Turkish words: E
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- etrafna böyle hendek çevirmek. moated hendekli.
- etrafı dağlarla çevrili küçük ova.
- etrafı dört sokakla sınırlanmış arsa
- etrafı kara ile çevrilmiş
- etrafı parmaklık veya çitle çevrilmiş yer
- etrafı su veya diğer bir sıvıyla çevrili olmak bathing beach plaj.
- etrafı çevrili arazi
- etrafın manzarasını seyretmek için yapılmış kule.
- etrafına
- etrafına ağ örmek
- etrafına dolamak
- etrafına duvar çekmek. wall creeper duvar tırmaşık kuşu
- etrafına halka çekmek
- etrafına parmaklık veya çit çevirmek
- etrafına çalı dikmek
- etrafında
- etrafında dolaşmak
- etrafında dolaşıp durma. hoveringly tereddüt ederek.
- etrafında dolaşıp durmak
- etrafından daha alçak seviyede olan
- etrafını almak
- etrafını dolaşmak
- etrafını kuşatmak
- etrafını sarmak
- etrafını çevirmek
- Etruryalı
- Etrüsk
- Etrüskçe
- etsi
- etsiz
- etsuyu
- etten ibaret
- ettirgen
- ettirmek
- etyemez
- etyemez kimse
- Etyopya
- etçil
- etçil bitki
- etçiller
- etüt
- etüv
- etüv, fırın
- Euanthe
- Euro
- Euro bölgesi
- Europa
- ev
- ev adamı
- ev arkadaşı
- ev bark
- ev bilgisi öğretimi. home office idare merkezi
- ev değiştirme. move in eve taşımak
- ev değiştirmek
- ev erkeği
- ev eşyası
- ev faresi
- ev gibi
- ev halkı
- ev hanımı
- ev hapsi
- ev idaresi .
- ev içinde yapılan. indoor games ev içinde oynanan oyunlar. indoor life ev hayatı.
- ev içine ait
- ev içine.
- ev işi.
- ev işlerine bağlı
- ev işlerine nezaret eden kadın.
- ev kadını
- ev kadını.
- ev kargası
- ev kiraz kuşu
- ev kırlangıcı
- ev lenmemiş.
- ev sahibi
- ev sahibi olarak eğlendirmek.
- ev sigortası
- ev soyma
- ev ve müştemilâtı
- ev yapımı
- ev çütresi
- ev ödevi
- Evanjelikalizm
- Evanjelizm
- evc
- evce
- evcil
- evcil hayvan
- evcil hayvan dükkânı
- evcil hayvan. wild animal vahşi hayvan
- evcil. household word her gün kullanılan kelime. householder aile reisi
- evcilik
- evcilleşmek
- evcilleştirilmiş
- evcilleştirme
- evcilleştirmek
- evcimen
- evcimenlik
- evde
- evde hazırlanacak ders.
- evde kalmış kız
- evde kâhya kadın
- evde oturmak
- evde veya yatakta tutmak
- evde yapılmış
- evden ayrılmak
- evden kaçmış çocuk
- evden uzak. far afield sadetten uzak
- eve
- eve ait
- eve doğru
- eve doğru giden
- eve doğru olan
- eve mahsus
- eve veya memlekete dönüş
- even
- evence
- Evenk dili
- Evenki dili
- Evenkice
- Everest Dağı
- Everest' ten sonra en yüksek dağ.
- evermek
- every now and again ara sıra
- evet
- evet efendimci
- evet efendimci.
- evetçe
- evetçi
- evgin
- evham
- evham. down in the dumps melankolik bir halde. dumpish
- evhamlı deli. par'anoid paranoya ile ilgili.
- evin arkasındaki bahçe in his own backyard kendi çevresinde
- evinde
- evini kiraya veren mal sahibi kadın.
- evirip çevirmek. turn a deaf ear to işitmezlikten gelmek
- evirmece
- evlada yakışmaz.
- evladüiyal
- evladım
- evlat
- evlat edinme
- evlat edinmek
- evlatlık
- evlatlığa kabul etme
- evlendirmek
- evlendirmek. tie to himayesine sığınmak. tie up bağlamak
- evlenme
- evlenme beyannamesi. publish the banns nikâh kâğıtlarını asmak
- evlenme ile hâsıl olan akrabalık
- evlenme ile ilgili
- evlenme ile ilgili. marital rights evlilikte karı kocaya tanınan haklar. maritally evlenme bağIıIığında.
- evlenme kararı
- evlenme merasimi
- evlenme teklif etmek
- evlenme teklif etmek.
- evlenme teklifi
- evlenme teklifi.
- evlenmek
- evlenmek istemeyen kadın
- evlenmek için evden kaçmak
- evlenmemiş
- evlenmemiş erkek
- evlenmemiş kız
- evlenmemiş. lone hand kağıt oyununda refakatsiz oynayan kimse
- evlenmeye ait
- evlenmiş
- evler
- evlerde üstü açık iç veya yan avlu
- evlerle doldurmak
- evli
- evli adam.
- evli misin
- evli misin?
- evli misiniz
- evli misiniz?
- evli olmayan
- evli. hooked rug tığ ile örülmüş halı.
- evlilik
- evlilik cüzdanı
- evlilik dışı
- evlilik dışında doğan
- evlilik için uygun. eligibil'ity seçilme niteliği
- evlilik sözleşmesi
- evlilik yıldönümü
- evliliğe veya evlilere ait.
- evliya
- evliya otu
- evliyalık
- evliyaotu
- evliyim
- evlâda ait
- evlâda yakışır. filially evlada yakışır bir şekilde.
- evlât
- evlât edinme adoptive evlâtlığa kabul eden veya edilen.
- evlât edinmek
- evlât edinmek. adoption kabul
- evlât edinmek. mother country anayurt
- evlât.
- evlâtlık
- evlâtlık. with child hamile.
- evrak
- evrak cantası.
- evrak çantası
- evraklar
- evre
- evre geçişi
- evre çizgesi
- evreka
- evren
- evren bilimi.
- evren ışınları
- evrensel
- evrensel düşünce veya kaide
- evrensel kod
- evrenselleşmek
- evrensellik
- evrik
- evrilme
- evrim
- evrim teorisi
- evropiyum
- evsahibesi
- evsahibi.
- evseme
- evsiz
- evsiz barksız
- evsiz barksız.
- evsizlik
- evvel
- evvela
- evvela.
- evvela. at home evde
- evvelce
- evvelce vaki olmuş ve tekrar vuku bulması hak veya adet olan şey
- evvelce.
- evvelce. from the first baştan itibaren. the first two baştan itibaren ilk ikisi
- evvelden
- evvelden başlama
- evvelden beri
- evvelden düşünmeden
- evvelden farketme
- evvelden hazırlık yapmadan. set spurs to mahmuzlamak. win one' spurs ilk şöhreti sağlamak. spurry mahmuzlu.
- evvelden yaşama
- evvelemirde
- evvelki
- evvellik
- evvelâ
- evvelâ. head foremost başı önde