Çünkü yalnız kalmak istemiyorsun.
“stay” in Turkish
24 Turkish translationsSen sadece kapının önünde durmak zorundasın. O kendi kendine açılacak.
Bazı hastalıklara kusurlu bir gen tarafından sebep olunmaktadır.
Konaklamak için yeterli yerleri yok.
Hobilerim balık tutmak ve televizyon izlemektir.
Dönmek istemiyorum.
Kürtajı destekliyor musun yoksa karşı mı çıkıyorsun?
Frenin işlevi arabayı durdurmaktır.
Kendinizi esnemekten alıkoymak için en iyi yol nedir?
Ray, Gary'nin hikayesini desteklemek istiyordu fakat polisler onların ikisininde gerçeği söylediklerine ikna olmamışlardı.
O kadar uzun beklemek istemiyorum.
Fırtına nedeniyle toplantıyı ertelemek zorundaydık.
Tom uyuduğu zaman sırtını dayamak için bir yastık kullanır.
Yurtdışı gıda ihracatları tarım dayanaklarından biridir.
Hastalığın hızlıca yayılmasını önlemek kolay bir görev değildi.
Boston'da tehir edildik.
Anneler çocuklarını doyurmak için kendileri açlıktan öldü.
Tren durmadan önce kapıyı açma.
İlk yardım ekibi gelinceye kadar dayanmaya çalış.
Sigara içilmeyen bölümünde oturmak istiyorum.