eş zamanlı
- Eş'arîlik
- eş. woman hater kadın düşmanı. woman suffrage kadınların oy kullanma hakkı.
- eşanjör
- eşanlam
- eşanlamlı
- eşanlamlı.
- eşanlamlılar sözlüğü
- eşantiyon
- eşarp
- eşarp örtmek
- eşbasınç eğrisi
- eşbölüm
- eşcinsel
- eşcinsel evlilik
- eşcinselim
- eşcinsellik
- eşdeğer
- eşdeğer olarak
- eşdeğer yörüngeçler
- eşdeğerde olmak
- eşdeğerli