TR
ayrı
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.
Ne yaparsak yapalım, iyi insanları kötü insanlardan dış görünüşlerine bakarak ayırmak imkansızdır.
Tren istasyondan ayrılmak üzereydi.
Dünya üzerinde mutluluğu çoğaltmanın tek yolu onu bölmektir.
Üç yıl önce buraya ayrı ayrı taşındık.
O, boşanmak istedi.
Byron dönmemek üzere İngiltere'den ayrıldı.
Onlara, ayrılmadan önce beni aramalarını söyle.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
Sen dönmeden önce o buradan ayrılmış olacak.