LexiTurk← Dictionary

Turkish words: A

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • arkalık
  • arkalıksız terlik.
  • Arkansas
  • arkaslna alıvermek
  • arkası alınamaz
  • arkası bele oturmayan palto. box drain kapalı lağım. boxfish sandıkbalığı
  • arkası kesilmemek
  • arkası olan
  • arkası olmak. make friends dost kazanmak. make friends with someone bir kimse ile tanışmak
  • arkası sıra yerde sürüklemek
  • arkasında
  • arkasında olan
  • arkasından
  • arkasından koşmak
  • arkasından koşup yakalamak
  • arkasından yetişip önüne geçmek.
  • arkasından yetişmeye çalışmak
  • arkasını bırakmamak
  • arkasız
  • arkasız minderli iskemle
  • arkat
  • arkaya doğru olan
  • arkaya yatırmak veya eğmek
  • arkebüz
  • arkeolog
  • arkeoloji
  • arkeoloji. archeological arkeoloji ile ilgili. archeolog-ically arkeoloji ile ilgili olarak. archeol'ogist arkeolog.
  • arkeolojik
  • arkeolojik sit
  • arkeometri
  • arketip
  • arktik
  • arktik bölgesinde devamlı don altında kalan toprak alt tabakası.
  • Arktik Okyanusu
  • Arktika
  • arlanmazlık
  • arleken
  • arma
  • arma bilimi
  • arma. in cipher sifreli.
  • arma.To arms ! Silâh başına ! bear arms silahlı olmak. under arms silâhlanmış
  • armada.
  • Armageddon
  • armatör
  • armatür
  • armağan
  • armağan.
  • armoni
  • armonik
  • armonika
  • armut
  • armut ağacı
  • armut dibine düşer
  • armut şarabı
  • armut şarabı.
  • armuz
  • Arnavut
  • Arnavut biberi
  • Arnavutluk
  • Arnavutluk Cumhuriyeti
  • Arnavutluk Prensliği
  • Arnavutluk'un başkenti.
  • Arnavutluk.
  • Arnavutça
  • Arnavutça .
  • arnika
  • aroma
  • aromalı
  • aromaterapi
  • aromatik
  • aromatik bileşik
  • aromatiklik
  • arondisman
  • arp
  • arpa
  • arpa ekmeği
  • arpa suyu
  • arpa veya başka tahıldan malt yapmak
  • arpa şehriye
  • arpacık
  • arpalama
  • arpalık
  • Arpaçay
  • arpej
  • Arpitanca
  • arsa
  • arsenik
  • arsenik trioksit
  • arsenikli.white arsenic sıçanotu
  • arslan
  • arsız
  • arsız. audaciously küstahça
  • arsız. brazenfaced yüzsüz
  • arsız. brazenly yüzsüzlükle. brazenness yüzsüzlük.
  • arsız. insolence küstahlık. insolently küstahça
  • arsızca
  • arsızca. shamelessness arsızlık
  • arsızlık
  • arsızlık. cheekbone yanak kemiği. cheek by jowl yan yana.
  • arsızlık. impudently küstahça
  • art
  • art arda
  • art avurt ünsüzü
  • art düşünce
  • art niyet
  • art süreç
  • art. hind legs arka ayaklar. hindermost
  • artakalan
  • artakalmak
  • artam
  • artan
  • artan miktar
  • artan miktar, fazlalık
  • artan yemek
  • artan şey
  • artan. excess fare bilet ücret farkı
  • artardalık.
  • artbirikim
  • artbölge
  • artefakt
  • Artemis
  • arter
  • arterit
  • artezyen
  • artezyen kuyusu
  • artikülasyon
  • artist
  • artistik
  • artkafa
  • artlık
  • artma
  • artmak
  • artmak. escala'tion artış
  • artmakta .
  • artralji
  • artrit
  • artroz
  • arttırmak
  • arttırılmak
  • artyakıcı
  • artçı
  • artçı deprem
  • artçı sarsıntı
  • artçı şok
  • artçı. rear line en geri asker safı. rearmost en geri
  • artı
  • artı işareti
  • artı sayı
  • artıcıl
  • artık
  • artık gün
  • artık kullanılmayan
  • artık kullanılmayan söz veya terim.
  • artık sey
  • artık yemek
  • artık yıl
  • artık.
  • artık. everand anon arada sırada. ever burning hiç sönmeyen
  • artık. scrap heap kırpıntı yığını
  • artık. waste pipe kutlanılmış veya fazla suyu boşaltma borusu. waste steam fazla buhar
  • artıklık
  • artılar ve eksiler
  • artım
  • artımlı kodlayıcı
  • artırma.
  • artırmak
  • artırmak çoğaltmak
  • artıuç
  • artığın
  • artış
  • artış.
  • Aruba
  • Arubalı
  • Arun
  • aruz
  • aruz vezni
  • aruz ölçüsü
  • arvana
  • Arya
  • arya sancak etmek
  • Aryana Vilayeti
  • arz
  • arz derecesi
  • arz etmek
  • arz etmek ileri sürmek
  • arz küresi
  • arz küresi.
  • arz küresinin öbür tarafı.
  • arz talep
  • arz ve talep
  • arz ve teklif etmek
  • arza ait
  • arzetmek
  • arzetmek. set bread hamura maya katmak ve dinlendirmek. set by bir kenara koymak
  • arzu
  • arzu dilek
  • arzu edilen
  • arzu edilen şekilde
  • arzu edilir olma
  • arzu etmek
  • arzu etmek. For shame ! Ne ayıp! fit for nothing hiç bir işe yaramaz
  • arzu hissi
  • arzu olunan şey. wish ing. well dilek kuyusu. I wouldn't wish that on anyone Kimsenin başına gelmesini istemem.
  • arzu.
  • arzuhal
  • arzuhâlci
  • arzulama
  • arzulamak
  • arzulamak.
  • arzulanacak şey. plum pudding üzüm ve baharatlı Noel yortusu pudingi.
  • arzulu
  • arzulu olarak.
  • arzulu. greedily hırsla
  • arzuya bağlı
  • arzuyla.
  • arzın kabuğu
  • arı
  • arı beyi
  • arı biti
  • arı gibi vızıldamak
  • arı iğnesi
  • arı kil
  • arı kovanı
  • arı kovanı gibi halkı çok ve çalışkan olan yer
  • arı kovanı.
  • arı kuşu
  • arı kuşugiller
  • arı sütü
  • arı veya böcek oğlu
  • arı yetiştiricisi.
  • arı şahini
  • arıcı
  • arıcılık
  • arık
  • arıklaşma
  • arıklık
  • arılık
  • arın
  • arındırmak
  • arınmak
  • arınmak.
  • arınmış
  • arıtma
  • arıtma tesisi
  • arıtmak
  • arıtıcı
  • arıtılmış.
  • arıtım
  • arıtımevi
  • arıza
← PreviousPage 16 of 26Next →