LexiTurk← Dictionary

Turkish words: A

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • amensalizm
  • amentü
  • American.
  • Amerika
  • Amerika ak aynağı
  • Amerika ak pelikanı
  • Amerika altın yağmurcunu
  • Amerika armudu
  • Amerika Birleşik Devletleri
  • Amerika Birleşik Devletleri tebaasına ait olan kimse.
  • Amerika Birleşik Devletlerindeki eyaletlerden biri. Virginia creeper frenk asması
  • Amerika Birleşik Devletlerinden biri
  • Amerika Birleşik Devletlerine ait
  • Amerika Birleşik Devletlerinin Georgia eyaletine ait
  • Amerika bıldırcını
  • Amerika elması
  • Amerika fiyusu
  • Amerika kara ördeği
  • Amerika kargası
  • Amerika Konfedere Devletleri
  • Amerika kıtalarına mensup
  • Amerika kıtalarının yerlisi
  • Amerika kızılderilisine ait
  • Amerika ringa martısı
  • Amerika sakası
  • Amerika tavşanı
  • Amerika timsahı. alligator pear perse ağacı veya meyvası.
  • Amerika vizonu
  • Amerika Yerlileri
  • Amerika zencilerine özgü ilâhi. spiritually manen
  • Amerika üzümü
  • Amerika'da avukatlık veya yargıçlık eski ünvanı
  • Amerika'da bir sent
  • Amerika'da bulunan bir nevi ceviz ağacı
  • Amerika'da bulunan bir Protestan mezhebi
  • Amerika'da yeti
  • Amerika'da yetişen portakal renkli balkabağı
  • Amerika'ya mahsus beş sentlik para
  • Amerika'ya mahsus kara yılanı.
  • Amerika'ya mahsus yabani at.
  • Amerika'ya mahsus yakalı tembel hayvan
  • Amerika'ya özgü kaplan cinsinden yırtıcı bir hayvan
  • Amerika. the Old World Eski Dünya
  • Amerikada Missouri nehri
  • Amerikalı
  • Amerikan
  • Amerikan Congre Binası
  • Amerikan futbolu
  • Amerikan futbolu.
  • Amerikan futbolunda belirli yerde oynayan iki oyuncudan her biri
  • Amerikan futbolunda gol.
  • Amerikan futbolunda oyun arasında oyuncuların baş başa verip konuşması
  • Amerikan futbolunda oyunu idare eden oyuncu.
  • Amerikan futbolunda topu koltuğuna alıp koşmak
  • Amerikan futbolunda topu taşıyan hasmı tutup durdurmak
  • Amerikan fıstığı yerfıstığı
  • Amerikan ideal ve prensiplerine uymayan.
  • Amerikan İngilizcesi
  • Amerikan iç savaşı zamanmda Kuzey hükümetine bağlı olan
  • Amerikan lise ve üniversitelerinde diploma töreninde veda konuşmasl yapan son sınıf birincisi.
  • Amerikan sakası
  • Amerikan salatası
  • Amerikan Samoası
  • Amerikan servis
  • Amerikan timsahı
  • Amerikan tonu
  • Amerikan ve Fransız sistemine göre 12 sıfırlı rakam
  • Amerikan yaban ördeği
  • Amerikan yazıhanesi.
  • Amerikanca
  • amerikyum
  • ametal
  • ametist
  • ametist.
  • amfetamin
  • amfi
  • amfibi
  • amfiteatr
  • amfiteatrın ortasında bulunan meydan
  • amfitiyatro
  • amfizem
  • amfor.
  • amfora
  • Amharca
  • amibimsi
  • amigdala
  • amil
  • amin
  • Amine
  • amino asit
  • aminoasit
  • amip
  • amipsel
  • amir
  • amir olmak
  • amir.
  • amiral
  • amiral battı
  • amiral gemisi
  • amiral veya komodor. flagship amiral gemisi. flagstaff gönder
  • amiral.vice-admiral tümamiral rear-admiral tuğamiral. admiral butterfly bir cins kelebek.
  • amirallik
  • amirane
  • amirane tavır takınmak. Lord Mayor Londra belediye reisi. Lord' Day pazar günü. lords of creation insan
  • amirane tavırlar takınan.
  • amirane. author'itatively yetkili olarak
  • amirane. dictatorially amirane
  • amirane. imperativeness yüküm
  • amirlik taslama
  • amirlik taslayarak.
  • amit
  • amitoz
  • Amman
  • amme
  • amme efkârı
  • amnezi
  • amniyon
  • amniyon sıvısı
  • amniyotik sıvı
  • amonyak
  • amonyum
  • amonyum nitrat
  • amonyum sülfat
  • amonyum. ammonium chloride nışadır. ammonium nitrate amonyum nitrat.
  • amorf
  • amortisman
  • amortisman sandığı.
  • amortisör
  • amper
  • amper saat
  • ampermetre
  • ampersan
  • ampersand
  • ampirik
  • ampirist
  • ampiyem
  • amplifikatör
  • amplifikatör ve hoparlörü olmayan radyo
  • ampul
  • ampute
  • ampütasyon
  • ampüte
  • ampüte etmek
  • Amsterdam
  • Amsterdam.
  • amt
  • amudi
  • amudiyet. perpendicularly dikey olarak.
  • Amur
  • amut
  • amyant
  • amyotrofik lateral skleroz
  • amına koyayım
  • amına koyim
  • an
  • an meselesi
  • ana
  • ana akçe
  • ana anahtar. master plan ana plan. master stroke çok ustalıklı iş
  • ana baba
  • ana baba günü.
  • ana baba. folk dance halk oyunu. folk literature halk edebiyatı. folklore halkın malı olan gelenek
  • ana babası tarafından terkedilip sokakta veya başka bir yerde bulunan bebek.
  • ana babaya hurmet
  • ana bilgisayar
  • ana bina
  • ana cadde
  • Ana Cermence
  • ana dalga.
  • ana damar. mother love ana sevgisi. mother tongue anadili. mother wit sağduyu.
  • ana defter
  • ana deftere bir kere kaydetme
  • ana demiryoluna bağlı hat
  • ana deniz
  • ana dil
  • ana dili
  • ana diline ait
  • ana dilinin yanı sıra ikinci bir dili de aynı şekilde konuşabilen
  • ana fikir
  • ana görüş.
  • ana hat
  • ana hayvan.
  • ana hesap defteri
  • ana kapı
  • ana kara
  • ana karakter
  • ana kaynak
  • ana konu
  • ana kovanından ayrılıp başka yere gitmek
  • ana kucağı
  • ana kuzusu
  • ana kök
  • ana mektebi
  • ana metin. master key aynı cinsten bir takım kilitleri açan anahtar
  • ana muhasebe defteri
  • ana nicem sayısı
  • ana ortaklık
  • ana para
  • ana prensip.
  • ana rahmie düşme
  • ana sahife
  • ana sayfa
  • ana sütü
  • Ana Türkçe
  • ana vatan
  • ana yasaya aykırı. unconstitutional'ity ana yasaya aykırılık.
  • ana yol
  • ana yurt
  • ana yön
  • ana çizgiden dikey olarak ölçülen kısa mesafe
  • ana şirket
  • anabilgisayar
  • anadan dogma.
  • anadan doğma
  • anadan doğma. the naked eye çıplak göz. the naked truth salt gerçek. nakedly çıplak olarak
  • anadili
  • Anadolu
  • Anadolu dili
  • Anadolu Hisarı
  • Anadolu Türkçesi
  • Anadolu. Anatolian Anadolulu.
  • Anadoluhisarı
  • anaerki
  • anaerkillik
  • anaerobik
  • anafaz
  • anafilaksi
  • anafilaktik
  • anafor
  • anafor. give suck emzirmek.
  • anafor. rip cord paraşütü açan kollu ip
  • anaforcu
  • anaforcu kimse
  • anagram
  • anahtar
  • anahtar deliği
  • anahtar deliği. keyhole saw çok ince el testeresi.
  • anahtar işareti
  • anahtar kart
  • anahtar kelime
  • anahtar kitap
  • anahtar söz
  • anahtar sözcük
  • anahtar taşı
  • anahtarcı
  • anahtarla çizmek
  • anahtarlarımı kaybettim
  • anahtarlarımı yitirdim
  • anahtarlık
  • anahtarsız kilit açan kimse
← PreviousPage 11 of 26Next →