LexiTurkTURKISH ↔ ENGLISH DICTIONARY

“spread” in Turkish

24 Turkish translations
TR
yaymak

Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.

TR
sürmek

Güneş kremi sürmek istemiyorsan, bu senin sorunun. Güneşte yandığın zaman bana şikayete gelme.

TR
ayırmak

Ne yaparsak yapalım, iyi insanları kötü insanlardan dış görünüşlerine bakarak ayırmak imkansızdır.

TR
açmak

Onu açmak için o kapıyı çekmek zorundasın.

TR
dağıtmak

Sanırım astlarıma öğüt dağıtmak zorunda olduğum yaşa ulaştım.

TR
kaplamak

Bu halı bütün yeri kaplamak için yeterince büyük.

TR
saha

Bir uzman sahasında yapılabilecek en kötü hatalardan bazılarını ve onlardan nasıl sakınacağını bilen biridir.

TR
uzatmak

Yapman gereken tek şey bu kitabı ona uzatmak.

TR
bulaştırmak

Seni bu işe bulaştırmaktan nefret ediyorum.

TR
dağılmak

Onun görüşüne göre, Euro bölgesi dağılmaktadır.

TR
yayılma

Biz hastalığın yayılmasını kontrol etmeliyiz.

TR
bulaşmak

Belaya bulaşmak istemiyorum.