LexiTurkTURKISH ↔ ENGLISH DICTIONARY

“take” in Turkish

24 Turkish translations
TR
almak

Onu yapmak için, risk almak zorundasın.

TR
tutmak

Hobilerim balık tutmak ve televizyon izlemektir.

TR
kabul etmek

Horladığımı kabul etmek zorundayım.

TR
seçmek

İyi arkadaşlar seçmek bizim için önemli.

TR
götürmek

Adam beni istasyona götürmek için zahmet etti.

TR
katlanmak

Bir şemsiye alma zahmetine katlanmak zorunda değilsiniz.

TR
tutma

"Yuvarlanan taş yosun tutmaz" bir atasözüdür.

TR
tutuş

Ben bir sigara için yanıp tutuşuyordum.

TR
sürmek

Güneş kremi sürmek istemiyorsan, bu senin sorunun. Güneşte yandığın zaman bana şikayete gelme.

TR
taşımak

Bagajını taşımak zorunda değilsin.

TR
dayanmak

Bilim, dikkatli gözleme dayanmaktadır.

TR
kâr

Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.

TR
görüş

İki insan her zaman aynı görüşe sahipse, bunlardan biri gereksizdir.

TR
kazanç

Zahmet yoksa kazanç da yok.

TR
tepki

Seyirci onun performansına farklı şekillerde tepki gösterdi.

TR
olmak

Yalnız olmak istememenin nedeni bu.

TR
kaldırmak

Toplantıda konuşmak isterseniz elinizi kaldırmak zorundasınız.

TR
yapmak

Onu yapmak için, risk almak zorundasın.

TR
çıkarmak

Odada şapkanı çıkarmak zorundasın.

TR
anlamak

Bilimin amacı, çoğunlukla söylenildiği gibi, anlamak değil, öngörmektir.

TR
saymak

Olduğu yerde saymak.

TR
yazmak

Yazmak için bir şeyin var mı?