Turkish words: B
Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.
- Batı Şeria
- batıdaki
- batıdan
- batıdan esen
- batık
- batıl inanç
- batıl inançlara inanan
- batıl itikat
- batıl itikat kabilinden
- batıl itikatlı
- Batılı
- batılılaşma
- batılılaştırmak
- Batımerkezcilik
- batın
- batıni
- batırma
- batırmak
- batırmak: batmak
- batırılma
- batısal
- batıya ait
- batıya bakan
- batıya doğru
- batıya doğru giden.
- batıya doğru olan
- batıya doğru. the West Batı
- batış
- bav
- bavul
- bavula veya sandığa koymak
- Bavyera
- Bavyera dili
- bay
- baya
- bayan
- bayan dost. girl scout A.B.D kız izci. girlhood kızlık çagı.
- bayanlar baylar
- bayanlar ve baylar
- bayanlar önden
- bayat
- bayatlamış
- bayatlatmak
- bayağı
- bayağı alakarga
- bayağı atmaca
- bayağı aynak
- bayağı boyunburan
- bayağı bıldırcın
- bayağı dağ bülbülü
- bayağı deniz kartalı
- bayağı deniz papağanı
- bayağı doğan
- bayağı engerek
- bayağı eser
- bayağı gelincik
- bayağı ipekkuyruk
- bayağı ispinoz
- bayağı kar serçesi
- bayağı kara ördek
- bayağı kardinal kuşu
- bayağı kaşıkgaga
- bayağı kaşıkçı
- bayağı kerkenez
- bayağı kervan çulluğu
- bayağı kesir
- bayağı kesir. compound fraction bileşik kesir. decimal fraction ondalık kesir.
- bayağı kiraz kuşu
- bayağı kocabaş
- bayağı kocagöz
- bayağı kum kekliği
- bayağı kuyrukkakan
- bayağı kuzgun
- bayağı kılıçgaga
- bayağı kız kuşu
- bayağı kızılkuyruk
- bayağı levrek
- bayağı peçeli baykuş
- bayağı poyraz kuşu
- bayağı puhu
- bayağı sarıasma
- bayağı sumru
- bayağı sülün
- bayağı sıvacı kuşu
- bayağı sığırcık
- bayağı taşçeviren
- bayağı toygar
- bayağı turna
- bayağı uzunbacak
- bayağı uzunkuyruk
- bayağı veya gülünç hareketlerde bulunan kimse
- bayağı yalıçapkını
- bayağı yayın balığı
- bayağı çakır kuşu
- bayağı çalı kuşu
- bayağı çaprazgaga
- bayağı çit kuşu
- bayağı çobanaldatan
- bayağı çulha kuşu
- bayağı çütre
- bayağı çıvgın
- bayağı şahin
- bayağı şakrak kuşu
- bayağı.
- bayağılaştırmak
- bayağılaştırmak. staleness bayatlık.
- bayağılık
- baybay
- Bayburt
- baygın
- baygın baygın bakmak
- baygın. senselessly manasızca
- baygınlık
- baygınlık .
- baygınlık.
- bayi
- bayilik.
- Baykal
- Baykal gölü
- baykuş
- baykuş gibi ötmek
- baykuş sesi
- baykuşgiller
- baylangıç
- baymsız
- baypas
- bayrak
- bayrak bilimci
- bayrak bilimi
- bayrak direği
- bayrak direği. flag station
- bayrak gemisi
- bayrak gibi bir şeyi indirip kaldırmak
- bayrak yarışı
- bayrak yarışı.
- bayrak çekmek
- bayrakla işaret vermek
- bayraklar
- bayraklarla donatmak
- bayraktar
- bayrakçık
- bayram
- bayram yapmak celebra'tion kutlama celebrator kutlayan kimse.
- bayrama ait
- bayramlık.
- bayt
- baytar
- baytaran
- baytarlık etmek
- baytarlığa ait
- bayılma
- bayılma. by fits and starts ara sıra
- bayılma. fainthearted yüreksiz
- bayılmak
- bayılmak. fall in dizilmek
- bayılmak. My head is swimming Başım dönüyor.
- bayındır
- bayındır olmak. thriv'ingly başanyla.
- bayındır.
- bayır
- bayır kuşu
- bayır turpu
- bayır yokuş
- bayır üstünde sıra evler veya sokak
- bayır.
- bayır: dağ sırası kabartma çizgi: çatı sırtı
- bayırcın
- bayırgı
- bayırturpu
- baz
- baza
- bazalt
- bazen
- bazen 10-12 sınıfları. high seas enginler
- bazen kasırga esna sında görülen huni şeklindeki bulut
- bazen mayalı ufak ve yuvarlak şekerli çörek
- bazen.
- bazen. tirne and again tekrar tekrar
- bazik
- bazilika
- bazitli mantarlar
- bazlı
- bazuka
- bazı
- bazı Avrupa memleketlerinde lise.
- bazı ağaçlardan çıkan çamsakızına benzer bir madde
- bazı bitkilerin sütlü özsuyu
- bazı böceklerin salyası
- bazı fidan tohumlarını havaya saçan tüy gibi kısım
- bazı hak veya imtiyazlardan mahrum olan kimse
- bazı hayvan ve kuşların dişisi.
- bazı hususlarda. in good part tatlılıkla
- bazı Hıristiyan kiliselerinde Aşayı Rabbani ayininde takdis edilen ekmek
- bazı iskambil oyunlarında el dağıtıldıktan sonra ortaya konan kâğıtlar
- bazı iskambil oyunlarında kapalı olarak yere konan kağıtlar
- bazı kiliselerde idare heyeti.
- bazı kâğıt oyunlarında belirli bir amaç için ayrılan para.
- bazı memleketlerde mahalli idare
- bazı meyva tohumlarının dikenli kabuğu
- bazı oyunlara mahsus buz sahası
- bazı oyunlarda hedef
- bazı oyunlarda hedef kazığı.
- bazı oyunlarda karşı tarafın yolunu kesmek .
- bazı oyunlarda sayı
- bazı oyunlarda top
- bazı tüylü kumaşların yüzündeki kısa iplikler
- bazı çiçeklerde bulunan boru şeklinde çıkıntı
- bazı çiçeklerin kökü
- bazı şeylerden fedakârlık ederek varılan anlaşma zemini
- bazı şeylerden fedakârlık yoluyla aralarını bulmak
- bazısı
- baç
- baçlaç gerçi
- bağ
- bağ açısı
- bağ bahçe
- bağ bozmak
- bağ bozumu
- bağ doku
- bağ düzesi
- Bağ Erişim Yordamı - Dengeli
- bağ erkesi
- bağ irtibat
- bağ kütüğü
- bağ titreşim sayıları
- bağ.
- bağboğan
- bağcık
- bağcıkları olan kadın ve çocuk şapkası
- bağcılık
- bağdarlama
- Bağdat
- Bağdat ili
- Bağdatlı
- bağdaş
- bağdaş kurmuş
- bağdaşan
- bağdaşma
- bağdaşmak
- bağdaşmamak
- bağdaşmayan
- bağdaşmaz
- bağdaşmazlık
- bağdaştırmak
- bağdaşık
- bağdaşıklık
- bağdaşım
- bağdaşır
- bağdeğer
- bağdoku