LexiTurk← Dictionary

Turkish words: B

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • barışıklık
  • bas
  • bas davulu
  • bas gitar
  • Basaa dili
  • basacak yer
  • basamak
  • basamak basamak
  • basamaklandırma
  • basamaklar halinde düzenlemek. step down inmek
  • basamaklı
  • basamaklı ırgat.
  • basar
  • basarık
  • basil
  • basiret
  • basiret.
  • basiretle
  • basiretli
  • basiretli. discreetly tedbirli olarak
  • basiretlilik.
  • basiretsiz
  • basiretsiz. imprudence tedbirsizlik
  • basiretsizlik
  • basit
  • basit cisim
  • basit kesir
  • basit olarak
  • basit sözlerle. in terms of tabirince
  • basit şey
  • basitleşme
  • basitleşmek
  • Basitleştirilmiş
  • Basitleştirilmiş Çince
  • basitleştirme
  • basitleştirmek
  • basitlik
  • basitçe
  • Bask
  • Bask Bölgesi
  • bask topu
  • Bask Ülkesi
  • baska türlü
  • baskanlik
  • baskanlık
  • basket
  • basket willow sepetçi söğüdü
  • basket. basketball basketbol
  • basketbol
  • basketbol topu
  • basketbol topu.basket fern eğreltiotu
  • basketbolcu
  • basketçi
  • Basklara veya onlann diline ait.
  • Baskça
  • baskül. weigh able tartı labilir
  • baskı
  • baskı altında
  • baskı altında eğilmek veya çökmek
  • baskı altında kalma
  • baskı altında tutma
  • baskı altında tutmak
  • baskı hatası.
  • baskı ile kopya etmek
  • baskı için son hazırlıkları yapmak. put to death öldürmek
  • baskı klişesi
  • baskı makinesi
  • baskı presi
  • baskı sanatı
  • baskı sayısı
  • baskı tezgâhı
  • baskı veya kontrol altında. on the string peşinde. pull strings başkalarının faaliyetini gizlice idare etmek
  • baskı yapmak
  • baskı yapmak. crack the whip kamçıyı şaklatmak. crack up sinir krizi geçirmek
  • baskı, engelleme
  • baskıcılık
  • baskılı devre
  • baskılı devre kartı
  • baskın
  • baskın yapmak
  • baskın yapmak. raider akıncı
  • baskın çıkmak
  • baskın çıkmak. walk the floor adımlamak. walk the streets sokakta sürtmek
  • baskın. heat conduction ısı nakli
  • baskıncı
  • baskınlık
  • baskısız
  • baskıya gelmez
  • basma
  • basma işi kumaş
  • basma kalıbı
  • basma kalıp söz
  • basma tulumba silindiri
  • basmacı
  • basmak
  • basmakalıp
  • basmakalıp bir şekilde. patness vaktinde oluş
  • basmakalıp iş.
  • basmakalıp söz
  • Basra
  • Basra Körfezi
  • Bassa dili
  • basso
  • basso.
  • baston
  • baston ile dövmek
  • bastıran
  • bastırarak söndürmek
  • bastırma
  • bastırmak
  • bastırmak.
  • bastırmak: sıkıştırmak
  • bastırılabilir. appeasement yatıştırma
  • bastırılamaz
  • bastırılamaz.
  • bastırılmak
  • bastırılmış
  • bastırılır. quench'less sönmez
  • basur
  • basur otu
  • basurotu
  • bası
  • bası sayısı
  • basık
  • basılan yer
  • basılmamış
  • basılmış
  • basılmış mektup şeklinde ve belirli aralıklarla çıkan gazete.
  • basılmış sayfaları veya renkleri birbirine uydurmak
  • basılmış şeyler ve özellikle gazeteler
  • basılı
  • basılı resim
  • basılı şey
  • basılıp yayınlanmak
  • basılış
  • basım
  • basımcı
  • basımcılık
  • basımevi
  • basın
  • basın açıklaması
  • basın bildirisi
  • basın konferansı
  • basın mensupları
  • basın toplantısı
  • basın özgürlüğü
  • basın-yayın
  • basın.
  • basınç
  • basınç enlendirmesi
  • basınç sensörü
  • basınç ölçüm
  • basınç ölçümü
  • basınç öIçü birimi.
  • basınçölçer
  • basıp yaymak
  • bat
  • bata çıka yürümek
  • batak
  • batak .
  • batakhane. dive bomber bombardıman uçağı diving dalan
  • bataklık
  • bataklık ardıcı
  • bataklık baykuşu
  • bataklık baştankarası
  • bataklık bölge
  • bataklık düdükçünü
  • bataklık gazı
  • bataklık humması
  • bataklık kamışçını
  • bataklık kaplumbağası
  • bataklık keteni
  • bataklık kiraz kuşu
  • bataklık kumu.
  • bataklık kunduzu
  • bataklık kırlangıcı
  • bataklık kırlangıcıgiller
  • bataklık nergisi
  • bataklık servisi
  • bataklık sivri faresi
  • bataklık sutavuğu
  • bataklık tuygunu
  • bataklık yerlerde yetişen kızılcığa benzer bir meyva
  • bataklık çulluğu
  • bataklık.
  • bataklık. marsh fever sıtma
  • bataklık: zor durum.
  • bataklığa batırmak
  • batakçı
  • batan
  • batan.
  • batarya, pil
  • batağa saplanmak veya batmak
  • batağan
  • bateri
  • baterist
  • Bath
  • bati
  • batik
  • batimetrik
  • Batken
  • batkı
  • batkın
  • batlaniye
  • batma
  • batmak
  • batmak.
  • batmak. run out dışarı koşmak
  • batmak. submergence batma
  • batmamak
  • Batman
  • batmazlık
  • batmış
  • batmış ve unutulmuş şeyi tekrar meydana çıkarmak. resuscita'tion canlandırma
  • baton.
  • batsça
  • battal
  • battal olmak
  • battaniye
  • battaniye gibi yatak takımları.
  • battaniye ile örtmek
  • battaniye içinde havaya atıp tutmak.
  • Batum
  • batı
  • Batı Afrika
  • Batı Afrika tohumculu
  • Batı Afrika'da bir cumhuriyet.
  • Batı Afrika'da yılan ilah
  • Batı Almanya
  • Batı Asya
  • Batı Asyalı
  • Batı Avrupa
  • Batı Avrupalı
  • Batı Avustralya
  • Batı Berlin
  • Batı Bölgesi
  • Batı Ermenicesi
  • Batı Eyaleti
  • Batı Hint Adaları
  • Batı Hint adalarından biri.
  • Batı Hristiyanlığı
  • Batı İran dili
  • batı kanaryası
  • batı martısı
  • Batı Oğuz dili
  • Batı Sahili Bölgesi
  • Batı Sahra
  • Batı Samoa
  • Batı Virginia
  • batı yassıkuyruğu
← PreviousPage 4 of 27Next →