LexiTurk← Dictionary

Turkish words: A

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • ayrıklık
  • ayrıkotu
  • ayrıksı kimse.
  • ayrıksılık
  • ayrıksız.
  • ayrılabilir
  • ayrılabilir. divisibil'ity bölünebilme
  • ayrılama
  • ayrılamamak
  • ayrılma
  • ayrılma durumu
  • ayrılma hâli
  • ayrılma seçme seçilme: seçme şeyler
  • ayrılma yeri
  • ayrılma.
  • ayrılma. farewell dinner veda yemeği.
  • ayrılma. leave of absence izin
  • ayrılmak
  • ayrılmak, başka yere gitmek
  • ayrılmak. detachable çıkarılabilir
  • ayrılmak. get out of bed on the wrong side solundan kalkmak. get out of hand çapraşık hale gelmek
  • ayrılmak. hide away saklamak
  • ayrılmak. pull strings tesir ettirmek
  • ayrılmak. put on giymek
  • ayrılmak. separately ayrı ayrı
  • ayrılmak. severable ayrılabilir
  • ayrılmamak
  • ayrılmaz
  • ayrılmış
  • ayrılmış olarak
  • ayrılık
  • ayrılık.
  • ayrılıkçı
  • ayrılıkçılık
  • ayrılıp gitmek
  • ayrılırken yapılan
  • ayrılış
  • ayrılış acısı
  • ayrım
  • ayrımcı
  • ayrımcılık
  • ayrımlama
  • ayrımlaşma
  • ayrımlı
  • ayrıntı
  • ayrıntılandırmak
  • ayrıntılar
  • ayrıntılara girmek
  • ayrıntıları ile bildirmek
  • ayrıntıları olmayan.
  • ayrıntılarıyla anlatmak.
  • ayrıntılarıyla.go into detail teferruata girmek.
  • ayrıntılarıyle anlatmak: tekrar anlatmak.
  • ayrıntılarıyle açıklamak.
  • ayrıntılarıyle. at length uzun uzadıya
  • ayrıntılı
  • ayrıntılı bir şekilde
  • ayrıntılı bir şekilde anlatmak
  • ayrıntılı bir şekilde hazırlamak
  • ayrıntılı olarak
  • ayrıntılı olarak.
  • ayrıntılı plan
  • ayrıt
  • ayrışkan
  • ayrışma
  • ayrışma ısısı
  • ayrıştırmak
  • ayrıştırıcı
  • ayrışık
  • ayrışık öğecik
  • ayrışım
  • aysar
  • aysberg
  • aysberk.
  • ayva
  • ayva ağacı
  • ayva tüyü
  • ayvadana
  • ayvayı yemek
  • ayyaş
  • ayyaş .
  • ayyaş kimse.
  • ayyaş veya sarhoş kimse.
  • ayyaş. alcoholism alkolizm
  • ayyaşlık
  • ayyuk
  • ayça
  • ayçiçeği
  • ayçiçeği tohumu
  • ayçiçeği yağı
  • ayçöreği.
  • ayı
  • ayı balığı
  • ayı dutu
  • ayı piyasası
  • ayı sansarı
  • ayı üzümü
  • ayıbalığı
  • ayıbalığı avlamak.
  • ayıbalığı yavrusu
  • ayıbalığını parçalamak için kullanılan büyük bıçak
  • ayıcık
  • ayıgiller
  • ayık
  • ayıklamak
  • ayıklanma
  • ayıklık
  • ayıklık.
  • ayıkulağı
  • ayılma
  • ayılmak
  • ayıltmak
  • ayıltmak. sober down ciddileşmek
  • ayılık
  • ayın ilk günü
  • ayın sonunu getirmek
  • ayıp
  • ayıp.
  • ayıplama
  • ayıplama kabahat
  • ayıplamak
  • ayıran
  • ayıran sey
  • ayıran seçici
  • ayıran zar
  • ayırgaç
  • ayırma
  • ayırma cihazı
  • ayırmak
  • ayırmak veya tecrit etmek
  • ayırmak.
  • ayırmak. cut loose ilişkiyi kesmek
  • ayırmak. quarantine flag karantina bayrağı
  • ayırmak. tell time saatin kaç olduğunu anlayabilmek
  • ayırt edememek
  • ayırt eden
  • ayırt edici
  • ayırt edici özellik
  • ayırt edilebilir
  • ayırt edilebilir.
  • ayırt edilmemiş
  • ayırt edilmesi olanaksız
  • ayırt etme
  • ayırt etmek
  • ayırtmak
  • ayırtman
  • ayırtı
  • ayırtı.
  • ayırtılmış yer
  • ayırıcı
  • ayırıcı niteliği olan kırmızı harfler
  • ayırıcı özellik
  • ayırım
  • ayırım yapma.
  • ayırım yapmak
  • ayıt
  • ayıya benzer hayvan: ant bear
  • ayıya benzer ve kuyruğu alaca halkalı olup ağaçta yaşayan bir Kuzey Amerika hayvanı
  • Ayşe
  • az
  • az .a bit biraz
  • az alıcı
  • az az
  • az bir ihtimalle. hardness güçlük
  • az bir miktar
  • az bir miktar. cast of mind düşunüş şekli.
  • az bulunur
  • az daha
  • az dayanmak. wear down azar azar kuvvetini tüketmek
  • az gelişmiş ülke
  • az kalsın
  • az kaynamış yumurta. tread on eggs nazik bir durumda dikkatli olmak.
  • az konuşan kimse
  • az konuşan.
  • az masraflı
  • az miktar
  • az miktar: işaret: kalıntı: ormanda patika: hafif çizgi
  • az miktarda
  • az miktarda gelir.
  • az miktarda herhangi bir şey
  • az miktarda olan herhangi bir şey
  • az miktarda para
  • az miktarda şey
  • az olarak. spareness zayıflık
  • az para. chicken-hearted korkak. chicken pox suçiçeği.
  • az pişmiş
  • az sonra
  • az sütlü kahve.
  • az ve öz
  • az verimli
  • az yağlı
  • az yiyip içerek.
  • az zahmetle elde edilebilen
  • az zaman. Little Bear
  • az çok. moderateness ılımlılık.
  • az çok. more than one birden fazla. neither more nor less ne fazla ne eksik
  • az önce
  • az ıslatmak
  • az. shyly çekingenlikle
  • az. wanting in noksan
  • aza
  • Azad Keşmir
  • azade
  • Azak
  • Azak Denizi
  • Azak Kalesi
  • azalan
  • azalma
  • azalmak
  • azalmak.
  • azalmak. tail wind arkadan rüzgâr. turn tail tehlikeden kaçmak. with his tail between his legs süklüm püklüm
  • azalmış
  • azaltma
  • azaltma.
  • azaltmak
  • azaltılabilir
  • azaltılma
  • azaltılmış şey
  • azaltılır.
  • azalıp tükenmek. die by violence suikast neticesinde ölmek
  • azalış
  • azam
  • azamet
  • azametle yürümek
  • azametle yürüyüp geçmek
  • azametli
  • azametli tavırlar
  • azametli yürüyüş
  • azami
  • azami derece.
  • azami derecede
  • azami hadde çıkarmak
  • azami sınır
  • azap
  • azap vermek
  • azap yeri veya vakti
  • azap çektirmek
  • azar
  • azar azar
  • azar azar eksiltmek. whittle off bıçakla kesmek.
  • azar azar gelmek
  • azar azar satmak. peddling önemsiz
  • azar azar yemek
  • azar azar. critical stage nazik veya tehlikeli safha
  • azarlama
  • azarlama kabilinden uzun sert söz
  • azarlamak
  • azarlamak. blistery kabarcıklı
  • azarlamak. break to pieces parça parça etmek
  • azarlamak. lay it on mübalâğalı hareket etmek
← PreviousPage 22 of 26Next →