TR
iz
O, bir iz bırakmadan gözden kayboldu.
O, bir iz bırakmadan gözden kayboldu.
Solda gizli bir patika var.
Havaalanında yüzlerce taksi vardı,hepsi iş için çığırtkanlık yapıyorlardı.
Tom Mary'nin parkurun etrafında kaç kez koşacağını merak ediyordu.
Hobilerim balık tutmak ve televizyon izlemektir.
İngilizler kuyruklarda durmaya alışkın.
Artık it gibi sürünmek istemiyorum.
Onu yataktan dışarıya sürüklemek zorunda kaldım.
Bir sürü insan varsa, bundan nefret ediyorum.
Gemide bir yığın fare var.
Herkes bir iz bırakmak ister.