Turkish words: E
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- e ait
- e dek.
- e değin
- e gelince
- e kadar.
- e kalırsa
- e koyulmak. set over mesuliyeti yüklemek. set right düzeltmek
- e riayeten. without regard to bakmadan
- e! yazısı .
- e-kitap
- e-posta
- e-posta adresi
- e-puro
- e-sigara
- e-ticaret
- easter doğudan esen rüzgar
- Eastern Division
- Eastern Province
- Eaton kılkuyruğu
- ebabil
- ebabilgiller
- ebabiller
- ebat
- ebced
- ebcet
- ebe
- ebedi
- ebedi ever more daima
- ebedi ve ezeli
- ebedi ölümsüz
- ebedi.
- ebedileştirmek
- ebediyen
- ebediyet
- ebediyete intikal etmek
- ebedî
- ebedîleştirme
- ebegümeci
- ebegümecigiller
- ebem kuşağı
- ebemkuşağı
- ebeveyn
- ebeveyn. parent teachers' association okul aile birliği. parentage analık ve baballk hali
- ebeveynlik
- ebleh
- eblehlik
- eblek
- ebonit
- Ebro
- ebru
- ebrulamak
- ebrulamak. vein'ing damar ağı. vein'y çok damarlı
- ebruli
- ebrulu
- ebrulu.
- ebucehil karpuzu
- Ebû Bekir
- ecdattan kalmış
- ece
- ecel
- ecel teri dökmek
- ecel. time after time
- ecinniler
- ecnebi
- ecnebi memlekette
- ecnebi. barbarously ilkel bir şekilde. barbrousness ilkellik.
- ecnebi. foreignness ecnebilik
- ecza
- ecza dolabı
- eczacı
- eczacı tartısında 0
- eczacı.
- eczacılık
- eczane
- eczane.
- eda
- edafik faktör
- edalı
- edat
- edat tümleci
- edebe aykırı
- edebi araştırma
- edebi bir eserin gülünç şekilde taklidi hezel
- edebi eserde kötü adam
- edebi eserlerde olumlu sonucu hazırlayan beklenmedik olay
- edebi ilimlerde araştırma yapan kimse.
- edebi ve tarihi değeri olan
- edebi. bookishness kitap düşkünlüğü.
- edebi: edebiyatla ilgili. literarily edebi olarak.
- edebikelam
- edebilmek
- edebini takınmak
- edebiyat
- edebiyat bilgisine sahip
- edebiyat bilimi
- edebiyat ve fikir mecmuası
- edebiyat: yazılmış kitaplar
- edebiyatta tezat usulü. chiaroscurist resimde sadece ışık ve gölge kullanan ressam.
- edebiyatta ve sanatta bazılarınca alışılmış şekil ve yazıların haricinde kalan tarzda eserler
- edebiyatı ve tarihi uzmanı
- edebiyet
- edebî
- edeli
- edeme
- eden
- eden bulur
- edep
- edepli
- edepsiz
- edepsizce. crudeness kabalık.
- edepsizlik
- edepsizlik: dudaklarla dokunmak
- edevat
- edilebilmek
- edilgen
- edilgenlemek
- edilgenleştirme
- edilmek
- edim
- edimsel
- Edinburgh
- edinim
- edinme
- edinmek
- edinç
- edip
- Edirne
- editör
- editörlük.
- EDO
- Edo Eyaleti
- Edvin
- Edwards incir papağanı
- ee?
- efekt
- efektif
- efemera
- efemine
- efendi
- efendice davranmayan kimse.
- efendim
- efendim?
- Efendimiz
- efervesan
- Efes
- efkarlı
- efkâr
- Eflak
- Eflak Prensliği
- eflatun
- eflatun rengi
- eflatun renk
- Eflatun veya felsefesine ait
- efor
- efrasiyab
- efriz
- efsane
- efsanevi
- efsun
- efsuncu
- efsunlu
- Ege
- Ege Denizi
- Ege Denizi.
- Egeli
- egemen
- egemen devlet
- egemenlik
- Eger
- eglence programı
- ego
- egoist
- egoist çıkarcı. calculating machine hesap makinası.
- egoistlik
- egoistçe.
- egoizm
- egosantrik
- egosantrizm
- egotizm
- Egretta alba
- egzama
- egzersiz
- egzersiz kitabı
- egzersiz yapmak
- egzistans
- egzistansiyalist
- egzistansiyalizm
- egzistansiyel
- egzos borusu
- egzoterik
- egzotizm
- egzoz
- egzoz borusu
- egzoz gazı
- ehemmiyet
- ehemmiyet vermeden
- ehemmiyet vermeden.
- ehemmiyet vermek
- ehemmiyet vermek. take oath yemin etmek
- ehemmiyet vermemek
- ehemmiyet. imports and exports ithalât ve ihracat. import license ithalât lisansı. import duty ithalat gümruk resmi.
- ehemmiyeti az
- ehemmiyeti olmak
- ehemmiyetle
- ehemmiyetle.
- ehemmiyetli
- ehemmiyetli . speakable söylenilebilir
- ehemmiyetsiz
- ehemmiyetsiz bir şekilde. frivolousness uçarılık
- ehemmiyetsiz saymak
- ehemmiyetsiz. trivial'ity
- ehemmiyetsizlik
- ehemmiyetsizlik. trivially önemsiz olarak.
- ehil
- ehil olan
- ehl-i beyt
- Ehl-i Kitap
- Ehl-i Sünnet
- ehli
- ehli vukuf
- ehlikitap
- ehlileşmek
- ehlileştirilmiş
- ehlileştirilmiş domuz
- ehlileştirmek
- ehliyet
- ehliyet kazanmak
- ehliyet kâğıdı
- ehliyet vermek
- ehliyet.
- ehliyetli
- ehliyetname
- ehliyetsiz
- ehliyetsiz kılmak. disabled sakat. disablement sakatlık
- ehliyetsiz.
- ehliyetsiz. inefficiently etkisiz bir şekilde. inefficiency etkisizlik
- ehliyetsiz. insufficiently yetersiz derecede. insufficiency yetersizlik
- ehliyetsizleştirmek
- ehliyetsizlik
- ehlî
- ehram
- ehrimen
- ehven
- ehvenişer
- Eiffel Kulesi
- eikon Ortodoks kilisesinde azizlerin resmi
- either ne de siz. on either cheek her iki yanağında da.
- ejakülasyon
- ejder