LexiTurk← Dictionary

Turkish words: D

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • duş almak
  • duş jeli
  • Duşanbe
  • duşünmek
  • DVD
  • DVD oynatıcısı
  • dwelling place ev
  • DYC
  • dâhi
  • dâhi çocuk
  • dâhice
  • dâhil
  • dâhil etmek
  • dâhiliye
  • dâhilî
  • dökme
  • dökme demir
  • dökme demiri ocakta tavlamak
  • dökme.
  • dökmeci
  • dökmeci ustası.
  • dökmecilik
  • dökmek
  • dökük saçık
  • dökük saçıklık.
  • dökülen miktar
  • dökülen şey
  • dökülme
  • dökülmek
  • dökülmek.
  • döküm
  • döküm dökmek
  • döküm kalıbı içinde şekil almak
  • döküm.
  • dökümcü
  • dökümcülük
  • dökümevi
  • dökümhane
  • döküntü
  • döküntü.
  • döl
  • döl eşi
  • döl kesesi
  • döl yatağı
  • döl. on the increase gittikçe artmakta.
  • döleşi. throw cold water on hevesini kaçırmak
  • döllemek
  • döllenebilir.
  • döllenme
  • dölyatağı
  • dölyatağı.
  • dölüt
  • dömek
  • dömifinal
  • dön- mek
  • döndüren veya dönen şey
  • döndürmek
  • dönek
  • dönek adam
  • döneklik
  • döneklik etmek
  • dönel
  • dönel izge
  • dönel kavşak
  • dönem
  • dönememek.
  • dönemeç
  • dönemeçli koşu yolunun düz kısmı
  • dönemeçsiz koşu yolu
  • dönen sandalye
  • dönence
  • dönenceler ile kutuplar arasındaki mıntıka. temperately ılımlı olarak. temperateness. ılımlı olma.
  • döner
  • döner kanatlı hava aracı
  • döner kapı
  • döner kebap
  • döner kemik
  • dönerek yapılan dans
  • dönermıknatıslık oranı
  • döneç
  • döngel
  • döngü
  • döngül
  • dönme
  • dönme dolap
  • dönme dönüşme
  • dönme ekseni
  • dönmek
  • dönmek.
  • dönmek. deflector yana saptıran alet.
  • dönmek. get in girmek
  • dönmek. turn loose salıvermek
  • dönmek. turn tail kaçmak
  • dönmez
  • dönum noktası
  • dönü
  • dönü dizge geçişi
  • dönü nicem sayısı
  • dönü yörünge etkileşimi
  • dönüm
  • dönüm noktası
  • dönüm noktası.
  • dönüm noktası. geographical mile
  • dönüm noktasına ait. critical condition buhranlı durum
  • dönüm noktasına varmak
  • dönünek
  • dönüp dolaşarak
  • dönüp gitmek
  • dönüt
  • dönüvermek
  • dönüş
  • dönüş devir
  • dönüş yeri. turning point dönüm noktası.
  • dönüşke
  • dönüşlü
  • dönüşlü fiil.
  • dönüşlü zamir
  • dönüşlülük
  • dönüşme
  • dönüşmek
  • dönüşsüz
  • dönüştürmek
  • dönüştürücü
  • dönüştürülebilir.
  • dönüştürüm
  • dönüşüm
  • dönüşümcü
  • dönüşümcülük
  • dönüşümsel
  • döpiyes
  • dörde bölmek
  • dördül
  • dördül aktarımı
  • dördül: gönye
  • dördün
  • dördüncü
  • dördüncü hakem
  • dördüz
  • dört
  • dört atlı takım
  • dört ayak
  • dört ayaklı hayvanlarda ayak mafsalı
  • dört başı mamur
  • dört bin
  • dört bir yanına
  • dört bir yanında
  • dört eşit kısma ayırmak
  • dört göz
  • dört gözle beklemek
  • dört incilden biri
  • dört kişilik takım. four by four dörder dörder
  • dört köşeli
  • dört köşeli hale getirmek
  • dört sayfalık risale
  • dört tekerlekli açık oyuncak araba
  • dört tekerlekli hafif gezinti arabası
  • dört tekerlekli ve körüklü gezinti arabası
  • dört yanını gözlemek veya kollamak. look after bakmak
  • dört yapraklı yonca
  • dört yüz
  • dört yüzlü
  • dört özekli tümlev
  • dörtgen
  • dörtgen gibi
  • dörtkenar
  • dörtlü
  • dörtlük
  • dörtnal
  • dörtnal koşmak
  • dörtnala at koşturmak
  • dörtnala gitmek
  • dörtte bir
  • dörtte bire ait. quarters kışla
  • dörtucay
  • dörtyol ağzı
  • dörtyüzlü bağlanma
  • dörüt
  • dörütmen
  • dörütsel
  • dörütçü
  • döteryum
  • döven
  • döviz
  • döviz kuru
  • döviz muamelesini kısıtlamak veya durdurmak. blockhead kalın kafalı kimse
  • dövme
  • dövme demir
  • dövme sanatçısı
  • dövme yapmak
  • dövme.
  • dövmek
  • dövmek ezmek
  • dövmek.
  • dövülgen
  • dövülmemiş.
  • dövülü
  • dövülür
  • dövüp lapa veya hamur haline koymak
  • dövüp toz haline getirmek
  • dövüş
  • dövüş sanatı
  • dövüş.
  • dövüşken
  • dövüşken kuş
  • dövüşkenlik
  • dövüşme
  • dövüşmek
  • dövüşmekte
  • dövüşte galip gelmek. beat up recruits acemi asker toplamak .
  • dövüştürmek
  • dövüşçü
  • döş
  • döşek
  • döşeli furnishings mefruşat
  • döşeme tahtası
  • döşemeci
  • döşemek
  • döşemelik tahta
  • döşemesini yenilemek.
  • döşenmek
  • döşenmemiş.
  • düalist
  • düalizm
  • dübel
  • Dübey
  • Dübey Emirliği
  • düden
  • düdük
  • düdük gibi ses çıkaran
  • düdük sesi
  • düdük çalarak kumanda vermek
  • düdük çalmak
  • düdüklü tencere
  • düdükçin
  • düdükçü
  • düello
  • düellocu
  • düelloda şahit veya yardımcı
  • düelloya davet etmek
  • düelloya davet.
  • düet
  • dük
  • dük dukedom dukalık.
  • düka
  • dükkan
  • dükkân
  • dükkân camekânı. for show gösteriş olsun diye.
  • dükkâncı
  • dükkâncı.
  • düklük
← PreviousPage 16 of 19Next →