Turkish words: C
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- casusluk etmek
- casusluk yapmak
- casusluk.
- catechism.
- Cava
- Cava Adası
- Cava dili
- Cava halkı veya dili.
- Cava kahvesi
- caydırma.
- caydırmak
- caydırıcı
- caydırıcılık
- cayenne pepper kırmızıbiber
- caygın
- cayma
- caymak. go bad bozulmak
- Cayman Adaları
- Caymanlı
- caz
- caz gibi.
- caz müzikçisi
- caz müziği
- caz müziği ile yapılan dans
- caz müziğine ait parça
- caz tarzında
- caza ait
- cazda solo bölüm
- cazibe
- cazibe.
- cazibe. fas'cinator büyüleyici veya çekici şey
- cazibeli
- cazip
- cazip attractive cazibeli
- cazip bir şekilde.
- cazip olarak.
- cazip.
- cazip. desirabil ity cazibe
- cazip. Good morning Günaydın. Sabah şerifler hayrolsun. good natured iyi huylu
- cazipleştirmek. spicery baharat
- cağlık
- ce
- ce-e
- cebbar
- cebe düşürmek
- cebe indirmek
- cebe konan içki şisesi
- cebe koymak
- cebe yerleştirmek
- Cebelitarık
- Cebelitarık Boğazı
- Cebelitarık.
- Cebelitarıklı
- cebelleşerek
- cebi delik.
- cebin
- cebinde çok para taşıyan: bir seviyede
- cebine atmak
- cebir
- cebir ilmi. algebra'ic cebir ilmine ait
- cebir ve kuvvetle yenmek
- cebir şiddet
- cebire
- cebirli
- cebirsel
- cebirsel sayı
- cebirsel.
- Cebrail
- Cebrayıl
- cebre müracaat etmek.
- cebren
- cebren almak
- cebren ölüm. violently şiddetle
- cebren. in force büyük kuvvetlerle
- Cebriyye
- Cebrâil
- cefa
- cefa .
- cefa etmek
- cefa çekmek
- cefakâr
- cefalı sıkıntılı.
- cehalet
- cehalet içinde olan
- cehalet saadettir
- cehalet. dark of the moon gece olup da ayın görülmedigi zaman
- cehalet. night and day gece gündüz
- cehennem
- cehennem ateşi.
- cehennem azabı
- cehennem gibi
- cehennem mahkumiyeti. Damnationl Lânet olsun.
- cehennem.
- cehennemde
- cehenneme ait
- cehenneme git
- cehennemi
- cehennemin dibi
- cehri
- ceht
- ceket
- ceket ucu veya kuyruğu
- cekici
- celal
- Celal-Abad
- celbetmek
- celep
- Celile
- cellat
- celp
- celp etme
- celp etmek
- celp kağıdı
- celp kâğıdı
- celpname
- celse
- celâl
- cem etmek. aggrega'tion toplanma
- cemaat
- cemahiriye
- Cemal
- cemaziyelahir
- cemaziyelevvel
- cemiyet
- cemiyete ait
- Cenabı Hak
- Cenabı Hak. call into being yaratmak
- Cenabı Hak. first class birinci sınıfa ait
- Cenabı Hak. infinite pains sonsuz gayret. infinite time ebediyet. infinitely son derecede.
- Cenabı Hak. with a high hand kendince
- cenah
- cenaze
- cenaze alayı
- cenaze arabası
- cenaze arabası.
- cenaze arabası. black mark kara leke. black market kara borsa. black mass şeytana ibadet ayini. black medic kelebek otu
- cenaze işi
- cenaze tö reni
- cenaze töreni
- cenaze töreni. burial ground mezarlık
- cenaze törenine ait funeral director cenaze törenini vöneten kimse funeral home öIülerin ylkardyy
- cenaze çanı çalınmak
- cendere
- Cenevre
- Cenevre Gölü
- Cenevre konvansiyonu
- Cenevre Sözleşmesi
- Cenevre.
- Cenevreli
- cengel
- cengel ile yakalamak
- Cengiz Han
- cenin
- cenin zarı
- ceninisakıt
- cenk
- cenk eri
- cenk etmek
- cenkçi
- cennet
- cennet bahçesi
- cennet gibi
- cennet gibi yer. fool' paradise boş emeller üzerine kurulmuş mutluluk.
- cennet kuşu
- cennet papağanı
- cennet.
- Cenova
- Cenova şehri. Genoese Cenovalı
- centilmen
- centilmenlik
- centilmenlik anlaşması
- centiyana
- central
- Central Departmant
- Central Division
- Central Province
- Centre
- Centre Bölgesi
- centum
- century.
- Cenub ili
- cenubi
- cenup
- cep
- cep bıçağı
- cep harçlığı
- cep kitabı
- cep saati
- cep saatlerinin içindeki taş
- cep saatlerinin mil yuvalarına kıymetli taş yerleştirmek. jeweller kuyumcu
- cep sözlüğü
- cep telefonu
- cep veya kol saatı
- cephane
- cephane deposu
- cephane.
- cephanelik
- cephe
- cepheli
- cephesinde
- cepken
- ceplemek
- cepte
- cerahat
- cerahat dolu.
- cerahatlenme
- cerahatlenmek
- cerahatlenmek. What does it matter? Ne önemi var? Ne olur ki?
- cerahatli
- Cerasus avium.
- cerbeze
- cerbezeli
- Ceres
- cereyan
- cereyan etmek
- cerh
- ceride
- cerime
- Cermen
- cerrah
- cerrah aletleri takımı.
- cerrah mili
- cerrah mili ile yoklamak
- cerraha veya cerrahlığa ait
- cerrahi
- cerrahi bant
- cerrahi müdahale ile.
- cerrahlık
- cerrahlık ilmi
- cerrahlıkta kullanılan veya yapılan. surgical operation ameliyat. surgical ward hariciye koğuşu. surgically ameliyat suretiyle
- cerrahî müdahale
- cesamet
- Cesar
- cesaret
- cesaret almak
- cesaret edip girişmek: cüret etmek: tehlikeli işe atılmak
- cesaret etmek
- cesaret etmek. presume on istismar etmek. presumably tahminen
- cesaret isteyen iş.
- cesaret kırıcı
- cesaret telkin etmek
- cesaret verici
- cesaret vermek
- cesaret vermek.
- cesaret ölçüsü
- cesaret.
- cesareti elden bırakmamak bear with sablrlı olmak
- cesareti kırılmak
- cesareti kırılmış. down on his luck talihsiz
- cesaretini kaybetmek