LexiTurk← Dictionary

Turkish words: A

Browse canonical turkish dictionary headwords with Turkish–English translations.

  • alçaktan uçarak birisini selamlamak. buzz about bir iş yapıyormuş gibi ortada dolaşmak.
  • alçakça
  • alçakça yapılan.
  • alçakça.
  • alçakçasına iş
  • alçalma
  • alçalma veya yükselme açısı
  • alçalma.
  • alçalmak
  • alçalmış
  • alçalmış kimse.
  • alçaltmak
  • alçaltmak.
  • alçaltıcı
  • alçalıp yükselen.
  • alçı
  • alçı levha
  • alçı taşı
  • alçı veya balmumundan yapılmış yüz kalıbı
  • alçıcı
  • alçılamak
  • alçıpan
  • alçıtaşı.
  • alçıya almak
  • alümin
  • alüminyum
  • alüminyum kâğıdı
  • alüvyon
  • alı koymak
  • alıcı
  • alıcı alet
  • alıcı durumunda olmak
  • alıcı kuş
  • alıcı veya kaydedici cihaz
  • alıcı.
  • alıcılık
  • alık
  • alık kimse
  • alık veya akılsız kimse
  • alıklık
  • alıkonma
  • alıkonulmaz
  • alıkoyma
  • alıkoymak
  • alıkoymak tutmak
  • alım
  • alım gücü
  • alım satım
  • alımcı
  • alımlı
  • alımlı kimse. bewitching cazibeli. bewitchingly cazibeli olarak. bewitchment büyü
  • alımlı surette attractiveness çekicilik
  • alımlı.
  • alımlı. attractively güzel
  • alımlılık
  • alın
  • alın dişlisi. on the spur of the moment irticalen
  • alın kemiği
  • alın teri
  • alın yazısı
  • alın yazısı.
  • alınacak
  • alınan oyların toplamı
  • alındı
  • alıngan
  • alınganlık
  • alınganlık. susceptibly hissedilir derecede.
  • alınlık
  • alınma
  • alınmak
  • alınmak. come to life canlanmak. come to light meydana çıkmak. come to hothing boşo gitmek
  • alınmış parayı geri vermek
  • alıntı
  • alıntı yapma
  • alıntı yapmak
  • alıntılama
  • alıntılamak
  • alınır
  • alıp getirme
  • alıp getirmek
  • alıp satmak
  • alıp satmak suretiyle fiyatlarda istikrar sağlamak
  • alır
  • alırlık
  • alısün
  • alıç
  • alış
  • alış fiyatı
  • alışkan
  • alışkanlık
  • alışkanlık husule getiren.
  • alışkanlık meydana getiren kimyasal madde
  • alışkanlık meydana getiren. drug habit esrar alışkanlığı.
  • alışkanlık yapan
  • alışkı
  • alışkı. ritualism ayine göre ibadet usulü. ritualist ayine göre ibadet etme taraftarı. ritually ayinle
  • alışkın
  • alışkın olmak.
  • alışma
  • alışmak
  • alışmak.
  • alışmamış
  • alıştıra alıştıra haber vermek. breakoff kırılıp ayrılmak
  • alıştırma
  • alıştırma egzersiz
  • alıştırma kitabı
  • alıştırma taslak
  • alıştırmak
  • alıştırmak accustom oneself alışmak
  • alıştırmak. be addicted to alışmak
  • alıştırmak. break into tecavüz etmek
  • alıştırılabilir
  • alıştırılmış
  • alışveriş
  • alışveriş arabası
  • alışveriş etme. shopping center alışveriş merkezi
  • alışveriş etmek
  • alışveriş listesi
  • alışveriş merkezi
  • alışveriş sepeti
  • alışveriş çantası
  • alışverişe çıkmak
  • alışık
  • alışık olmayan
  • alışılagelen
  • alışılagelmiş
  • alışılagelmişin dışında
  • alışılandan çok daha bol. bumper crop bereketli mahsul.
  • alışıldığı şekilde.
  • alışılmadık
  • alışılmak
  • alışılmamış
  • alışılmamış huyları veya özellikleri olan kimse.
  • alışılmamış ve garip görünüşlü şey
  • alışılmamış. new moon yeni ay
  • alışılmamış. short commons yetersiz yiyecekler.
  • alışılmış
  • alışılmış durum
  • alışılmış hareket
  • alışılmış şey
  • alışılmış.
  • alışılmıştan uzun
  • alışılmışın dışında
  • alşimi
  • alşimi.alchemist simyager
  • alşimist
  • alşimist.
  • am
  • ama
  • ama ona vız gelir.
  • amaca ait
  • amaca giden her yol mübahtır
  • amaca zararı dokunan.
  • amacı olmak
  • amacıyle
  • amade
  • amalgam
  • aman
  • aman Allahım
  • aman tanrım
  • aman vermemek. hard work ağır iş
  • aman yarabbi
  • aman!. Dear me! Olur şey değil!
  • amansız
  • amansız hırsız.
  • amansız. relentlessly merhametsizce. relentlessness merhametsizlik
  • amaro
  • Amasya
  • amatör
  • amatör astronomi
  • amatör: sathi merakı olan.
  • amatörce
  • amatörlük
  • Amazon
  • Amazon Nehri
  • Amazonlar
  • amaç
  • amaçlamak
  • amaçlı
  • amaçlılık
  • amaçsız
  • amaçsız.
  • amaçsızca
  • amaçsızcasına
  • amaçsızlık
  • AMB
  • ambalaj
  • ambalaj ipi
  • ambalaj kağıdı
  • ambalaj yapmak
  • ambalaj ücreti
  • ambalajcı
  • ambalajlanmamış yük veya eşya. in bulk dökme halinde
  • ambalajsız
  • ambar
  • ambar ağzı
  • ambar kapağı
  • ambar memuru
  • ambar.
  • ambar. express train surat postası
  • ambar. forwarding address yeni adres.
  • ambara koymak. barn dance bir çiftlikte ambarda yapılan danslı toplantı. barn owl peçeli baykuş
  • ambara yerleştirmek.
  • ambara yığmak
  • ambara. clear the decks gemiyi harbe hazırlamak
  • ambarbuz
  • ambarcı
  • ambarcı.
  • ambarda
  • ambargo
  • ambargo koymak
  • ambarla göndermek. express company nakliye şirketi
  • ambarlamak
  • ambarlarda fareleri yiyen baykuş. barnful ambar dolusu. barnyard çiftlikte ahır veya ambann yanındaki avlu.
  • amber
  • amber ağacı
  • amber balığı
  • amber çiçeği
  • amberbaris
  • amberçiçeği
  • ambiyans
  • amblem
  • amblem simge
  • amblemle temsil etmek.
  • amblikuzi
  • ambreyaj
  • ambulans
  • ambulans : gezici hastane.
  • ambulans çağır
  • ambulans çağırın
  • ambülans
  • amca
  • amca kızı. father' sister' son
  • amcalık
  • amcaoğlu
  • amcazade
  • amcı
  • amcık
  • amebosit
  • amel
  • amel vermek.
  • amele
  • ameli
  • ameliyat
  • ameliyat masası
  • ameliyat salonu
  • ameliyathane
  • ameliye
  • amendable tadil edilebilir
  • amenna
← PreviousPage 10 of 26Next →